Çoklu Ortam Kuramları
Çoklu ortamların tasarımları çeşitli kuramlar kullanılarak yapılabilmektedir. Bu ünitede, yaygın kullanılan 6 adet Çoklu Ortam Kuramı detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
Bu kuramlar:
İkili Kodlama: Görsel ve işitsel bilgilerin işlenmesinde iki ayrı kanal kullanılır. Zihnimizin iki ayrı kanal ile bilgileri işlediğini öne sürer. İkili Kodlama Kuramı kısa süreli belleğe gelen bilgileri sözel ve sözel olmayanlar olarak ikiye ayırır. Sözel ve sözel olmayan süreçlere aynı oranda önem verilir. Bu kurama göre bilişsel süreç, iki etkileşim ile gerçekleşir. Sözel ve sözel olmayan süreçler birbirinden bağımsız işler ancak bazı noktalarda bağlantılar gerçekleşir. Bu süreçler sonucunda bilgi, dil ve sözel olmayan süreçler ile sembolize edilir.
Sınırlı Kapasite: Bellek yapılarından kısa süreli bellek (KSB), depolayabildiği bilgi miktarı ve depolama süresi açısından sınırlı bir yapıya sahiptir. KSB’nin bilgiyi tutma süresinin ve depolama kapasitesinin sınırlı olduğunu ilk kez Miller ortaya atmıştır. KSB’nin temel işlevi duyusal veriyi zihinsel işlemlerden geçirmek olsa da kısa süreli bir depolama işlevi de görmektedir. Ancak depolama süresi oldukça sınırlıdır. KSB’in depolama süresinin daha uzun olması için kodlama, gruplama ve zihinsel tekrarlara başvurulmalıdır.
Aktif İşlemci: Mayer aktif işlemciyi açıklarken aktif bilişsel süreçler içine seçme, sunulan bilgileri organize etme ve yeni bilgilerle bütünleştirme adımlarını katmaktadır. Aktif işleme sürecinde öğrenenler, sözcükler ve resimlerle sunulan bilgiye dikkatlerini verir, sözel ve görsel şekilde bilişlerinde organize eder. Daha sonra sözel ve görsel olarak sunulan bilgileri birleştirerek geçmiş deneyimleri ile bütünleştirirler.
Türetimci Çoklu Ortam: Kuram, yeni bilgilerin hem kendi aralarında hem de mevcut bilgiler ile ilişkilendirmek suretiyle kaynaştırılmasını öngörmektedir. Mayer öğrenen kişiyi pasif olmayan, bilgi farkındalığı olan, yürütücü biliş stratejilerini kullanan ve kendi öğrenmesinden sorumlu aktif bireyler olarak görmektedir. Öğrencilerin öğrenme esnasında seçme (selection), organize etme (organizing) ve kaynaştırma (integrating) olmak üzere üç bilişsel sürece aktif olarak katılım gösterdikleri ileri sürülmektedir.
Bilişsel Yük: Öğrenme sürecinde insanın algı, duyu, kısa süreli bellek ve işleyen belleğine hitap edilmesi gerekmektedir. Fakat tüm bu kanalların belirli bir yük taşıma kapasitesi vardır. Bu kapasiteler ve öğretimsel mesajın algılanma süreci içerisinde nasıl değerlendirilmesi gerektiği de “Bilişsel Yük Kuramı” ile açıklanmaktadır. Kuramın temel dayanağı, çalışan belleğin sahip olduğu bilişsel kapasitenin sınırlı olmasından dolayı bir öğrenme süreci esnasında yüksek belleğe ihtiyaç duyulmasının öğrenmeyi zorlaştıracak olmasıdır.
Gestalt Kuramı: Bütünün kendini oluşturan parçaların toplamından daha fazlası olduğu ilkesi benimsenir. Gestalt ilkelerinin yaratıcılıkla kullanılması, tasarımcıların mesajlarını iyi bir tasarımla, doğru bir şekilde ifade etmelerini sağlar. Kullanıcı ara yüzü ile etkileşen öğrenen için doğru tasarlanmış çoklu ortamda Gagne’nin prensipleri de göz önünde bulundurulduğu zaman öğrenme etkinliklerinin daha dikkat çekici bir şekilde ilerleyeceğini söylemek mümkündür. Kullanıcılar materyalle birebir etkileşimde olduğu için özellikle bu ilkeler ışığında ortamlar tasarlamak etkili ve anlaşılır olabilme adına önem arz eder.