Para Arzı Analizi

Bu ünitede para arzı ve para arzının belirlenmesi süreci incelenmiştir. Geleneksel olarak ekonomideki para miktarı, mübadele aracı olarak hizmet gören aktiflerin toplamı olarak ölçülür.

M1 ile gösterilen bu dar tanımı, parayı bir mübadele ve ödeme aracı olarak ele almaktadır. M1 para tanımı dolaşımdaki para ve vadesiz mevduattan oluşmaktadır. Geniş para arzı tanımı M2 ile gösterilir. M1 para tanımı, paranın mübadele aracı olma işlevini yansıtırken M2 para tanımı daha çok paranın likidite özelliğini ön plana çıkarır. M2, M1 ve vadeli mevduatın toplamından oluşmaktadır. M2’nin genel bir özelliği, bu tanımın M1 dışındaki unsurlarının faiz kazandırmasıdır.

Bir ekonomideki para arzının tamamı doğrudan merkez bankaları tarafından üretilmez ticari bankalar da para arzı üretiminde önemli bir işleve sahiptir. Ticari bankalar kaydi para üretir. Banka parası olarak da adlandırılan kaydi para üretimi, tasarruf sahiplerinin üzerine çek yazılabilen vadesiz mevduatlarını bankalara emanet etmeleriyle başlar. Bankalar, merkez bankasından açık piyasa işlemleri yoluyla ve reeskont kredileri biçiminde rezervler elde eder. Elde ettikleri bu rezervleri ellerinde tutmayıp kredi vermekte veya yatırım yapmakta kullanır. Verilen kredilerin en azından bir kısmı vadesiz mevduata dönüşür.

Merkez bankasının parasal tabanı etkilemek için kullandığı araçlar açık piyasa işlemleri (APİ), reeskont oranı, zorunlu karşılık oranı ve döviz işlemleridir. Açık piyasa işlemleri, merkez bankasının parasal taban miktarını ayarlamak için hazine bono ve tahvilleri ile bazı özel sektör tahvillerini alıp satmasıdır. Reeskont oranı ise merkez bankasının parasal tabanı değiştirmek için bankalara reeskont kredileri verirken uyguladığı faiz oranıdır. Merkez bankası parasal tabanı genişletmek istediğinde bu oranı düşürür, daraltmak istediğinde de yükseltir. Zorunlu karşılık oranı, bankaların mevduatlarının yüzde kaçını merkez bankasında karşılık olarak tutacaklarını belirler.

Merkez bankası bu oranı artırdığında parasal taban daralır, düşürdüğünde ise genişler. Karşılık oranının artırılması durumunda, belirli tutardaki bir vadesiz mevduatla üretilebilecek kaydi para miktarı ve dolayısıyla para arzı daralır. Nihayet, merkez bankası parasal tabanı değiştirmek için döviz alım satım işlemleri de yapar. Döviz sattığında parasal taban daralırken döviz aldığında genişler.

Esnek döviz kuru sisteminin temiz dalgalanma biçiminde, merkez bankası döviz piyasasına müdahale etmez. Gerçek hayatta ise genelde merkez bankaları döviz kurundaki aşırı dalgalanmaları önlemek amacıyla döviz işlemleriyle piyasalara müdahale eder.

Merkez bankası, para politikası araçlarını farklı amaçlarla kullanabilir. Para arzının ve kredi şartlarının günlük ve hassas bir şekilde kontrolü için açık piyasa işlemleri, bankalara ek rezervler sunulması içinse reeskont oranı kullanılır. Öte yandan, karşılık oranındaki değişmeler beyan etkisi amacıyla kullanılmaktadır. Mesela, karşılık oranındaki bir yükselme merkez bankası politikalarında köklü bir değişikliğin işareti olarak algılanır. Merkez bankalarının döviz piyasalarına müdahalesi neticesinde parasal tabanda meydana gelen değişmeleri açık piyasa işlemleri yoluyla düzeltmeleri sterilizasyon olarak ifade edilir.