Havacılıkta Emniyet Kavramı
Sadece havacılık sektöründe değil, başta nükleer enerji ve petrol tesisleri olmak üzere diğer tüm enerji sektöründe, insan sağlığını doğrudan ilgilendiren kimyasal ya da biyolojik araştırma ve üretim faaliyetlerinde, uzay uçuşları gibi yüksek maliyetli ve ileri teknolojik aktivitelerde, emniyet yönetimi başta ve olmazsa olmaz bir unsurdur .
Havacılık kültürü temelde uçamaya olan ilgimiz ve merakımızdan kaynaklanmaktadır. Bu manâda havacılılık kültürü, sadece pilotların değil, uçak bakım teknisyeninin, yer hizmetleri çalışanının, hava trafik kontrolörünün, uçuş meraklılarının ve hattâ havacılık sevdalısı olup uçmayan insanların da sahip olabileceği; buna karşılık sistemin içinde rol aldığı halde konuya mekanik yaklaşan bazı yöneticiler ve şirket sahiplerinin sahip olamayacağı bir şeydir .
Doğrudan ya da dolaylı olarak, hava aracı faaliyetleri (operasyonları) ile ilgili ortaya çıkacak istenmeyen olayları yaratma potansiyeli taşıyan her türlü faktör (durum, koşul, eylem gibi) potansiyel tehlike olarak adlandırılır .
Buna göre havacılık emniyeti (aviation safety), tüm havacılık faaliyetlerinin; gerçek hayat şartlarında, bilinen tüm risk faktörlerinin ortaya konulduğu ve kaçınıldığı kabul edilebilir risk seviyesinde gerçekleşmesidir .
Emniyet; kişilerin veya mülkün zarar görme olasılığının, sürekli bir tehlike tanımlama ve emniyet riski yönetimi süreci aracılığıyla kabul edilebilir bir seviyeye indirildiği, bu seviyede veya daha altında tutulduğu durumdur.
Yıllar içinde ölümcül kaza sayıları ve kayıplar hızlı bir şekilde azaldı. 2000’li yılların başlarında her 1 milyon ticari tarifeli sefer kalkışında 4’ün üzerinde seyreden hava yolu kaza oranları önemli derecede azaldı, 2,5’lara geriledi.
. Kural ve prosedürleri uygulayarak elinden gelenin en iyisini yapan, ancak hedefi ne ulaşamayan bir personel “hata” yapmış olmaktadır.
Diğer yandan, kural ve prosedürlere bilinçli olarak uymayan personel için “ihlal” söz konusu olmaktadır.
Kaza: Ölümle, yaralanmayla ya da hasarla, ekipman ya da mal kaybıyla sonuçlanan planlanmayan olay ya da olaylar serisidir Özet, özet şablonuna yerleştirilmelidir.
Reaktif yaklaşım, olay ve kazalar olduktan sonra kök neden analizleri yaparak olay ve kazaların ana nedenlerinin bulunmasında kullanılır. Geleneksel bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımda kazaların ve sistem bozukluklarının incelenmesi esastır.
Proaktif yaklaşım ise çağdaş bir yaklaşımdır. Sistem bozukluğundan çok emniyet yönetim sisteminin incelenmesine risk değerlendirme ve emniyet kültürüne odaklanılır. Olay ve kazalar olmadan önce risk ve tehditlerin tanımlanması, analizi ve değerlendirilerek yönetilmesi için kullanılır.
Emniyet Yönetim Sistemi “SMS” en basit şekliyle, havacılık kuruluşlarının faaliyet çevrelerinde bulunan tehlikelerin sonuçlarının getirdiği emniyet risklerini kontrol edebilmek için kullandığı bir alet çantasına benzetilebilir.
Havacılık kuruluşları tarafından sistemin tanımı yapıldıktan sonra, sistem içerisindeki emniyet açıklarının ortaya çıkarılması ve analiz edilmesi gerekmektedir. Söz konusu analize GAP analizi (Boşluk Analizi) adı verilmektedir