Sağlık Hizmetinin Yürütülmesi Sırasında Oluşan Zarar ve Sağlık Hukukunda Sorumluluk Doğuran Hâller
Sağlık hizmetlerinin yürütülmesi esnasında istenmeyen bazı olumsuzluklar yaşanabilir. Bu olumsuzluklara genel olarak zarar adı verilir. Bu zararlar, sağlık kuruluşları ya da sağlık çalışanlarından kaynaklanabileceği gibi hastaya bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Sağlık Hizmetinin İçeriği
Sağlık hizmeti denildiğinde, toplumdaki bireylerin hastalık yapıcı ajanlardan korunması, aile sağlığının korunması, hasta bireylerin teşhis ve tedavisine dönük olarak yürütülen bütün kamusal faaliyetler anlaşılır.
Dünya Sağlık Örgütüne Göre
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1978’de Alma Ata’da düzenlenen Temel Sağlık Hizmetleri Konferansı sonunda yayımlanan bildirgede (Alma Ata Bildirgesi) temel sağlık hizmetleri, kişiye ve çevreye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, ilk yardım hizmetleri, acil yardım hizmetleri, evde ayakta bakım ve tedavi hizmetleri, hasta sevklerini ve sonuçlarını izleme hizmetleri ile adli hizmetler olarak belirlenmiştir.
1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne Göre
663 sayılı KHK'nin birçok hükmü 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun üzerine çıkarılan 1 sayılı CBK'de sağlık hizmeti olarak her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici faaliyet sağlık hizmeti kapsamında değerlendirilmiştir.
Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi’nin 14 Numaralı Genel Yorumuna Göre
Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi sağlık hizmetine ilişkin devlet yükümlülüklerini belirlerken, Sözleşme’nin içerdiği devlet yükümlülüklerine açıklık getirmiştir. Komite’nin 14 numaralı Genel Yorum’una göre:
Mevcudiyet
Genel sağlık ve sağlık bakım tesislerinin, sağlıkla ilgili mal ve hizmetlerin ve ayrıca programların işleyişinin, taraf Devletin sınırları içerisinde mevcut olması gerekir.
Erişilebilirlik
Komite, sağlık hizmetlerinin erişilebilir olmasını da gerekli görmektedir.
Kabul Edilebilirlik
Sağlık hizmetlerinin aynı zamanda kabul edilebilir ve belirli nitelikleri haiz olması gerekmektedir.
Kalite
EKSHK, sağlık hizmetlerinin yukarıda yer verilen diğer özellikleri yanında kaliteli olması bakımından da Taraf Devletlerin yükümlü olduğunu belirtmektedir.
Sağlık Hizmetinin Yürütülmesi Sırasında Oluşan Zarar
İnsan bedeninde ya da sağlığında ortaya çıkan her türlü zarar değil, sağlık hizmetinin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkan zarar bu ünitenin konusudur. Zararın kaynağı; bizzat hasta olabileceği gibi, sağlık kuruluşu, sağlık çalışanı ya da sağlık hizmetinin organizasyon ve finansmanı olabilir.
Tıbbi Yardım için Başvuran Kişiden (Hastadan) Kaynaklanan Zararlar
Tıbbi yardım için sağlık personeline ya da sağlık kuruluşuna başvuran kişi (hasta), çoğunlukla pasif bir konumdadır. Bu nedenle de zararın kendi sağlığı ve bedeni üzerinde oluştuğu kişidir.
Sağlık Kurumu veya Personelinden Kaynaklanan Zararlar
Hastanın sağlık kurumuna başvurduğu andan itibaren ortaya çıkan zararların büyük bölümü sağlık kurumu ya da sağlık personeline bağlıdır. Bunların önemli bir çoğunluğunun sağlık kurumlarının yetersiz sayıda olması ya da yetersiz ekipman, yetersiz sağlık personelinin bulunmasından kaynaklandığı görülmektedir.
Sağlık Organizasyonu ve Sağlık Giderleri Finansmanından Kaynaklanan Zararlar
Anayasa’nın 56. maddesine göre; Türkiye genelinde kamu kesimi ve özel kesimin yürüteceği sağlık hizmetlerinin belirlenmesi, denetlenmesi, organizasyonun yapılması görevi Sağlık Bakanlığına aittir.
Sağlık hizmetleri kamu kesimi ve özel kesim tarafından yürütülmektedir. Sağlık hizmeti sunucularının tek bir ilde toplanması ya da belirli bir ilde herhangi bir sağlık hizmeti sunucusunun bulunmaması ya da yeterli olmaması durumunda sağlık organizasyonundan kaynaklı zararların ortaya çıkması beklenir.
Sağlık Uygulamalarında Sorumluluk Doğuran Hâller, Sorumlular ve Sorumlunun Tespiti
Sağlık uygulamaları nedeniyle zarar gören, hasta ya da hasta yakınları olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlık uygulamalarında doğan zararlar genellikle tıbbi kötü uygulamadan ya da komplikasyondan kaynaklanır. Dünya Tabipler Birliğinin Tıpta Yanlış Uygulama Konulu Duyurusu (1992) incelendiğinde, tıpta yanlış uygulama (Malpraktis) ve komplikasyon kavramlarının sorumluluğun belirlenmesi bakımından ayrılmasının önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.
Tıbbi Yanlış Uygulama (Malpraktis)
1992 yılında Dünya Tabipler Birliğinin yayımlamış olduğu Tıpta Yanlış Uygulama konulu duyuruda, Madde 2/a tıbbi yanlış uygulamayı şu şekilde tanımlamaktadır: “Tıbbı yanlış uygulama (malpractice); doktorun tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan "zarardır."
Komplikasyon
1992 yılında Dünya Tabipler Birliğinin yayımlamış olduğu Tıpta Yanlış Uygulama konulu duyuruda “Tıbbi uygulama sırasında; öngörülemeyen bilgi ya da beceri noksanlığı sonucu oluşan; istenmeyen sonuçtur ve bunda hekimin sorumluluğu yoktur.” belirlemesine yer verilmiştir.
Sağlık Uygulamaların Sonucu Ortaya Çıkan Zarardan Sorumlu Kişiler
Sağlık uygulamaları sonucunda ortaya çıkan zararlardan, sağlık hizmeti sunucusunun kamu ya da özel kesimde olmasına göre sorumluluk belirlenebilir. Kamu kesiminde sorumluluk kısaca “idarenin sorumluluğu” olarak ifade edilir.
Sağlık Uygulamalarında Sorumluluğu Kaldıran Hâller
Eğer ki komplikasyon söz konusu ise herhangi bir sorumluluk ortaya çıkmaz ancak tıbbi kötü uygulama tespit edilirse sorumluluk söz konusu olur. Hizmet zamanında ve gereği gibi işlemiş olmasına rağmen zarar ortaya çıkmış ise hizmet kusuru dolayısıyla idarenin sorumluluğundan söz edilemez. Bunun yanında, hastanın kendisinden ya da üçüncü kişiden kaynaklı olarak zarar ortaya çıkan durumlarda, sorumluluğun tıbbi hizmetle ilişkisi (nedensellik bağı) kesileceğinden burada idarenin, sağlık kurumunun, sağlık çalışanının ve hekimin sorumluluğundan söz edilemez.
Sorumluluğun Tespiti
Sağlık hizmeti uygulamalarından kaynaklı olarak sorumluluğun tespitinde asıl belirleme görevi mahkemelerindir. Bu belirlemenin yapılabilmesi çoğu zaman teknik ve meslek bakımından tıbbi bilgileri haiz bilirkişilere ihtiyaç gösterir.