Terör
Terör Kavramının Sözlük Anlamı
Fransızcada "terreur", İngilizcede "terror" sözcükleri Latince kökenli olup "terrere" sözcüğünden türetilmiştir. 1736 tarihli "Synonymenlexikon" terörü, baskının yarattığı korku ve dehşet gibi duyguların en yüksek derecesini ifade eden bir kavram olarak tanımlanmıştır. Terör, şiddet yoluyla korkutma ve yıldırma anlamına gelmektedir.
Terörün Tarihi GelişimiTarihteki İlk Terör Hareketleri
Alttan devlete, devletten halka yönelik teröre tarihin her döneminde rastlanmıştır. Ancak modern anlamda sistematik siyasi terörizm Fransız İhtilali ile ortaya çıkmıştır. Fransız İhtilali ile terörizm, sadece siyasal baskıya bir tepki olarak kalmamış ayrıca çatışmasız, ahenkli mutlu bir gelecek yaratmak için, amaca hizmet eden bir araca dönüşmüştür. Fransız İhtilaliyle ortaya çıkan modern terörizm kavramı, totaliter ideolojilerde refah, huzur beklentilerinin başlangıcını ifade etmiştir. Terörizm, ihtilal öncesi ve esnasında hem monarşinin hem de halkın elinde bir silah olmuştur. Şöyle ki Fransız İhtilali öncesi, temel gıda maddelerinin özellikle tahılın azlığı ve bu nedenle çok pahalı olması halkı paniğe ve şiddete sevk etmiş ve bunun sonucunda linç eylemleri, komplolar ve suikastlar gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık otoriter rejim de başkaldıranları ehlileştirmekte terörü araç olarak kullanmıştır. Terör hem tacın şahsi özgürlüklere, mal varlığına, parlamentoların anayasal haklarına saldırı ve gözdağı şeklindeki siyasi keyfi eylemlerle sonuçlanan kanunsuz davranışlarını hem de despotizme karşı ihtilalci bir vasıtayı, halk hareketini, şiddet içeren başkaldırının bir eylem şeklini ifade etmiştir. Tabi hukukça tesis edilen bu şiddetin ideolojik hedefi, sadece despot bir hükümdarın düşürülmesi olmayıp aynı zamanda devletin bütün müesseseleriyle devrilmesi ve radikal, evrensel "Aydınlanma Felsefesi"nin hümanist idealleri doğrultusunda, siyasi düşmanların yok edilmesi veya sindirilmesi suretiyle bir siyasi görüşün ve toplumun yaratılmasından ibarettir. İhtilalden sonra da 1789-1793 yılları arasında yeni rejim düşmanlarına karşı planlanmadan aniden uygulanan ve 1793 Eylül'ünden sonra rejimin prensibi olarak kabul edilen terör de meşru kabul edilmiş ve ihtilalin diğer Avrupa ülkelerine yayılması için terör kavramı ile siyasi suç kavramı arasındaki bağlantıdan da yararlanılarak teröristler uluslararası hukuk bakımından avantajlı konuma kavuşturulmuştur.
Uluslararası Alanda Terörü Tanımlama Çabaları: Fransız İhtilali, başarıya ulaşıp bireysel hak ve özgürlükleri esas alan ilkelerini yerleştirdikten sonra ihtilalin yarattığı düzene karşı başkaldırılar ve sosyalizm/komünizm gibi farklı düzen arayışları ortaya çıkmıştır. Bu karşı düzen arayışları da ihtilalin araçlarını kullanmaya başlamıştır. Bu aşamadan sonra terör olumlu anlamını kaybedip bugünkü olumsuz anlamına ihtiva etmeye başlamıştır.
Türk Öğretisinde Terörü Tanımlama Çabaları: Ne uluslararası toplantılarda ne de sözleşmelerde terör tanımlanabilmiştir. Uluslararası sözleşmelerde tanımdan kaçınılmış; sadece terör eylemi sayılan eylemler sayım yoluyla ortaya koyulmuş ve bu suçlardan dolayı iade yasağının işlemeyeceği ifade edilmiştir. Uluslararası metinler ve yapılan tanımlar incelendiğinde, tanımın içeriği konusundaki görüşler ne kadar farklı olursa olsun, terör eylemlerinin şu ortak unsurlara sahip olduğu görülmektedir: Örgütsel faaliyet ve bunun doğal bir sonucu olarak eylemlerdeki süreklilik, siyasi saik, eylemlerin çoğu zaman belirsiz kişileri hedef alması ve toplumdaki her bireyin bu eylemlerin mağduru olma riskinin yüksek olması, eylemlerin toplumda korku ve endişe ortamı yaratması terör eylemlerini diğer eylemlerden ayıran özelliklerdir.