Görüşme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar: Kendi Kaderini Tayin Hakkı
GİRİŞ
Sosyal hizmet uzmanlarının müracaatçılarına yönelik etik sorumlulukları arasında kendi kaderini tayin hakkı özel bir yerde durmaktadır. Sosyal hizmet uzmanı müracaatçının kendi kaderini tayin hakkını geliştirir, görüşme sürecinde müracaatçıya amaçlarını tanımlama ve açıklığa kavuşturma noktasında yardım eder. Müracaatçısının onuruna ve özerkliğine saygı duyduğu için görüşme sürecinde yapılacak eylem planları ve bunlardan beklenen sonuçlar ile alınması gereken kararların oluşturulmasına katılımını destekler. En yüksek geleneksel sosyal hizmet değerlerinden biri olan müracaatçının kendi kaderini tayin hakkı, “tercih yapmak ve yaşamını kontrol etmek” biçimde tanımlanır.
Tarihsel Arka Plan
Modern toplumda sorun, kaynaklar ve bu kaynaklara kurumlar aracılığı ile ulaşabilmenin hem sosyal hizmet uzmanı hem de müracaatçı için adaletsiz bir dağılım sergilemesi kendi kaderini tayin hakkını sınırlamaktaydı. Avrupa’da 1900’lü yıllardan itibaren totaliter rejimlerin hüküm sürmesinin Amerikalıları rahatsız etmesi önemli bir faktördü. Başta İtalya ve Almanya’da, bireysel özgürlüklerin politik, ekonomik, entelektüel alanlarda baskılanmasına tepki olarak müracaatçının kendi kaderini tayin hakkı Amerikan değeri olarak hayata geçirildi. Profesyonel faktörlerde ise psikoanalitik teori çığır açmıştı. Müracaatçının kendi seçimlerine dayalı yön bulma özgürlüğünü sorunların teşhis ve tedavisinde ele alması kendi kaderini tayin hakkının sosyal hizmet uygulamasında pekişmesini sağladı.
Sosyal Hizmet Görüşmelerinde Kendi Kaderini Tayin Hakkı
Görüşmede müracaatçının kendi kaderini tayin etmesi konusunda müracaatçı cesaretlendirilmeli ve katılımı sağlanmalıdır. Müracaatçının girişimlerine saygı duyulmalıdır. Tüm mesleki ilişki sürecinde olduğu gibi sorunun çözümünde de müracaatçı aktif olmalıdır. Zorunlu durumlarda bile sosyal hizmet uzmanının müracaatçının davranışlarını ve kararlarını kontrol etme yetkisi sınırlıdır. Şöyle ki, bireyle çalışma yönteminin amacı başvuranı en kısa zamanda bağımsız, yani kendisini yönetebilecek duruma getirmektir. Diğer bir anlatımla, birey kendi kendine yeterli düzeye geldiği zaman geçici olarak sosyal hizmet uzmanına tanınmış olan bazı yetkiler hemen müracaatçıya iade edilmelidir.
Kendi Kaderini Tayin Hakkının Önemi: Diğer Engeller, Fırsatlar, Sınırlılıklar
Kendi kaderini tayin hakkı müracaatçıların bağımsız bir seçim yapmasına izin verirken müracaatçıya sunulan sosyal hizmetler ve sosyal yardımlar genellikle bir kuruluş aracılığı ile otorite yapısı içinde düşünülür. Otoritenin konumu müracaatçıları baskı altına alır. Aynı zamanda bireysel ve çevresel faktörlerin kendi kaderini tayin hakkındaki rolü de göz ardı edilmemelidir. Yaşam kalitesinin artmasıyla bireylerin kendi kaderini tayin hakkının kullanımına daha çok başvurduğu bilinir. Kendi kaderini tayin hakkının örgütsel davranış ile ilişkisi de bulunmaktadır. Bireyin bağımsız kararlar vermesi iş ve sosyal yaşamda dâhil olduğu organizasyonlar ya da kuruluşların genel eğilimi ile paralellik gösterebilir. Sosyal güçten ve kendi başına karar verme alışkanlığından yoksun olan bireyler için kendi kaderini tayin hakkı ayrıca önemli bir konudur. Kendi yaşamının sorumluluğunu almak istemeyen, aktif katılım sunmayan bir müracaatçı ile yapılan sosyal hizmet görüşmesinin amaçları ve hedefleri bakımından sekteye uğraması da pek muhtemel gözükmektedir. Bu görüşmeler sadece dayatma mesleki planlardan öteye gitmemektedir. Sosyal hizmet uzmanının yetkinliği; müracaatçı için neyin iyi olup olmadığını bilmesinde değil bireylerin kararlar alması ve onları yürürlüğe koymasında sunduğu destek ile şekillenir.