Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Faaliyetinde Taşeron ve Diğer Direkt Giderlerin Muhasebeleştirilmesi

İnşaat işinin belli kısmının yapımını müteahhide karşı üstlenen, alanında uzmanlaşmış gerçek ve tüzel kişilere, taşeron denir. Diğer bir ifadeyle taşeron; alt işveren, alt işletici gibi isimler ile de anılan genellikle bir işin veya işin bir kısmını gerçekleştirmek ya da işverenin sözleşmesindeki tüm yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla anlaşma imzalayarak üstlenen diğer yüklenicidir.

İnşaatların belli bölümlerinin yapımı için uzmanlaşmış elemanlara ihtiyaç duyulması, özellikle inşaatlarda kullanılan iş makinelerinin ve diğer araç gereçlerin finansmanının büyük tutarlara ulaşması, inşaat işletmelerinin, inşaatların belli bölümlerini başkalarına yaptırmalarına neden olmaktadır.

Yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetlerinde inşaatı yapan işletme, başkası adına inşaatı yapmakta ve teslim etmektedir. Bu nedenle, yapılan işlem bir hizmet üretimi şeklinde kendisini göstermektedir.

Yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetlerinde bulunan işletmelerde, taşeronlara yaptırılan işler, direkt işçilik ve direkt ilk madde ve malzeme giderleri gibi direkt bir gider olarak kabul edilmekte ve inşaat maliyetlerine doğrudan yüklenebilmektedir.

Taşeronlara yaptırılan inşaat işlerinde, taşeronun üstlendiği inşaat ve onarım işinin yapım süresi, vergilendirme açısından önemlidir. Taşeronun yapacağı inşaat ve onarım işinin başlama ve bitimi, birden fazla takvim yılını kapsıyor ise; iş, Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nun 42. maddesi gereği yıllara yaygın inşaat ve onarım işi olarak değerlendirilmekte ve hem hak ediş hem de avans ödemelerinden GVK’nın 94. maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK)’nun 15. maddesi gereği % 3 vergi kesintisi söz konusu olmaktadır. Burada, taşeronun üstlendiği inşaat işinin, müteahhit işletmeye karşı üstlenmiş olduğu bir inşaat işi olması ile yap-sat inşaat işi yapan bir işletmenin inşaat işi olmasının ve inşaatın kamu kurumuna veya özel sektör kuruluşuna ait olmasının önemi yoktur. Vergilendirme açısından önemli olan, taşeronun üstlendiği inşaata ait kısmın, sözleşmeye göre hangi sürede tamamlanıp teslim edileceğidir.

Müteahhitler, taşeronlara yaptırılan işlerinden dolayı, iki tür ödemede bulunurlar. Bunlardan birincisi, “avans” şeklinde yapılan ödemeler, ikincisi de yaptırılan işin bitiminde düzenlenen fatura karşılığında yapılan ödemelerdir. İşin bitiminde yapılacak ödemeden, işin devamı süresince ödenen avanslar mahsup edilmektedir.

Bir paranın ödenmesini isteme hakkını temsil etmekten ziyade, mal veya hizmet isteme hakkını temsil eden ve normal olarak bir mal veya hizmetin maliyetine dönüşecek olan önceden verilmiş paralara, avans denir. Diğer bir ifadeyle avans; henüz satılmamış bir mal, ifa edilmemiş bir hizmet veya yerine getirilmemiş bir taahhüt için ileride yapılacak herhangi bir ödemeye mahsuben yapılan bir ön ödemedir.

Yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetlerinde bulunan işletmelerde, taahhüt konusu inşaat ve onarım işinin bir kısmının ya da tamamının taşeronlara yaptırılması durumunda, taşeronlara verilen avansların proje bazında izlenmesi gerekir.

Yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetlerinde yapılan iş, hizmet üretimi şeklinde kendisini göstermektedir. Dolayısıyla üstlenilen işler teslim edildiğinde %18 KDV hesaplanmaktadır. Ancak, avans ödemeleri, gerçekleştirilen bir teslim veya hizmet karşılığını oluşturmadığından KDV’ye tabi değildir.