İnsan Davranışı ve Sosyal Çevrede Teorik Çerçeve Yaşam Olayları Davranışı Değerlendirme Modeli ve Sistem Kuramı
Sosyal hizmet uzmanları gerek karar alma gerekse problemlerin çözümü konusunda insanlara yardımcı olurlar. Bu yardım etme sürecinde yer alan adımlardan birisi – ve bu bölümün odak noktası –değerlendirmedir. Değerlendirme sürecini “görüldüğü biçimi ile tanımlanmış bir problem ya da sorunu etkileyen değişkenlerin sorgulanması ve belirlenmesi” şeklinde tanımlamak mümkündür.
Değerlendirme, bir problemin nasıl çözülebileceği ya da bir durumun nasıl geliştirilebileceği ile ilgili çerçeveyi belirler. İnsanların, iç ve dış uyarıcılar karşısında göstermiş olduğu tepkilere “davranış” denir. İnsan davranışları, farkında olunsa da olunmasa da belli bir amaca yöneliktir. İnsan davranışlarını belirleyen etkenler çeşitlilik göstermektedir.
Davranışın bu belirleyicileri evrimsel ve birey oluşsal (fiziksel ve psiko-sosyal yaşam koşulları) şeklinde incelenmektedir. Sosyal hizmetin insan davranışı ve sosyal çevre konusundaki yaklaşımları sistem kuramı, ekolojik, güçlendirme ve davranış değerlendirme yaklaşımları şeklindedir.
Sosyal hizmet müdahale sürecinde doğru değerlendirme kritik bir öneme sahiptir. Bir problem ya da durum ile ilgili bilgi toplanmalı ve analiz edilmelidir. Durum ne olursa olsun, nasıl ilerleneceği konusunda etkin kararlar almak için dikkatli bir biçimde düşünülmesi gerekir. Değerlendirme aynı zamanda temel bilgiyi ve insan davranışları hakkında önermeleri gerektirir.
Davranış dinamiklerini değerlendirme modeli, insanlar ve çevre arasındaki etkileşimin üç temel boyutunu odak almaktadır. Bu üç boyut, değerlendirmenin amaçlarını anlamak için dinamik bir anlayış sağlamaktadır. Model; ilk olarak, normal gelişimin kilometre taşlarını göz önünde bulundurmaktadır. İkinci odak, yaşam boyunca meydana gelebilecek ortak yaşam olaylarına vurgu yapmaktadır. Son olarak; üçüncü odak, insan farklılığı ve bu farklılığın insan davranışına etkileri ile ilgilidir.
Bir sistem işlevsel bir bütün oluşturmak için birbirleri ile etkileşim içinde bulunan bir unsurlar grubudur. Bireyi kuşatan çevreyi sistemler şeklinde ele aldığımızda mikro, mezzo ve makro sistemler karşımıza çıkmaktadır. Mikro sistem sorun sahibi bireyin kendisidir. Mezzo sistem, bireyin yakın çevresini oluşturan ve toplumla ilişki kurmasında aracı olduğu düşünülen sistemlerdir. Bu sistem içine aile, yakın arkadaşlar ve küçük gruplar dâhil edilebilir. Makro sistem ise, topluluklar ve toplumdaki örgütlerdir. Dolayısıyla, bu sistemler, sistemlerin yarattığı sorunlar, bu sorunların bireye yansımaları ve bireyin bu sistemlerle etkileşimi sosyal hizmet kapsamında yer alır. Sosyal hizmet; birey, aile, grup, örgüt ve topluluk düzeyinde değişimi hedefler. Sosyal hizmet uzmanları bu değişimi gerçekleştirirken müracaatçı grubunun hangi sistem içerisinde yer aldığını ve içinde yer alınan sistemin çevresindeki sistemleri bilmek zorundadır.
Sosyal hizmet uygulaması genellikle birkaç temel adımı içerir. İlk olarak, problem ya da durum incelenir ve anlaşılır. Başka bir deyişle problemli durumun ilk değerlendirmesi yapılır. İkinci olarak, içinde amaçların net bir biçimde seçildiği ve tanımlandığı eylem planı geliştirilir. Üçüncü olarak, planın gerçek uygulaması gerçekleşir. Bunun içinde bir bireye danışmanlık sunmak yer alabilir ya da müracaatçıların gereksinimlerinin daha iyi karşılanması için politikaların düzenlenmesi olabilir. Dördüncü olarak, problemi çözme yönündeki girişim değerlendirilir. Müracaatçı ile ilgili olarak oluşturulmuş olan hedefler ne oranda karşılanmıştır? Beşinci olarak, sürecin sona erdirilmesi ve neyin başarıldığının özetlenmesi yer alır.