Türkiye’nin Ödemeler Bilançosundaki Gelişmeler

Küreselleşmeyle birlikte dünyada dış ticaret giderek ivme kazanmıştır. Bunun sonucunda da dış ticaretini başarılı bir şekilde devam ettirebilen ülkeler milli gelirlerini ve refah seviyelerini artırmayı başarmışlardır. Bu gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin dünya ticaretinde önemli bir yer edinebilmesi ve uluslararası rekabet içinde konumunu güçlendirebilmesi için oluşumları iyi analiz ederek gerekli politika önerilerini geliştirmesi gerekmektedir.

Uluslararası iktisadın uluslararası ekonomik ilişkilerinin fiziki yönü, Uluslararası Ticaret Teorisi ve Uluslararası Ticaret Politikası konularından oluşurken, uluslararası ekonomik işlemlerin ödemeyle ilgili yönü Uluslararası Parasal İktisat veya Uluslararası Finans olarak isimlendirilmektedir.

Bir ülkenin dış ödemeler dengesi ile temel makroekonomik değişkenleri arasında karşılıklı ve sıkı bir ilişki vardır. Öncelikle, ülkenin döviz gelir ve giderleri arasında sürdürülebilir bir denge ilişkisinin varlığı, o ülkenin ekonomik ve mali itibarının önemli bir göstergesidir. Ülkenin fiyatlar genel seviyesi, millî gelir ve istihdam düzeyi, işsizlik oranı ve benzeri birçok değişkenleri ile ödemeler dengesinin genel durumu ve bazı ana hesap grupları arasında sıkı bir ilişki vardır.

Dış ödemeler bilançosu, bir ülkede yerleşik sakinlerin yabancı ülke sakinleri ile belirli bir süre (genellikle bir yıl) içinde yaptıkları ekonomik işlemlerin sistematik bir kaydıdır.

Ödemeler bilançosunun ana hesap grupları; cari işlemler hesabı, sermaye hesabı, resmî rezervler hesabı ve istatistik farkları gösteren istatistiki farklar hesabı olmak üzere dört ana gruptan oluşmaktadır.

Ödemeler bilançosunun en önemli hesap grubu, Cari İşlemler Hesabı’dır. Ülkenin gerçekleştirdiği tüm mal ve hizmetlerin ihracatı ve ithalatının parasal karşılıkları bu hesapta yer almaktadır. Cari işlemler hesabı, aynı zamanda bir ülkenin dış dünyaya karşı rekabet gücünün de bir göstergesidir.

Bilançolar açısından ele aldığımızda, cari işlemler bilançosu; dış ticaret bilançosu, hizmetler bilançosu, uluslararası faktör gelirleri bilançosu ve tekyanlı transferler bilançosu olarak dört alt bilançodan oluşmaktadır.

Uluslararası mal ticareti, ekonomik nitelik taşıyan malların ihracatı ve ithalatını ifade eder. Mal ticareti yerine görünür ticaret de denilmektedir. Bir ülkenin dış aleme yaptığı tüm hizmet satışları ve dış alemden yaptığı tüm hizmet satın alımları da cari işlemler hesabına kaydedilir. Hizmet ticaretinin bir diğer adı da görünmez ticarettir.

Uluslararası Faktör Gelir ve Giderleri: Ülkede yerleşik kişilerin yurt dışında yaptıkları doğrudan yatırımlardan sağladıkları kârlar veya dış mali yatırımlardan elde ettikleri faiz ve temettü kazançları ile açılan dış kredilerin faiz gelirleri bu grupta yer alır ve alacaklı işlemler olarak dış alem faktör gelirleri arasına kaydedilir.

Tek-Yanlı Transferler: Ülkeler arasında bağış ve hibe şeklinde yapılan işlemler bu grupta yer almaktadır. Karşılığında hiçbir ödeme gerekmediği için, bu tür işlemlere tek yanlı veya karşılıksız transfer denilmektedir. Tek yanlı transfer, bağış yapanın kişiliğine göre resmî ya da özel nitelikte olabilmektedir.

Sermaye hesabı altında kaydedilen kalemleri üretilmeyen ve finansal olmayan varlıkların edinimi ve elden çıkarılması ile sermaye transferi yoluyla oluşan akımları kapsamaktadır. Bunlar göçmen transferleri ve fikrî mülkiyet hakları ile ilgili olup, oldukça önemsiz miktarlardaki transferleri içerir.

Uluslararası sermaye hareketlerinin asıl bölümü artık finans hesabında takip edilmektedir. Uluslararası sermaye hareketlerin işlendiği finans hesabı, uzun süreli sermaye ve kısa süreli sermaye şeklinde ikiye ayrılabilir.

yabancı tahvil ve hisse senedi gibi gelir getiren menkul değerlerin alım satımı da bu gruba girer. Bu tür sermaye akımlarına da uluslararası portfolyo (portfoy) yatırımı denilmektedir.

Resmî rezervler hesabı, yukarıda açıklanan ve otonom nitelikteki cari işlemler ve sermaye işlemleri sonucunda ülkenin resmî rezervlerinde ortaya çıkan değişmeleri göstermektedir. Bir anlamda bu işlemlerin ülkenin döviz ve döviz benzeri finansal varlıkları üzerindeki sonuçlarını yansıtmaktadır.

İstatistiki farklar, ödemeler bilançosu istatistiklerini muhasebe kayıtları anlamında denkleştirmek amacıyla kullanılmaktadır ve tek bir kalemden oluşan bir kayıttır. Buna bazen net hatalar ve noksanlar hesabı da denilir.

Türkiye’nin ödemeler bilançosunun cari işlemler hesabında, mal ticaretinde sürekli ithalatın ihracattan fazla olması sonucu mal ticaretindeki oluşan dengesizlik nedeniyle genellikle cari işlemler hesabı açık vermektedir. Türkiye’nin genel olarak ithalatının ihracatından fazla olması bu açığın nedeni olarak ifade edilebilir.

Türkiye, uzun yıllardan beri ekonomi için ihtiyaç duyduğu dövizleri ekonomisinin doğal işleyişiyle, yani bir anlamda cari işlem gelirleriyle karşılamakta güçlük çeken bir ülke görünümündedir. Mal ve hizmet ticaretinin ve faktör gelirlerinin toplamını oluşturan cari hesap genellikle açıklar vermekte ve bazen bu açıkların finansmanında sorunlar yaşanmaktadır.