Kültür ve Geleneksel Spor Turizmi

Turizmin menşei incelendiğinde, tatil turizmi ile değil; bilinmeyen bir şeyi bilmeye çalışma, görülmeyen bir şeyi görmeye çalışma ve her şeyi öğrenme isteği nedeniyle yapılan kültürel gezilerle başladığı görülmektedir. Kültürel turizm, genel anlamda yerli ve yabancı turistlerin gittikleri yerlerdeki tarihî ve bir millete ait olan değerleri görmesi ve kültürel faaliyetlere katılması olayıdır.

Kültür Turizmi

İnsanlar Eski Çağlardan başlayarak merak, göç, ticaret, savaş, fetih, din ve bu gibi faktörlere bağlı olarak seyahat etmişlerdir. Bu faktörlere bağlı olarak seyahat etme nedenlerinin başında ise de kültürel geziler ilk sıralarda yer almıştır. Kültür turizmi, bilinen güneş-deniz ve kum kaynaklı olarak yapılan tatil turizminin dışında kalan yeni turizm hedefleri için farklı bir bakış açısı oluşturur.

Türkiye’de Kültür Turizmi

Kültür turizmi kapasitesi bakımından Türkiye’yi incelediğimizde, son derece çeşitli ve birçok değere sahip olduğu görülmektedir.

Kültürel Turizmini Destekleyici Ürünler Kapsamında Geleneksel Sporlar

Türk kültüründe geleneksel sporların ortaya çıkmasında daha çok savaşçı gücün etkisi görülmektedir. Türk kültürü çerçevesinde bulunan bu sporlar, atla yapılan ve atsız yapılan sporlar diye ikiye ayrılmaktadır. Devletlerarasında yapılan savaşların beden gücüne dayandığı zamanlarda yapılan sporlar, savaşlara resmen bir hazırlık organizasyonunu oluşturmaktaydı. Günümüzde ise geleneksel spor organizasyonları, savaşlara hazırlık yapmaktan ziyade bulunduğu milletlerin kültürel anlamda birliktelik geliştiren, milletlerarasında oluşan buhranları hafifleten, hatta milletleri birbirine yaklaştıran bir karakter kazanmıştır.

Güreş Sporu

Geleneksel sporlarımızdan birisi olan güreş sporu, Türk kültür tarihinde büyük öneme sahiptir. Çin kaynaklarına bakıldığında güreş sporunun MÖ 200 yıllarında taslama işaretiyle gösterildiği ve Türkistan'ın Yen-Çi kentinde bu işaretlere rastlandığını görülmektedir.Günümüzde geleneksel Türk güreş oyunları; aba güreşi, karakucak güreşi, yağlı güreş ve şalvar güreşi olmak üzere dört şekilde yapılmaktadır. Şalvar ve aba güreşleri, Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu çerçevesinde yapılmaktadırlar.

Aba Güreşi - Güreşçilerin sırtlarına aba giyerek, bellerine kuşak bağlayarak yaptıkları güreştir.

Kuşak Güreşi - Kuşak güreşinin kendine özgü özellikleri bulunur. Bu güreşte pehlivanlar kıyafetlerini çıkarmazlar, sadece ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar, bellerine kuşak bağlarlar.

Yağlı Güreş - Güreşçiler vücutlarına yağ sürerek güreştikleri için bu şekilde adlandırılır. Er Meydanı denilen alanlarda yapılır.

Atlı Cirit Oyunu

Geleneksel sporlarımızdan birisi olan atlı cirit oyunu, İslamiyet’in kabulünden önce ve sonra Türkler tarafından oynanan önemli sporlardan birisidir. Tarihinin bin yıllara kadar gitmesi, atlı cirit oyunun bugün geleneksel bir ata sporu olduğunu göstermektedir.

Atlı Okçuluk Sporu

Geleneksel sporlarımızda güreş ve atlı cirit kadar önemli görülen bir spor dalı da atlı okçuluktur. MÖ 2800 yıllarında yaşamış olan Türk hakanlarından Oğuz Han'ın oğullarının isimleri "Boz Ok" ve "Üç Ok" tur.

Geleneksel sporlarımızdan atlı okçuluk sporu, turizm olarak değerlendirildiğinde incelenmesi, araştırılması gerekli olan ve somut olmayan kültür miraslarımızdan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Atlı Kızak Yarışmaları

Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’na bağlı sporlarımızdan birisi de atlı kızak sporudur. Atlı kızak müsabakaları kış aylarında kar ya da buz üzerinde yapılan sporlarımızdan birisidir. Bu sporumuz genellikle Erzurum, Kars, Ardahan, Kastamonu ve Bursa gibi illerimizde yapılmaktadır.