Sivil Havacılık Güvenliği ile İlgili Antlaşmalar ve Ulusal-Uluslararası Örgütler
Sivil Havacılık Güvenliği Otoriteleri
Devletler için birçok açıdan bir ihtiyaç hâline gelen sivil havacılık sektörü, devletlere ekonomik ve itibar açısından çok şey kazandırmaktadır. Buna ek olarak, emniyet ve güvenlik gibi hususlarda yeteri kadar hassas davranılmazsa, sivil havacılığa yapılacak saldırılar devletlere ekonomik ve itibar açısından oldukça çok şey kaybettirme potansiyeline de sahiptir.
Uluslararası Otoriteler
1925 senesinde yine Fransa devletinin isteği üzerine Paris’te Özel Hava Hukuku Konferansı düzenlenir.
Bu konferansta Özel Hava Hukuku oluşturulması için orijinali Comité International Technique d'Experts Juridiques Aériens (CITEJA) olarak adlandırılan, Uluslararası Hava Hukuku Teknik Uzmanları Komitesi oluşturulmuştur. Bu komite ilk toplantısını 27 ülkenin katılımı ile gerçekleştirmiş ve be toplantıda çeşitli konular üzerinde çalışılmak üzere 4 adet komisyon kurulması kararı alınmıştır.
Bu komisyonların çalışmaları neticesinde 1929 senesinde Varşova’da bir başka konvansiyon toplanmış ve CITEJA’nın teklif ettiği antlaşma 23 ülke tarafından imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Uluslararası Sivil Havacılık Kanunları yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla CITEJA’nın asıl başarısı, havacılık hukukunun resmi temellerini atmış olmasıdır.
1944 senesinde ise Chicago’da Uluslararası Sivil Havacılık Konferansı düzenlenmiştir. Bu konferansta temel olarak Paris Konferansındaki kararlar temel alınmıştır ve bunların yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi hedeflenmiştir. CITEJA’nın yerini alacak yeni bir kuruluşun oluşması için ilk adım atılmıştır ve bu kuruluşun adı Geçici Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (PICAO) olarak belirlenmiştir.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü
Annex 17’nin ortaya çıkması ile, ICAO, üye devletlerine uluslararası güvenlik tedbirlerini uygulamalarını desteklemek için kılavuz materyal da sağlamıştır. Bu materyal, orijinal adı Security Manual for Safeguarding Civil Aviation Against Acts of Unlawful Interferenece olan Yasadışı Müdahale Eylemlerine Karşı Sivil Havacılığı Korumak İçin Güvenlik El Kitabı olarak Türkçeye çevrilen DOC 8973’tür.
Avrupa Sivil Havacılık Konferansı
ECAC, 1955 senesinde kurulmuştur. Hükümetler arası bir organizasyon olan ECAC, üye devletleri arasında sivil havacılık politikalarının ve pratiklerinin uyumunu sağlamaya çalışmaktadır. Aynı zamanda üye devletler ile dünyanın geri kalanının havacılık politikaları arasında bir anlayış geliştirmek adına çalışmaktadır.
Adından da anlaşılacağı gibi, ECAC’ın odak noktası Avrupa devletleridir. ECAC’ın günümüzde 44 üyesi vardır. Avrupa’nın en eski ve en geniş sivil havacılık örgütü olan ECAC, aşağıda listelenen alanlarda Avrupa hava yolu taşımacılığının sürekli gelişimini sağlamayı hedeflemektedir.
ECAC’a üye tüm 44 üye devletin kabul ettiği ve uyguladığı DOC 30, ECAC’ın hazırladığı Havacılık Güvenlik Tedbirleri el kitabıdır. DOC 30 dokümanı içeriği her türlü ulusal ve uluslararası havalimanı seviyeleri için güvenlik hükümleri içermektedir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü
1954 senesinde Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde kurulan Sivil Havacılık Dairesi Başkanlığı, 1987 senesinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü olarak yenilenmiştir. 2005 senesinde ise 5431 sayılı kanun ile finansal açıdan özerk hâle gelmiş ve günümüzdeki yönetim şekline ulaşmıştır.
Sivil Havacılık Güvenliği Antlaşmaları
İkiden fazla ülkenin taraf olduğu, sivil havacılığın güvenliğini konu alan havacılık antlaşmaları ilk kez 1944 senesinde Chicago Konvansiyonu sonrasında imzalanmıştır. Bu antlaşmadaki güvenlik ile alakalı içerik ise ne yazık ki doğrudan güvenlik meseleleri ile ilgili olmamıştır.
Chicago Sözleşmesi
1944 senesinde toplanan ve günümüzde dahi Uluslararası Sivil Havacılık Hukuku’nun en önemli dayanağı olarak kabul edilen Chicago Konvansiyonu’nda havacılığın birçok alanını etkileyen birçok karar alınmıştır. Bu kararlar 1947 senesinde taraf olan ülkelerin hepsinin imzalaması ile birlikte yürürlüğe girmiştir.
Chicago Konvansiyonu sonrasında alınan kararlar ile kurulan ICAO, bu saldırıların artması ile birlikte çalışmalara başlamış ve 1974 senesinde Güvenlik konulu ek olan Annex 17’yi yayınlamıştır.
Annex 17’ye ek olarak ICAO’nun çalışmaları neticesinde ortaya çıkan bir diğer kaynak doküman DOC 8973 Yasadışı Müdahale Eylemlerine Karşı Sivil Havacılığı Korumak İçin Güvenlik El Kitabı olmuştur. Bu doküman ise ilk olarak 1971 senesinde yayınlanmıştır.
Tokyo Konvansiyonu
Tokyo konvansiyonu (1963) sonrası imzalanan sözleşme, Uçaklarda İşlenen Suçlar ve Diğer Bazı Eylemlere İlişkin Sözleşme olarak geçmektedir.
Lahey Konvansiyonu
Lahey konvansiyonu (1970) sonrasında imzalanan sözleşme, Uçakların Kanun Dışı Yollarla Ele Geçirilmesi Dair Sözleşme olmuştur.
Montreal Konvansiyonu
Montreal konvansiyonu (1971) sonrası imzalanan sözleşmenin adı Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme olmuştur.
Bu sözleşmesinin en önemli tarafı, uçaklara karşı saldırı ve sabotaj eylemleri tanımına uçuş operasyonu esnasında kalıbının eklenmesi olmuştur. Uçuş operasyonu, uçağın uçuş amacı ile hazırlıklara başlanıp herhangi bir personelin uçağa bindiği andan, uçuşunu tamamlayıp tüm yolcuları ve personeli indirdiği ana kadar geçen süreyi kapsamaktadır.
Pekin Konvansiyonu
Pekin konvansiyonu (2010) sonrasında Uluslararası Sivil Havacılığa İlişkin Yasadışı Eylemlerin Önlenmesi Hakkında Sözleşme imzalanmıştır.
14 Haziran 2018 tarihinde Türkiye’nin de antlaşmaya taraf olarak katılmasının ardından, Pekin Sözleşmesi 1 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.