Yaşlilikta Görülen Biyolojik Değişiklikler
Büyüme ve gelişmenin ileri evresi yaşlılık dönemidir. Kaçınılmaz ve geri dönüşümü olmayan evrensel ve doğal bir süreç olarak görülür.
Yaşlılıkla ilgili değişik yaklaşımlar ve tanımlamalar olmakla birlikte 65 ve üzerindeki bireyler “yaşlı” olarak değerlendirilir.
Yaşlanma sürecinde meydana gelen fizyolojik değişiklikler, her yaşlıda aynı şekildedir; ancak oluş süreçlerinde farklılıklar oluşur.
Düşük doğurganlık ve yetişkin mortalitenin azaltılması sonucu dünyanın çoğu ülkesinde nüfus yaşlanmaktadır.
Japonya doğumda en yüksek yaşam beklentisine sahip ülkedir. Türkiye, ülkelere gore ortalama yaşam süresi sıralamasında Güney Kore ve Endonezya’dan sonra dünyanın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biridir.
Yaşam Beklentisinde Farklılıklar
Ülkeler arasındaki yaşam beklentisi ile ilgili farklılıklar, yaşam boyu sağlık koşulları ve sağlık hizmet gibi faktörlerden kaynaklanır.
Sanayileşmiş ülkelerde yüz yaşında ya da daha yaşlı insanların sayısı her yıl yaklaşık % 7.0 oranında artmaktadır. Yaşam beklentisi ortalama 30 yıl artırmıştır. İleri yaşlılık dönemine kadar yaşamda genler önemli bir rol oynar.
Yüz yaşında ve daha yaşlı insanların en fazla bulunduğu ülke Amerika Birleşik Devletleri olup bunu Japonya, Çin ve İngiltere/ Galler izlemektedir.
Yaşlılık uzmanları yaşlılığı işlevsellik açısından değerlendirir. Yaş sadece kronolojik yaş olarak değil aynı zamanda biyolojik yaş, psikolojik yaş ve sosyal yaş olarak da açıklanmaktadır.
Biyolojik Kuramlar
Yaşlanmaya yönelik biyolojik kuramlar, birincil yaşlanma süreçlerini tanımlayan kuramlardır.
Mitokondrial kuram, Serbest radikal kuramı, Hücresel yaşlanma kuramı, İmmünolojik ve endokrin kuramı, DNA Hasar kuramı temel biyolojik kuramlardır. Yaşlılığa ilişkin ayrıntılı verilmeye çalışılan bu kuramların dışında başka bazı görüş ve yaklaşımlar da vardır.
Biyolojik Yaşlanma
İnsanların yaşlanması orta yaşta aniden başlamaz aslında döllenme ile başlar. Biyolojik yaşlanma tamamen normaldir.
Fiziksel değişimler yaşlanma sürecinin doğal bir sonucudur.
Yaşlanma sürecini etkileyen bireysel farklılıkların olması yaşlılığa bireysel ve biyolojik yaşlanma boyutlarını getirmiştir. Bireysel yaşlanmada günlük yaşam aktivitelerini yerine getirememe söz konusudur. Biyolojik yaşlanmada ise doku ve hücrelerde histolojik değişiklikler ve organlarda fonksiyon azalması söz konusudur.
Yaşlılıkta Oluşan Sistem Değişiklikleri
Yaşlanma ile birlikte organizmada fizyolojik ve biyolojik değişiklikler olmaktadır.
Yaşlanma sürecinde meydanda gelen fizyolojik ve biyolojik değişikliklerin çok iyi bilinmesi yaşlı bireylerdeki hastalıkların en iyi şekilde tanılanabilmesini sağlar.
Yaşlılığa bağlı olarak der, kas-iskelet, sinir, nörolojik, dolaşım, sindirim, ürogenital, bağışıklık, hematopoetik sistemlerde; görme, işitme, dokunma ve acı duyma, konuşma beceriler ile cinsellik konusunda değişiklikler görülmektedir. Yaşlılıkta, sadece çiğneme ve yutkunma zorluğu ile karşılaşılmayıp, aynı zamanda konuşmada da bozukluklar ortaya çıkmaktadır.
Yaşlanma süreci beslenmeden egzersize, zihinsel faaliyetlerden genel sağlık kurallarına uymaya kadar hayatın her alanında gerekli çabanın gösterilmesiyle yavaşlatılabilir. Yaşlanma süreci hayatın her alanında gerekli çabanın gösterilmesiyle yavaşlatılabilir.