Tasarımda Soyutlama
Soyutlama, görünür dünyadaki gerçeklikten istenilen kademede uzaklaşmak, gerçeği kırarak nesnel görüntüsünü bozmak ve görünen gerçekliğe öznel müdahalelerle yeni anlamlar yüklemektir.
Soyutlama herhangi bir nesne veya figürü gerçekliğinden ayırmak, uzaklaştırmak, tecrit etmek olarak da tanımlanabilir.
Soyutlama, gerçek dünyanın yeniden yorumlanması veya görünür gerçekliğin yeniden üretimidir.
Bilinen ve görünür olan gerçeklik, soyutlamayla birlikte tasarımcının elinde öze ilişkin anlam arama veya anlam yükleme demektir.
Görsel Dünya ve Soyutlama
Soyutlama görsel algıyı kapsayan bir kavramdır.
Canlı ve cansız varlıkları kapsayan soyutlama, temelde doğada kendiliğinden var olan organik şekil ve formların algımızda bıraktığı izlenimlerle ilgilidir.
Soyutlama, önce zihinde başlayan sonra tasarımla sonuçlanan bir süreci kapsamaktadır.
Soyutlama, bakış açısına göre görsel dünyaya yüklenen anlamdır.
Tasarım Öğesi Olarak Soyutlama ve Soyut
Soyutlama, doğa izlenimine yönelik bir düşüncenin biçimlendirilmesidir. Soyut ise, doğayla ilişkisi kesilmiş bir düşüncenin biçimidir.
Soyutlama doğal dünya gerçekliğiyle bağı olan, soyut ise doğal dünya gerçekliğiyle bağı olmayandır.
Soyutlama ve soyut, bir düşünce ve anlama dair tasarımcıyı düşünmeye sevk eden olgulardır.
Soyutlama fiziksel gözün gördüğüyle ilgili, soyut ise beynin düşündüğüyle ilgilidir.
Soyutlama madde halindeki bir varlığa yönelik düşünceyi, soyut ise madde olmayan bir kavrama yönelik düşünceyi kapsar.
Soyutlama dış dünyayı, soyut ise iç dünyayı referans alır.
Soyutlama doğada karşılığı olan, soyut ise doğada karşılığı olmayandır.
Soyutlama doğal dünyada gerçekliği var olan, soyut ise doğal dünyada gerçekliği var olmayandır.
Soyutlama nesneyle ilişkili, soyut ise nesneyle ilişkisi olmayandır.
Soyutlamanın en üst aşaması, gerçekliği referans almayan soyuttur.
Düşünme ve görmenin deneyimi olan soyutlama ve soyut, bilginin inşası ve üretimini kapsar.
Soyutlama ve soyut; bilgi, hayal gücü ve yaratıcılık ekseninde yol alır.
İletişim Öğesi Olarak Soyutlama ve Soyut
İlk insanların mağara tasvirleri, doğal dünyanın görüntüsünden hareketle tasarlanmış soyutlamalardır.
Soyutlama, Mısır ve Mezopotamya bölgesinde kökeni resme dayanan yazının gelişim süreci ile önemli bir konuma yükselmiştir.
Eski Mısır Hiyerogliflerdeki figür soyutlamaları da iletişimsel bir amaç taşımıştır.
Hiyeroglif, Mısırlıların yazı sistemidir. Hiyerogliflerde yer alan fonem (ses birim) adı verilen resimler, insanların duygu ve düşüncelerini ifade etme aracına dönüşmüştür.
Papirüslerde, tabletlerde, Çin kültüründe var olan piktogramlarda, Doğu ve İslam sanatları içerisinde yer alan minyatürlerde ve pek çok eski kültüre ait yazının gelişim sürecinde soyutlama örnekleri bulunmaktadır.
Sanatçı Algısında Soyutlama ve Soyut
Sanatçının soyutlaması, dışavurumcu bir anlayışı benimsemesinden kaynaklanır.
Soyutlamada gerçekliği yorumlamak, sanatçının algı dünyasında öze ilişkin bir gaye taşımaktadır.
Soyutlamanın öze ilişkin bir amaç taşıması, Empresyonizm (İzlenimcilik) akımı temeline dayandığı gerçeğidir.
İzlenimcilik akımının deneyimlenen bir görüntünün özünü aktarma çabası, soyutlamanın da bu bakışla ilişkilendirilmesidir.
“Paul Cézanne, doğa ve resim arasındaki ikili bağdan ayrılmayı hiç düşünmezken, diğer bir taraftan “soyut” denilen yeni bir sanat fikrine yol açmıştır.
Soyut sanatın gelişim süreci, modern sanat akımlarıyla ilişkili içindedir.
Empresyonizmle başlayan serüvende Kübizm, Süprematizm, Konstrüktivizm ve De Stijl gibi sanat akımlarının soyut anlayışı, görsel ifadeye yeni görme deneyimleri kazandırmıştır.
Süprematizmin öncüsü olan Malevich’in geometri ve soyutlama kavramına bakışı, sanat tarihinde yeni bir dönemi başlatmıştır.
Yaratıcı fikre yönelik keskin bir sınır ile soyutun somuta veya somutun soyuta daha baskın olduğunu düşünmek hatalı bir yaklaşımdır.
Soyutlama doğadan koptuğu anda soyut bir nitelik taşır.
Soyutlama ve soyut, görsel alana yönelik öznenin temsilidir.
Grafik Tasarımda Soyutlama ve Soyut
Endüstriyel üretimin gereksiz detaylardan arındırılmak üzere sadeleştirilme kaygısı, grafik tasarımı soyutlama ve soyut anlayış temeline dayandırmıştır.
Yaratıcı fikri ifade edecek her bir grafik öğe, her koşulda soyutlama ve soyut düşünceye ihtiyaç duymaktadır.
İçerikle ilişkilendirilen her bir nesne tasarım yüzeyinde soyutlanmış bir imgeye dönüştüğü gibi; tasarımda nesne olmaksızın da bir soyut tavır sergilenebilir.
Tasarımın ne derece soyutlama içerdiği ya da neden soyut olduğu, tasarımcının içerikle kurduğu ilişkide nasıl bir biçimsel anlayışı hedeflediğine bağlıdır.
Bir tasarımda sadece soyutlamaya yer verileceği gibi, tasarım tamamen soyut bir anlayış temelinde de inşa edilebilir. Aynı zamanda bir tasarım, içinde soyutlama ve soyutu aynı anda da barındırabilir.
Bir tasarım öğesi olarak soyutlama ve soyut, tasarımın anlamını güçlendirerek, mesajın etkili bir biçimde hedef kitleye aktarılmasına katkı sağlar.
Bir tasarımın soyutlama ve soyut içermesi, tasarımcının içerikle kurduğu ilişkiye bağlıdır.
Bir tasarımın içeriği, kompozisyonda yer alacak soyutlama ve soyutun karakterini belirlemede önemli bir etkendir