Özel Sağlık Kurumları ve Hukuki Sorumluluğu

Özel hastane işleticisi gerçek kişi, dernek, vakıf veya ticaret şirketi gibi bir tüzel kişi özel hastane işleticisi tarafından sunulan sağlık hizmetinden yararlanmak maksadıyla hastaneye başvuran hasta ile hastane işleticisi arasında hastaneye kabul sözleşmesi kurulmaktadır.

Hastaneye kabul sözleşmesi; tıbbi yardım için özel hastaneye başvuran hasta ya da hastanın kanuni temsilcisi ile hastane işleticisi arasında kurulan, özel hastane bakımından muayene, tetkik, teşhis ve tedavi türünden tıbbi hizmetlerin ve bu tür bir ilişkide alışılagelmiş diğer hizmetlerin (hastanın barınması, yeme, içme, konfor ve güvenliğinin sağlanması gibi) sunumunu konu edinen, hastanın ise bu hizmetler karşılığında kural olarak ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanabilir.

Hastaneye kabul sözleşmesinin hukuki niteliği konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte, kanaatimizce karma sözleşme türlerinden kombine sözleşmeler sınıfına dâhildir.

Hastaneye kabul sözleşmesi ile özel hastane işleticisinin üstlendiği temel edim (asli edim) hastanın tedavi edilmesidir. Bu kapsamda hastanın muayene edilmesi, gerekli tetkiklerin yapılması, teşhis konulması ve tedavi yöntemlerinin uygulanması yer alır. Hastanın bakımının, yeme, içme, konfor ve can güvenliğinin sağlanması vb. ise özel hastane işleticisinin sözleşme ile üstlendiği yan edim yükümleridir.

Hastaneye kabul sözleşmesinin üç türü vardır. Bunlar; tam hastaneye kabul sözleşmesi, bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi ve hekimlik sözleşmesi ilaveli tam hastaneye kabul sözleşmesidir.

Tam hastaneye kabul sözleşmesinde sözleşme ilişkisi, doğrudan özel hastane işleticisi ve hasta arasında kurulmaktadır. Özel hastane işleticisi adı ve hesabına hastanın teşhis ve tedavisini üstlenen özel hastane çalışanı hekim ise TBK 116. madde kapsamında ifa yardımcısıdır. Her ne kadar hastanın teşhis ve tedavisi hekim tarafından yerine getirilse de tam hastaneye kabul sözleşmesi ile hastane işleticisinin üstlendiği tüm edimlerden dolayı sorumluluk, sözleşmeye aykırılık hükümleri gereğince hastane işleticisine aittir.

Tedaviye ilişkin hususların ayrı bir sözleşme olarak hekim ile hasta arasında akdedildiği, buna karşın tedavi kapsamı dışındaki tüm edimlere dair hususlar için sözleşmenin özel hastane işleticisi ile hasta arasında kurulduğu durumlarda bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesinin varlığından söz edilebilir. Bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesini diğer hastaneye kabul sözleşmelerinden ayıran husus, teşhis ve tedavi ayrı bir sözleşme ile doğrudan hekim tarafından üstlenildiğinden, teşhis ve tedaviye ilişkin zararlardan sadece hekimin sorumlu olmasıdır. Özel hastane sahibi/işleticisinin ayrı sözleşme ile üstlendiği edimlere (hastane bakımı da dahil olmak üzere hastanın barınma, yeme, içme, konfor ve güvenliğinin sağlanması) ilişkin zararlardan mesuliyet ise doğrudan özel hastane sahibi/işleticisine aittir.

Hastaneye kabul sözleşmesinin üçüncü türünde hekim ile hasta arasında ayrı bir tedavi sözleşmesi kurulur. Bununla birlikte hasta ile özel hastane işleticisi arasında, tedavi sözleşmesini de kapsayan bir tam hastaneye kabul sözleşmesi kurulmuştur. Hekimlik sözleşmesi ilaveli tam hastaneye kabul sözleşmesinin en önemli ve onu diğer türlerden ayıran özelliği, tedaviden doğan zararlardan özel hastane işleticisi ile hekimin müteselsilen (birlikte) sorumlu olmalarıdır. Tedavi kapsamı dışındaki edimlere ilişkin zararlardan ise sadece hastane işleticisi mesuldür.Hastaneye kabul sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Yani sözleşmenin her iki tarafı da (hastane sahibi/işleticisi ve hasta) sözleşme ile birtakım yükümlülükler üstlenir. Hasta için sözleşmeyle üstlenilen asli edim, yararlanmış olduğu hizmetler karşılığında ücret ödemektir. Hastanın sözleşmeden doğan diğer yükümlülüğü (yan edim yükümlülüğü) ise iş birliği yapmaktır. Bu kapsamda hasta; hekimin tavsiyelerine uyma, katlanma ve bildirme yükümlülüğünün gereklerini yerine getirmelidir. Ancak konumuz özel hastane sahibi/işleticisinin yükümlülükleri ekseninde şekillendiğinden, bu yükümlülüklerin içeriği açıklanacaktır.

Hastane sahibi/işleticisinin hastaneye kabul sözleşmesi ile üstlendiği asli edim, hastanın teşhis ve tedavisidir. Yan edim yükümlülükleri ise hastane bakımının sağlanması, özen ve sadakat borcu, aydınlatma, hastanın rızasını alma, sır saklama ve kayıt tutmadır. Adı geçen bu yükümlülükler, tam hastaneye kabul sözleşmesi ve hekimlik sözleşmesi ilaveli tam hastaneye kabul sözleşmesi için geçerlidir. Ancak bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesinde özel hastane sahibi/işleticisinin hastalığının teşhis ve tedavisini sağlama borcu bulunmamaktadır. Zira bu türde hastalığın teşhis ve tedavisi borcu, doğrudan hekime aittir.