Nefrolojik Aciller

Nefronun görevi kandaki maddelerin filtrasyonunu, geri emilimini, sekresyonunu sağlayarak idrar oluşumunu gerçekleştirmektir. Oluşan idrar üreter denilen kanalla aktarıldığı mesanede birikerek üretra yardımıyla dışarı atılır. Böbreklerin idrar oluşumu yanında birçok görevi vardır. Böbreklerin ana görevleri şunlardır:

1. Vücut için gerekli olan sıvının ve elektrolitlerin dengesini sağlamak: su, sodyum, potasyum, hidrojen, bikarbonat, kalsiyum, fosfor, magnezyum vs

2. Vücutta kullanılmış metabolik ürünlerin atıklarının atılımını sağlamak: üre, ürik asit, kreatinin vs.

3. Bazı ilaçların ve toksinlerin etkisiz hâle (detoksifikasyon) getirilerek son ürünü ile beraber atılımını sağlamak.

4. Vücutta bulunan hücre dışı sıvıların (ekstrasellüler sıvı) dengesini sağlarken kan basıncını düzenlemek için hormonal sistemleri çalıştırmak: renin-anjiotensin, renal kallikrein-kinin sistemi vs.

5. Çeşitli sistemler üzerine etkili hormonların üretimini sağlamak: eritropoietin, D vitamini vs.

6. Bazı hormonların parçalanarak atılımını sağlamak: İnsülin, glukagon, parathormon, kalsitonin, büyüme hormonu vs.

7. Vücut metabolizmasını düzenlemek.

Böbrek Yetmezliği Böbreklerin vücuttan üre gibi diğer atıkları atması gerekirken atamaması sonucunda hastalarda klinik bir tablo oluşur. Bu klinik tablo sağlıklı insanlarda aniden ortaya çıkabileceği gibi, kronikleşmiş böbrek yetmezliği olan hastalarda alevlenmeler şeklinde de ortaya çıkabilir. 3 tipi vardır: Prerenal yetmezlik, renal yetmezlik, postrenal yetmezlik.

Böbreklerde oluşan hasarın kalıcı olmasına göre böbrek yetmezlikleri ikiye ayrılır.

  • Akut Böbrek Yetmezliği
  • Kronik Böbrek Yetmezliği

Akut Böbrek Yetmezliği Sebepleri

Prerenal yetmezlik sebepleri:

  • Azalmış kardiyak output (kalbin pompalama gücü)
  • Myokardiyal iskemi/infarkt
  • Kalp kapak hastalıkları
  • Kardiyomyopati
  • Perikardiyal tamponad
  • Yüksek output yetmezliği
  • Hipovolemi
  • Kan kaybı
  • Kusma/diyare
  • Diüretikler
  • Postoperatif diürez
  • Sıvı sekestrasyonu (siroz, pankreatit, yanıklar, genel anestezi, septik şok)

Renal yetmezlik sebepleri:

Vasküler sebepler ve iskemi: Böbrek damarlarına ait tromboz, trombotik trombositopenik purpura, dissemine intravasküler kuagulasyon (DİK), ciddi hipertansiyon, hemeolitik üremik sendrom.

Glomerüler nedenler: Akut glomerulonefrit, glomerul tutulumla giden bazı hastalıklar (sistemik lupus eritematozus vb.)

Tubulointertisyel nedenler: İskemik akut tubulo nekrozlar, rabdomiyoliz, ilaçlara ve toksinlere bağlı tübüler hasar ( kontrast maddeleri, aminoglikozit benzeri antibiyotikler, ağır metaller), akut intertisyel nefrit, otoimmün hastalıklar, enfeksiyoz ajanlar.

Postrenal yetmezlik sebepleri:

Penis ile ilgili lezyonlar: fimozis, meatal stenoz, üretral darlık

Prostat büyümesi

Üst üriner sistem veya üretral hastalıklar: taş, tümör, darlık, veziko üretral reflü.

Kronik Böbrek Yetmezliği: Kronik böbrek yetmezliği renal fonksiyonun geri dönüşümsüz bir şekilde kaybı ile karakterize bir durumdur. Kronik böbrek hastalarının (KBY), altta yatan etiyolojik nedenleri arasında en sık neden olarak diyabetes mellitustur (% 36,45).

Crush Sendromu

Ani gelişen ekstremite travmaları ya da göçük altında kalma gibi doku hasarı yapacak herhangi bir nedene bağlı olarak dokularda oluşan rabdomiyolizin medikal ya da cerrahi komplikasyonlara götürebileceği bir süreçtir. Crush’ın Türkçe karşılığı ezilmedir. Rabdomiyoliz, kasların travma varlığında ya da travma olmaksızın çeşitli sebeplerle hasarlanması ve bu hasar sonucunda kas dokusu yıkım ürünlerinin kan dolaşımına geçmesidir. Bu yıkım ürünleri böbrek yetmezliği tablosuna yol açabileceği gibi yaralının ölümüne de sebep olabilir.

Sıvı Elektrolit Bozukluğu

Hiponatremi (Na+<135 meq/L) Hiponatreminin klinik bulguları Na+ 120 meq/L'nin altına düştüğünde ortaya çıkar ve karın ağrısı, başağrısı, ajitasyon, halüsinasyonlar, kramplar, konfüzyon, letarji ve nöbetlerle kendini gösterir.

Hipernatremi (Na+> 150 meq / L)

Hipernatreminin semptomları osmolaritenin 350 meq/L'nin üzerinde olması ile birlikte. İrritabilite ve ataksi osmalarite 375 meq/L'nin üzerinde olduğunda görülür. Letarji, koma ve nöbetler osmolarite 400 meq/L'nin üzerinde olunca ortaya çıkar. Osmolaritede % 2'lik artış hipernatreminin artışını önlemek için susama duygusunu başlatır. Çocuklarda ve yaşlılarda mortalite ve morbidite yüksektir.

Hipokalemi (K+ <3.5 meq / L)

Hiperkalemi (K+> 5.5 meq / L)

Hiperkaleminin en kayda değer ve ciddi sonuçları kardiyak etkileridir. K+ (6.5- 7.5 meq / L) seviyelerinde, elektrokardiyogram'da (EKG) sivri T dalgaları, uzamış PR aralıkları ve kısa QT aralığı bulunur. 7.5-8 meq / L seviyelerinde, QRS genişler ve P-dalgası düzleşir. 8 meq / L 'nin üzerindeki seviyelerde ventriküler fibrilasyon, kalp blokları oluşur. Nöromüsküler semptomları arasında güçsüzlük ve paralizi vardır. Gastrointestinal semptomlar içinde kusma, kolik ağı ve diyare bulunur.

Hipokalsemi (Ca+2 <8.5 meq/L veya iyonize düzeyinde <2.0 meq/L)

Ca+2 1.5 meq/L ’in altına düşünce klinik olarak hastalarda parestezi, artmiş derin tendon refleksleri, kramplar, güçsüzlük, konvüzyon ve nöbetler ortaya çıkabilir.

Hiperkalsemi (Ca+2 > 10.5 meq/L veya iyonize Ca+2> 2.7 meq /L)

Kalsiyum çoğunlukla hiperparatroidizm veya maligniteye (kanser) bağlı artar. Hiperkalsemi böbrek taşı oluşumu, kemik erimesi ve kardiyak arreste yol açabilir.