Havacılık Güvenliği Kavramı ve Tarihsel Gelişimi

Havacılıkta Güvenlik Kavramı

Hava yolu taşımacılığında çoğu zaman emniyet ve güvenlik kavramları karışmaktadır. Havacılıkta emniyet kavramı, tüm havacılık faaliyetleri esnasında karşılaşılabilecek her türlü riskin değerlendirilip, bu risklerin ortaya çıkma sıklığının kabul edilebilir seviyede tutulmasına işaret eder. Dış etmenler ile iç içe olan bu sektörde sıfır risk ihtimali olmadığı için esas hedef, riskleri kabul edilebilir seviyede tutmaktır. Buna ek olarak, riskler ortaya çıktığında ise yaratacağı hasarı minimumda tutabilecek önlemleri alabilmektir.

Güvenlik

Hava yolu taşımacılığının ele aldığı şekliyle, güvenlik kavramının ne olduğunu en iyi şekilde ICAO’nun tanımı ile anlayabiliriz. ICAO güvenliği “Kanunsuz engelleme, müdahale etme eylemlerine karşı sivil havacılığı koruma sağlama. Bu koruma amacı alınan tedbirler, personeller ve maddi araçların birleşimi ile sağlanır.” şeklinde tanımlamıştır.

ICAO’nun bahsettiği kanunsuz engelleme, müdahale etme eylemlerinin bazıları ise aşağıda verilmiştir:

  • Kanunsuz bir şekilde uçağa el koyma
  • Operasyon sırasında uçağın imha edilmesi Havalimanında ya da uçağın içerisinde rehine hadisesi
  • Uçakta ya da havalimanında silah, tehlikeli alet ya da suç işleme niyeti ile herhangi bir malzemenin gösterilmesi
  • Operasyon esnasındaki bir uçağın, öldürmek, ölümcül yaralanmaya yol açmak, çevreye ya da herhangi bir mülkiyete ciddi zarar vermek için kullanılması
  • Havaalanında ya da sivil havacılık mülklerinde, havadaki ya da yerdeki bir uçağın, yolcuların, uçuş ekibinin, yer personelinin ya da halkın emniyetini tehlikeye sokacak yanlış bilgi iletmek

Turizm sektörü hiç olmadığı kadar aktif durumda ve turizm amacıyla seyahat eden kişilerin %90’ı, hava yolu taşımacılığının sağladığı hız, konfor ve emniyet sayesinde hava yolu taşımacılığını tercih etmektedir.

Havacılık Güvenliğine Yönelik Tehditler

Hava yolu taşımacılığının güvenliğini tehlikeye sokacak tehditlerin tanımlanması ve sınıflandırılması önemlidir. Tehditlerin hedef aldığı spesifik noktaların tespit edilmesi, bu tehdidi bertaraf edecek görevlilerin zaman ve enerjilerini doğru kullanmaları için önemlidir.

  • Biyolojik saldırılar
  • Bir uçağın bombalanması
  • Hava meydanlarında toplu katliamlar
  • Park hâlindeki uçağa saldırılar
  • Biyolojik saldırılar
  • Hava meydanlarının bombalanması
  • Bir uçağın bombalanması

Terörist Faaliyetler

Teknolojik gelişmeler ve özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında yoğun yatırımlar sayesinde hızla gelişen ve en emniyetli taşımacılık şekli olan hava yolu taşımacılığına yönelik tehditler de aynı oranda artmıştır.

İdeolojik talepleri kabul ettirmek maksadıyla kişileri, grupları, toplumu ve hükümeti yıldırmak amacıyla sistematik olarak öldürme, zarar verme ya da öldürme ve zarar verme ile tehdit etme şeklinde tanımlanabilecek terör, havacılığı da kendisine hedef olarak seçmiştir.

Siber Saldırılar

Günümüzde sivil havacılık operasyonları çok büyük oranda internete bağlı elektronik sistemler ile kontrol edilmekte ve yönetilmektedir. Dünya çevresindeki uydular ve yeryüzüne konuşlandırılmış elektronik seyrüsefer cihazları sayesinde, havacılık günümüzde en emniyetli ulaşım şekli olmuştur. Ek olarak, havalimanlarındaki kamera vb. şekilde güvenliği sağlayan elektronik sistemlerin kontrolünün de kötü niyetli insanların eline geçmesi,havalimanlarına gerçekleştirilecek saldırıların büyük oranda önünü açabilir.

Sivil havacılık sektörü genel olarak dünya genelinde devletlerin kontrolü altındadır. Bu sektöre yatırım yapan şirketler de büyük paralar harcamaktadır. Dolayısıyla siber saldırılara karşı geliştirilecek önlemler büyük oranda alınmaktadır. Buna rağmen başarılı olan her siber saldırı, siber güvenliğin daha sağlam bir şekilde yeniden yapılanmasını sağlamaktadır.

Altyapı Tesislerine Yönelik Saldırılar

Sivil havacılıkta altyapı dendiği zaman genellikle akla havalimanı işletmeleri ve hava yolu şirketleri dışında kalan hemen her sektör elemanları gelmektedir. Bu açıdan baktığımız zaman hava trafik kontrolünü sağlayan tesislere, hava aracı bakımını yapan şirketlere ve hava yolu taşımacılığının emniyetli bir şekilde sağlanmasını sağlayacak akla gelebilecek her altyapı tesisine karşı yapılacak saldırılar da teröristlerin hedefleri arasındadır.

Havacılık Güvenliğinin Tarihsel Gelişimi

1960 ile 1990 seneleri arasında ise sivil havacılığı hedef alan çok sayıda terörist eylem gerçekleşmiştir. Bu uçak kaçırma ve düşürme vb. eylemler, havacılık güvenliğinin yeniden ele alınmasına yol açmıştır.

Bu tarz saldırılar sonrasında havacılıkta güvenliğini, uluslararası alanda iş birliği ile sağlamak ve sağlama almak sebebiyle sırasıyla aşağıdaki konvansiyonlar toplanmış ve çeşitli kararlar alınmıştır.

  • Tokyo Konvansiyonu (1963)
  • Lahey Konvansiyonu (1970)
  • Montreal Konvansiyonu (1971)
  • Montreal Konvansiyonu (1988)
  • Montreal Konvansiyonu (1991)

Bu dönemde, ICAO ise güvenlik standartları ve uygulamaları üzerine geliştirdiği ek olan Annex 17’yi 1974 senesinde yayınlamıştır.

2001 senesinde gerçekleştirilen 11 Eylül saldırıları sonrasında ise, havacılık sektöründeki güvenliğin hâlen yetersiz olduğu görülmüş ve yeni önlemler alınmaya başlanmıştır.

ICAO 2005 senesinde “Havacılık Güvenliği El Kitabı” yayınlamıştır.

2010 senesinde Pekin’de “Yeni Sivil Havacılık Konvansiyonu” toplanmıştır.

2010 senesinde Pekin’de, 1970 senesinde Lahey’de alınan kararlar iyileştirilmiştir.