Sağlık Hakkının ve Hizmetinin Hukuki Niteliği

Sağlık hizmeti; arzının pahalı olması, talebin tüketici tarafından belirlenememesi, kâr amaçlı olmaması, sosyal amaçlı olması gibi temel özelliklere sahiptir. Devlet; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Ulusal ve Uluslararası Metinlerdeki Düzenlemeler

Yaşama hakkı diğer tüm hakların özünü oluşturmaktadır. Geri kalan hakların kullanılabilmesi için öncelikle kişinin sağlıklı olması gerekir. Sağlıklı olmayan, sağlığı korunmayan, ekonomik ve sağlık sorunları çözülemeyen bir toplumda diğer haklara ilişkin güvenceler önem arz etmez. Yaşama hakkı, diğer haklara kıyasla daha güvenceli olarak düzenlenmektedir. Bir toplumda önce yaşam hakkı güvence altına alınmalı, daha sonra diğer hakların varlığı tartışılmalıdır. Buna bağlı olarak yaşama hakkına bağlı olarak sağlık hakkı da korunmalıdır.

Yaşama hakkı ulusal ve uluslararası metinlerde diğer tüm hak ve özgürlüklerin varlığı için koruma altına alınmıştır. 1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25.maddesi en temel hak olan "yaşam hakkı" çerçevesinde sağlık hakkına yer vermiştir.

Ulusal sağlık sistemimizde sağlık hakkı kavramına değinmeden önce Osmanlıdan başlayan tarihsel sürece değinmekte fayda vardır. Osmanlı Devleti'nde ilk sağlık düzenlemesi 1870'li yıllarda “memleket tabiplikleri” kurulmasını öngören tüzükle başladı. Bu tüzüğe göre; tabiplerin ücretleri yerel yönetimlerce ödenir ve haftada birkaç gün parasız poliklinik muayene ve tedavi yapmaları istenir, ayrıca vakıflar aracılığıyla yoksul halk için bağışlarla Guraba hastaneleri kurulurdu. Ancak bu sınırlı girişimler tüm ülkeye yönelmemişti ve bu durum imparatorluğun yıkılmasına kadar sürmüştü.

Sağlık hizmetleri; yapılan tanımlamalardan anlaşılacağı üzere temel olarak koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici sağlık hizmetleri şeklinde sınıflandırılmaktadır.

Koruyucu sağlık hizmetleri, herhangi bir hastalık ortaya çıkmadan önce alınan her türlü önlem ve faaliyetleri içerir. Toplumdaki bireylerin hasta olmalarını önlemek ve erken dönemde hastalıklarını teşhis etmek için yapılan çalışmaları kapsamaktadır. İlaçla koruma, çevre sağlığının korunması, sağlık eğitimi ve sağlığa zararlı alışkanlıklarla mücadele koruyucu sağlık hizmetlerindendir. Gıda ve besin güvenliği, atıkların zararsız hâle getirilmesi, hava kirliliği ve gürültüyle mücadele, konut sağlığı ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi hizmetler de çevreye yönelik koruyucu sağlık hizmetleridir. Koruyucu sağlık hizmetleri sosyal devletin en önemli görevlerindendir. Toplumun tüm fertleri ödeme gücüne bakılmaksızın bu hizmetlerden yararlanmaktadır. Ayrıca bu hizmetler; tüm dünyada ve ülkemizde genellikle devlet ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından sunulmaktadır.

Tedavi edici sağlık hizmetleri, hastalık tehlikesinin ortaya çıkmasından sonra tanı - teşhis - tedavi süreçlerini kapsayan hizmetlerdir ve birinci, ikinci ve üçüncü basamak tedavi hizmetleri şeklinde üç kademeye ayrılmaktadır.

Birinci basmak tedavi hizmetleri; hastaların yataklı tedavi kurumuna yatırılmadan evde veya ayakta poliklinik hizmeti veren sağlık ocakları, dispanserler, iş yeri tabiplikleri, muayenehaneler, özel sağlık kuruluşları ve ana - çocuk sağlığı merkezlerinde sunulan gerekli muayene, müdahale ve tedavi hizmetleridir.

İkinci basamak tedavi hizmetleri; hastalıkları birinci basamak tedavi hizmetleriyle giderilemeyen hastaların sevk edilmeleri ya da doğrudan müracaat etmeleri sonucu bir hastaneye yatırılarak uzman hekimler tarafından muayene, tetkik ve tedavilerinin yapıldığı sağlık hizmetleri türüdür.

Üçüncü basamak tedavi hizmetleri; hastaların önemli ölçüde uzmanlık gerektiren tedaviye ihtiyaç duyduğu durumlarda o konuda gelişmiş teknoloji ve uzmanlaşmış personele sahip yataklı tedavi kuruluşlarında verilen hizmetlerdir. Belirli alanlarda uzmanlaşmış olan ihtisas hastaneleri (akıl - ruh sağlığı hastaneleri, onkoloji hastaneleri ve rehabilitasyon merkezleri), eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversite hastaneleri, bu basamakta yer alan sağlık kuruluşlarıdır.