Çoklu Ortam Tasarım İlkeleri
Ünitede çoklu ortam tasarım ilkelerinden;
Tutarlılık ilkesinde asıl amaç, dikkati dağıtacak yabancı ögeleri ortadan kaldırarak, temel ögeler üzerine odaklanmanın sağlanması ve öğrenmenin kolaylaştırılmasıdır. Konu dışında yer alan görsel ve işitsel ögelerin çoklu ortam materyaline dâhil edilmesi kullanıcıların dikkatinin dağılmasına sebep olur ve odaklanmayı zorlaştırır. Tutarlılık ilkesine dikkat edilmediği durumlarda kullanıcının dikkati dağılır ve dolayısıyla odaklanma zorlaşır.
Dikkat çekme ilkesinde öğrencilerin daha etkili ve verimli bir şekilde öğrenmelerinin gerçekleştirilmesi, kalıcılığın sağlanması için dikkat çekmeyi sağlayıcı işlemler yapılır. Konu dışı işlemlerin azaltılması için dikkat çekici unsurlar kullanılmalıdır. Örneğin; içerikte yar alan sözcük ve resimler vurgulanabilir. Kullanılan unsurlar yeni bir bilgi kazandırmaz, sadece sunulan bilginin kalıcılığını artırır. Oluşturulan içerikte önemli bilgilere vurgu yapmak ve dikkat çekmeyi sağlamak için birçok ipucu mevcuttur.
Gereksizlik ilkesinde konuyla ilgili olan fakat gereksiz olarak görülen ek bilgilerin yüklenmesinden kaçınılır. Kullanıcıya konuyla ilgili olan fakat gereksiz olarak görülen ek bilgilerin yüklenmesi asıl anlatılmak istenen kısımların kullanıcı tarafından algılanamamasına yol açabilir.
Konumsal yakınlık ilkesinde birbiri ile ilişki olan görsel ve sözcükler daha yakın yazılır. Resim ve sözcüklerin birbirine yakın olarak verilmesi ilişki kurmayı kolaylaştırır. Öğrenci resim ve sözcüğü birlikte kodlayarak bilgiyi geri çağırabilir.
Zamansal yakınlık ilkesinde birbiriyle ilişkili olan metin ve görsel unsurlar birlikte sunulur.
Parçalara bölme ilkesinde uzun ve fazla bilgi içeren konuların birbiriyle bağlantılı ve anlamlı parçalara bölünerek, öğrencinin bir bölümü zihninde organize edip anlamlı bir yapıya dönüştürdükten sonra diğer bölüme geçmesi sağlanır.
Ön alıştırma ilkesi, bir konunun öğrenilmesi için o konu içerisinde geçen kavramların ve terimlerin önceden bilinmesi gerektiğini belirtir.
Sıraya koyma ilkesi, ikili kodlama kuramına dayandırılır. Bu ilke, bilginin hem görsel hem de işitsel kanallarla sunulmasının aşırı bilişsel yüklenmenin önüne geçeceğini belirtmektedir.
Bireysellik ilkesine göre öğrenenlerin farklılıkları her daim göz önünde bulundurulmalıdır. Bilgi sunulduktan sonra onu işleyebilmesi için öğrenene yeterince zaman verilmelidir. Kontrol öğrenende olmalıdır.
Ses ilkesine göre sohbet tınısındaki bir insan sesinin öğretici kaynak olduğu bir ortam, bir makine sesine göre öğretime daha fazla hizmet eder.