İslam Dünyasında Sosyal Hizmet Anlayışı Ve Kurumlarının Ortaya Çıkışı

Ünitenin Okutulmasının Temel Amaçları

“Sosyal Hizmet Tarihi” dersi çerçevesinde okutulan bu ünitenin temel amacı bugünkü modern sosyal hizmet anlayışı ve uygulamalarının İslam Dünyasındaki tarihsel kökenleri hakkında genel bilgileri öğrenmektir. Bu amaç biraz ayrıntılandırıldığında bu ders kapsamında;

  • İslam dünyasında sosyal hizmet düşünce ve uygulamalarının dinsel temelleri,
  • İslam'ın insana verdiği değeri ve temel insan hakları hakkındaki anlayış,
  • İslam'ın kadınlara, engellilere, yaşlılara, dezavantajlı çocuklara yönelik yaklaşımlar,
  • İslam'da sosyal yardımlaşma kurumlarının neler olduğunu ve dayandığı temel dinsel ilkeler öğrenilecektir.

İslâm’da İnsan İmgesi

Dinlerin temel amaçlarından ve işlevlerinden biri de inananlarına bu dünyada da mümkün olduğunca daha iyi yaşam sürdürebilmesine rehberlik etmek ve yardımcı olmaktır. Bundan dolayı kutsal metinler ve peygamberler bu yönde emir ve öğütlerde bulunurlar. İslâm, diğer bir ifadeyle Allah, insana değer vererek onu muhatap almış ve dünyayı insanın hizmetine sunmuş ve insanın bireysel ve toplumsal hayatında barış içinde huzurlu ve mutlu olmasını önemsediği için bu yönde çok sayıda emir, yasak ve öğütleri Kur'an ve Hz. Muhammed aracılığıyla insanlara bildirmiştir.

İslâm'da Temel İnsan Hakları

İnsan hakları konusu doğrudan insanın değerli oluşuyla, onun onuruyla çok yakından ilişkilidir. İslam'ın iki ana kaynağı olan Kur'an ve Sünnet, bugün modern sosyal hizmet felsefesi ve uygulamaları kapsamındaki temel alanlarında, modern anlayışla tam örtüşmese de çok sayıda ilke ve uygulama ortaya koymuştur.

Başta ve temel olarak genelde ayetler ve hadisler, özelde de Veda Hutbesi bağlamında İslam'ın insan haklarına verdiği önem anlamlıdır. Özellikle 1400 yıl önce bunların ortaya konmuş olması, o dönemki toplum yapı ve değerleri göz önünde bulundurulduğunda daha da anlamlı gelecektir. Veda Hutbesi, doğal olarak Kur’an ve Hz. Muhammed’in açıklamalarındaki insan hakları ile ilgili temel düşüncenin bir ürünüdür. İnsan hakları çerçevesinde bakıldığında, bu iki kaynak ışığında oluşan İslâm kültürü ve geleneğinde kendine özgü şekil ve içeriğe sahip zengin bir birikimin olduğu görülecektir.

Genel olarak değerlendirildiğinde Kur’an’ın kendine özgü anlatım tarzı içinde, inanç özgürlüğü, yaşam, mülk edinme, seyahat, sağlık, çalışma, miras, evlilik ve aile hakları gibi haklardan söz edilmektedir.

Bu çerçevede, İslam'ın yaşam hakkından kadın hakkına, çocuğa verdiği önemden yaşlılara gösterdiği saygı ve özene, eşitlik ve ırk karşıtlığından engellilere yönelik tutuma kadar çok sayıda devrim niteliğinde olumlu katkılar sağlayacak söylem ve uygulamaları olmuştur.

Sosyal Yardımlaşma Kurumları

Sosyal yardımlaşmanın örneğin zekât gibi daha önce benzeri olmayan bir uygulamanın ve özellikle de vakıf anlayışının kurumsallaşması başta yoksulluk olmak üzere farklı birçok alanda muhtaç insanlara yardım etmede ve dayanışmayı tesis etmede önemli katkılar sağlamıştır. Diğer kurumsallaşmış sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumları olarak, fıtır sadakası, kurban, nafaka, vasiyetler, fidye ve kefareti sayabiliriz.