Atılganlık ve Atılganlık Eğitimi

İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini değişik davranış biçimlerinde ifade etmesi, farklı davranış örüntülerinin ortaya çıkmasını ve bunların kategorileştirilmesini sağlamıştır. Albert Emmons, yaptığı araştırmalar sonucu çekingen, saldırgan ve atılgan olmak üzere üç çeşit davranış kalıbının olduğu sonucuna ulaşmıştır. İnsanların baskı altında, kendilerini iyi hissetmedikleri zaman gösterdikleri davranış biçimi olan çekingen davranış biçiminde bireyler içe dönük, pasif davranışlar sergilerler. İnsanların duygu ve düşüncelerini yansıtırken uygun olmayan, uyumsuz ve başkalarının haklarını çiğneyerek geliştirdikleri davranışlar saldırgan davranış biçimini ifade etmektedir. İnsan ilişkilerinde temel ve en önemli davranış biçimi olarak kabul edilen atılganlık ise bireyin duygu, düşünce ve isteklerinin ifadesi olan tüm davranışlarının sorumluluğunu üstlenebilmesidir.Atılgan kişiler, seçimlerini yaparken uygun şekilde “evet” ya da “hayır” demesini bilirler. Onlar, ne istediklerini kesin ve anlaşılır bir biçimde belirtirler. Bir şeyin yanlış olduğundan kuşkulandıklarında soru sorarlar ve açıklama isterler. Başkalarının kendilerini kullanmasına izin vermezler. Ben dilini kullanırlar; ilişkilerinde duyarlı ve hoşgörülüdürler. Etkili, sağlıklı ve uyumludurlar. Kendi yaşam kararlarını alırlar, seçimlerini yaparlar ve hedeflerini gerçekleştirirler. Olumsuz duygularını dürüstçe dile getirirler.

Atılganlık becerileri eğitimi, davranışçılık yaklaşımından gelen Lazarus (1971), Wolpe (1973) gibi kuramcı ve araştırmacılar tarafından başlatılmış, daha sonra ise bilişsel -davranışçı kuramı benimseyenler tarafından geliştirilmistir (Allen, 1995). Genel olarak duygu ve düşüncelerini uygun şekilde ifade etmede zorlanan, kendisini ifade ederken kaygı yaşayan, kişiler arası ilişkilerde haklarını bilmeyen ya da savunmakta zorlanan bireylere sunulan (Alberti ve Emmons, 1998) atılganlık becerileri eğitimi, kişiler arası etkileşimi gösteren rol oynama, gevşeme eğitimi, atılgan düşünce, davranışın pekiştirilmesi ve uygun davranışın model alınması gibi temel konuları içermektedir.

Atılganlık, başkalarını küçük görmeden, onların haklarını çiğnemeden bireylerin kendi haklarını koruyabilmeleri için geliştirilen bir çeşit kişiler arası ilişkiler biçimidir (Alberti ve Emmons, 1976; Phelps ve Austin, 1997). Çekingen ve saldırgan davranış biçiminin aksine atılganlık, uyumlu ve sağlıklı bir davranış biçimidir. Atılganlıktaki temel anlayış, insanların eşitliği gözeterek, başkalarının haklarının da olduğunu bilerek davranmaları ve kendi isteklerini gerçekleştirmeleridir. Bu anlayış, insanlar arasında güven, sıcaklık, yakınlık ve sevgi gibi bağların oluşmasını ve bireylerin kendilerini ifade etmelerini sağlar.

Lazarus (1973) atılgan davranışın dört ayrı tepki sınıfı içinde bölünmüş olduğunu göstermiştir;

  1. Hayır diyebilme yeteneği,
  2. Dilekte bulunma ve rica etme yeteneği,
  3. Olumlu ve olumsuz duygularını ifade etme yeteneği,
  4. Genel konuşmaları başlatma, sürdürme ve sonlandırma yeteneği (Uğur, 1996).

Atılganlık, başkalarını küçük görmeden, onların haklarını çiğnemeden bireylerin kendi haklarını koruyabilmeleri için geliştirilen bir çeşit kişiler arası ilişkiler biçimidir (Alberti ve Emmons, 1976; Phelps ve Austin, 1997). Çekingen ve saldırgan davranış biçiminin aksine atılganlık, uyumlu ve sağlıklı bir davranış biçimidir. Atılganlıktaki temel anlayış, insanların eşitliği gözeterek, başkalarının haklarının da olduğunu bilerek davranmaları ve kendi isteklerini gerçekleştirmeleridir. Bu anlayış, insanlar arasında güven, sıcaklık, yakınlık ve sevgi gibi bağların oluşmasını ve bireylerin kendilerini ifade etmelerini sağlar.

Lazarus (1973) atılgan davranışın dört ayrı tepki sınıfı içinde bölünmüş olduğunu göstermiştir;

  1. Hayır diyebilme yeteneği,
  2. Dilekte bulunma ve rica etme yeteneği,
  3. Olumlu ve olumsuz duygularını ifade etme yeteneği,
  4. Genel konuşmaları başlatma, sürdürme ve sonlandırma yeteneği (Uğur, 1996).

Atılganlık Eğitimi

Atılganlık becerileri eğitimi, davranışçılık yaklaşımından gelen Lazarus (1971), Wolpe (1973) gibi kuramcı ve araştırmacılar tarafından başlatılmış, daha sonra ise bilişsel -davranışçı kuramı benimseyenler tarafından geliştirilmiştir (Allen, 1995).

Genel olarak duygu ve düşüncelerini uygun şekilde ifade etmede zorlanan, kendisini ifade ederken kaygı yaşayan, kişiler arası ilişkilerde haklarını bilmeyen ya da savunmakta zorlanan bireylere sunulan (Alberti ve Emmons, 1998) atılganlık becerileri eğitimi, kişiler arası etkileşimi gösteren rol oynama, gevşeme eğitimi, atılgan düşünce, davranışın pekiştirilmesi ve uygun davranışın model alınması gibi temel konuları içermektedir (Wolpe, 1973).