Kolluğun Zor Kullanma

Kolluk: Kolluk, kamu düzenini sağlamak ve suçun işlenmesini önlemek için başvurulan bir kamu hizmeti faaliyetidir. Bu faaliyeti yerine getiren kolluğun belli bir gücü olmalıdır. Kolluk, “idari kolluk” ve “adli kolluk” olarak ikiye ayrılmaktadır.Zor Kullanma Yetkisi: Devletin aynı zamanda tehlikeyi önleme görevi bulunmaktadır. Bu görevin yerine getirilmesi için kolluk kendisine verilen olağan yetkiler çerçevesinde işlem yapar. Yani emir verir ve bu emre uyulmadığında ise zor kullanma yetkisine sahip olur. Devletin kolluk eliyle zor kullanması, ya idare hukukundan kaynaklı bir yetkiyle ya da suç nedeniyle ortaya çıkar. Kolluğun görevini yaparken zor kullanabilmesi için mutlaka direnme bulunmalıdır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararına göre; kolluk gücü görevlileri, sadece/(ancak) durumun kesin olarak gerektirdiği zaman ve görevlerinin ifasının gerekli kıldığı ölçüde kuvvet kullanabilirler.

Adli kolluk, ceza kanunlarında veya ceza normu içeren özel kanunlarda suç olarak nitelendirilen eylemlerin gerçekleşmesinden sonra ve adli kovuşturma amacıyla yürütülen bir faaliyet olmasına karşılık; idari kolluk, kanunların suç saydığı fiil henüz işlenmeden önce ve de kamu düzenini tehdit eden veya tehlikeye düşüren durumların ortaya çıkması hâlinde yürütülen bir faaliyettir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, adli kolluğun bastırıcı niteliği ağır basarken, idari kolluğun önleyici ve durdurucu niteliği daha baskındır. Toplumda insanların huzur içinde yaşamasını sağlama noktasında kamusal güvenliğin sağlanması pek tabi kolluğun henüz daha suç işlenmeden ve kamusal düzen bozulmadan önce önleyici görevleri yerine getirmesi ve bu yöntemle sonuç elde edilemediği takdirde işlenen suçla mücadele etmek hususunda gerekli ve etkili yetkilere sahip olması zorunludur. Ancak kolluğun zor kullanması bu yetkinin varlık sebebinden saptırılmamalı ve günümüzün en önemli evrensel değerleri olan “insanının temel hak ve hürriyetleri” ile bağdaşır olmalıdır. Dolayısıyla böyle bir müdahalenin ancak yasal sınırlar içerisinde yapılması mümkündür.

Kolluk kuvvetleri hem idari ve hem de adli görevlerini yerine getirirken hemen hemen her olayda pasif veya aktif mukavemet ile karşı karşıya kalmakta ve bunu da bazen kuvvete kuvvet kullanma şeklinde çözüme kavuşturmaktadır.

Kolluk, zor kullanırken kademeli olarak hareket etmek mecburiyetindedir. Kademeli olarak kullanılan kuvvet, ölçülü ve orantılı olmalıdır. Zor kullanma esnasında, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasında mümkün olduğu ölçüde özen gösterilmelidir. Kolluk ölümcül zor kullanma yöntemine, ancak kendisinin ve başkasının hayatına ilişkin bir tehlikenin doğması hâlinde başvurabilecektir. Ölümcül zora, kaçınılmaz durumlarda en son çare olarak başvurulması gerekir.

Silah Kullanma: Kolluk, zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hâle getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddi güç ve kanuni şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir. Yani kolluk karşılaştığı her direnme ve zorlukta silah kullanamayacaktır.

Sınırın Aşılması: Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır. Silah kullanan kolluk görevlilerinin ikaz ve uyarı ateşi yapmadan ve doğrudan öldürücü noktalara ateş etmesi durumunda sınır kasten aşılmış olacağından TCK’nın kasten öldürmeye ilişkin hükümleri uygulanacaktır.