Sıvı ve Elektrolit Dengesi
Total vücut suyu vücut ağırlığının erkeklerde %60’ını, kadınlarda ise %50’sini oluşturur.
Total vücut suyu artan yağ dokusu ve yaşla birlikte azalır.
Vücut suyu hücre içi ve hücre dışı kompartmanlardan oluşur. Total vücut suyunun üçte ikisi hücre içinde, üçte biri ise hücre dışında yer alır.
Hücre dışında yer alan sıvının %80’i intersitisyel aralıkta, %20’si ise intravasküler alanda yer alır.
İntravasküler sıvı kanın şekilli elemanları, plazma ve endoteliyal glikokaliks tabakasından oluşur.
Transellüler kompartman BOS, gastrointestinal sıvılar, plevral, perikardiyal, peritoneal ve sinoviyal boşluklardaki sıvıları ifade eder.
İnsan vücuduna temel olarak su içme ve metabolizma son ürünü olarak yaklaşık 2.5 litre sıvı girer.
Vücuda giren sıvının yaklaşık 1,5 litresi idrar yoluyla, 100 mililtresi terle, 100 mililitresi ise dışkı ile dışarı atılır.
Hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için dolaşım sistemi tarafından ihtiyaç duyduğu enerji substratlarının ve oksijenin kendisine taşınması gereklidir.
İntravasküler hacimde azalma olursa hücreye gerekli olan maddelerin taşınması zorlaşır. Tedavide intravasküler hacmin yerine koyulması gereklidir.
Ekstrasellüler sıvının esas katyonu sodyum, intrasellüler sıvının esas katyonu ise potasyumdur.
Ekstrasellüler sıvının esas anyonu klor, intrasellüler sıvının ise intrasellüler proteinlerdir.
Hücre içi ve hücre dışı arasındaki elektrolit dengesi hücre membranında bulunan Na/K Adenozin Trifosfataz (ATPaz) adlı enzim ile sağlanmaktadır.
Suyun yarı geçirgen bir membrandan diffüze olamayan iyonların konsantrasyonlarının düşük olduğu bir kompartmandan konsantrasyonlarının daha yüksek olduğu diğer bir kompartmana doğru hareketine ozmoz denir.
Suyun yüksek iyon konsantrasyonu olan kompartmana geçişini engelleyen yarı geçirgen membranın bir tarafındaki basınca ozmotik basınç denir.
Ozmotik basınç bir kompartmanda bulunan yarı geçirgen membrandan diffüze olmayan partiküllerin sayısı ile belirlenir.
Solütlerin aktivitesini belirlemede miliozmol terimi kullanılır.
Osmolarite bir litre sudaki miliozmol (mOsm/L), osmolalite ise bir kliogram sudaki miliozmol (mOsm/kg) olarak ölçülür.
Plazma osmolaritesi yaklaşık olarak 290 mOsm/L’dir.
Plazma osmolalitesini belirleyenler plazma sodyum, glukoz ve kan üre azotu düzeyidir.
İntravenöz sıvılar kristalloidler ve kolloidler olarak sınıflandırılır.
En yaygın kullanılan kristalloid izotonik salindir.
Fazla miktarda izotonik salin uygulaması hiperkloremik metabolik asidoza, akut böbrek hasarına neden olabilir.
Dengeli elektrolit solüsyonları plazma klor düzeyine yakın miktarda klor içerdiklerinden izotonik salin uygulamasına bağlı ortaya çıkan yan etkiler daha azdır.
Doğal ve sentetik kolloidler arasında sırasıyla insan albümini ve nişasta solüsyonları yer alır.
İnsan albumini kolloidler arasında insan fizyolojisine en uygun ola -nıdır.
İnsan albümininin izoonkotik ve hiperonkotik preparatları vardır. Ülkemizde ise yalnızca hiperonkotik ürünü kullanımdadır.
Travmatik beyin hasarı olan hastalarda insan albumini kullanılma - malıdır.
Hem hipernatremi hem de hiponatremi hastanın semptomatik ve tablonun ortaya çıkış hızına göre düzeltilmelidir.
Hiperkalemi tedavisinde kalsiyum klorid, insülin, diüretik, potasyum bağlayıcı reçineler ve diyaliz kullanılabilir.