Adölesan Döneminde Duygusal Ve Sosyal Gelişim

Duyguların gelişimi hayat boyu devam eder. Duygusal gelişimi etkileyen etmenler, yaş, fiziksel gelişim, bilişsel gelişim ve bireyin karşılaştığı fiziksel, sosyal ve çevresel yaşam olaylarıdır.

Bu dönemdeki duygusal gelişimin temel özellikleri; duygularda dalgalanma ve çelişkili duyguların aynı anda yaşanması; duyguların yoğunluğundaki artış; utanma ve çekingenlik gösterme; aşırı hayal kurma; tedirgin, huzursuz olma ve çabuk heyecanlanma; sık sık yalnız kalma isteği ve çalışmaya karşı isteksiz olmadır.

Çocukluk döneminden farklı olarak adölesan dönemde duygular kadar duyguların ifade ediliş biçimleri de değişir. Çocuklar genellikle duygularını daha doğrudan ve daha açık davranışlarla çoğunlukla da o anda ifade ederken adölesanlar, duygularını maskeleyebilir veya dolaylı yollardan ifade edebilirler.

Adölesan dönemde duygusal ve sosyal gelişim açısından yerine getirilmesi gereken temel gelişim görevleri; aileden ayrılarak bağımsız bir kimlik oluşturma sürecini tamamlamak; çeşitli sosyal gruplara dâhil olmasını, bu ayrı gruplardaki farklı rolleri ve kendi rolünü öğrenmek; başkalarına ve topluma karşı olan ödevlerini kavrayacak şekilde bir vicdan ve ahlak anlayışı, değerler sistemi geliştirmek; meslek sahibi olmak için girişimde bulunmak; evlilik ve aile yaşamına hazırlanmaktır.

Adölesan dönemde, aile ile adölesan arasında tartışmaların yaşanması normaldir. Bu dönemde aileler, adölesanın ihtiyacına uygun olarak kuralları esnetebilmeli ve destekleyici bir ortam yaratabilmelidir.

Arkadaş grubu bu dönemde önemli hale gelir. Aileden bağımsızlaşmaya çalışan adölesan arkadaşlarından duygusal destek ve doyum bulmayı bekler. Bu nedenle, arkadaş çevresinin olumlu model oluşturabilecek kişilerden oluşması önem taşımaktadır.

Bu dönemdeki önemli bir başka gelişim görevi de bir vicdan ve ahlak anlayışı, değerler sistemi geliştirmektir. Ancak, ahlak kurallarının baskıcı bir anlayışla öğretilmeye çalışılması doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bunun yerine onunla tartışmak ve konuşmak daha etkili olacaktır.

Kişinin gelecekteki yaşam tarzını belirlenmesinde dönüm noktası olan mesleğini seçmesi; doğru ve isabetli karar vermesi tüm hayatının kalitesini ve mutluluğunu etkiler. Bu nedenle adölesanın meslek seçimine doğru biçimde yönlendirilmesi önem taşımaktadır.

Zaman yönetimi; bireylerin zamanı daha etkili kullanmasına odaklanır. Bu kavram, işin en uygun ve üretici biçimde yapılmasına odaklanır. Zamanı yönetmek bir yaşam tarzıdır. Bu nedenle bunun adölesan dönemde öğrenilmesi, yaşamın sonraki dönemlerinde başarılı olmak için önem taşımaktadır.

Adölesan dönem fiziksel açıdan hızlı bir gelişmenin olduğu dönemdir. Artık çocukluk hastalıkları geride kalmıştır ve beden güçlenmeye devam etmektedir. Bu anlamda pek çok fırsatları içerir. Ancak, fiziksel değişime uyum sağlamak kolay olmamaktadır. Özellikle de birey kendini destekleyecek bir sosyal çevre içinde değilse, adölesan dönem boyunca pek çok riskle karşılaşması söz konusu olabilmektedir.

Adölesan dönemde duygusal ve sosyal gelişim açısından karşılaşılabilecek risklerden en sık karşımıza çıkanlar, intihar girişimleri, bağımlılık yapıcı maddeleri kullanma, erken evlenme (ya da evlendirilme), ruh sağlığı bozukluklarıdır.

Adölesanların bu risklerden korunabilmesi için destekleyici, kabul edici ve geliştirici bir aile çevresine ve yakın çevreye ihtiyaçları bulunmaktadır.