Artırılmış Gerçeklik Uygulamaları

Artırılmış gerçeklik (AG), gerçek dünya ile sanal dünyanın bir arada sunulduğu, her iki dünyada yer alan nesneler arasında eş zamanlı olarak etkileşimin sağlandığı bir teknolojidir (Azuma, 1997). AG teknolojisi ile gerçek dünyanın görüntüsü bir kamera aracılığıyla alınmakta, gerçek dünya üzerinde daha önceden belirlenmiş noktalara sanal nesneler tanımlanmakta, AG yazılımlarıyla gerçek ve sanal nesneler bir araya getirilerek eş zamanlı olarak sunulmaktadır. AG kavramı ilk olarak Tom Caudell tarafından 1990’lı yıllarda uçaklara elektrik kablolarının yerleştirilmesi sırasında, çalışanların yönlendirilmesini sağlayan başa monte edilen bir dijital görüntüleme sistemi ile kullanılmıştır (Caudell & Mizell, 1992; Siltanen, 2012).

AG, sanal ve gerçek dünyanın bir araya getirilmesiyle her iki dünya arasında bir köprü konumundadır (Chang, Morreale, ve Medicherla, 2010; Lee, 2012). Bu teknolojinin en belirgin özellikleri arasında sanal ve gerçek nesneleri birleştirme, gerçek zamanlı etkileşim sunma ve 3B nesneleri kullanma yer almaktadır (Azuma, 1997; Moreno, MacIntyre, ve Bolter, 2001). Gerçek dünyanın kamera ile görüntüsünün alınması sırasında önceden belirlenmiş olan hedef noktalara, sanal nesnelerin bağlanması ve oluşan sonucun programlar vasıtasıyla yorumlanması; AG teknolojisinin çalışma prensibini yansıtmaktadır (Yılmaz, 2014). AG; masaüstü ve diz üstü bilgisayarlar, taşınabilir cihaz ile akıllı telefonlar gibi farklı platformlarda kullanılabilen bir teknolojidir (Kirner, Reis, ve Kirner, 2012). AG ile geliştirilen uygulamalar 3B nesneler, yazı, resim, video ve animasyon gibi sanal nesnelerin ayrı ayrı kullanımına izin verirken, bunların aynı anda kullanımını da sağlamaktadır (Wang vd., 2013). Mobil cihazlarda cihaz üzerinde bulunan kamera, görüntüleyici olarak kullanılırken bilgisayarlarda web kamera kullanılmaktadır.

AG, marker (işaretçi) tabanlı uygulamalar ile marker tabanlı olmayan uygulamalar olmak üzere iki farklı kategoride ele alınmaktadır (Johnson, Levine, Smith & Stone, 2010). Marker tabanlı uygulamalarda bir marker veya market yer aldığı bir kitapçık, marker üzerinde tanımlanan bilgiyi dijital veriye dönüştüren bir aygıt ve bu veriyi yansıtan bir görüntüleyici yer almaktadır. Marker tabanlı olmayan uygulamalar da ise GPS’in (Global Positioning System) kullanıldığı izleme sistemleri, bir alan ve resim tanılayıcı kullanılmaktadır (Johnson vd., 2010). Marker tabanlı uygulamalar, marker üzerinde yer alan görüntüyü bir Web kamera veya mobil cihaz kamerası aracılığıyla alarak, AG görüntüleme yazılımları sayesinde 3B nesnelere dönüştürülmesini sağlarken; marker tabanlı olmayan uygulamalar, bir lokasyona tanımlanan sanal nesnelerin görüntülenmesini sağlamaktadır. Her iki uygulamada da sanal nesne olarak yazı, ses, resim, video ve 3B model gibi sanal nesneler kullanılabilmektedir.

AG uygulamalarının geliştirilip hazırlanabilmesi için özel yazılımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlar bilgisayarlar ve mobil cihazlar için farklılık göstermekle birlikte, kullanımı kolay olma veya özel programlama becerisi gerektirme durumuna göre de çeşitlilik gösterebilmektedir. Schmalstieg, Langlotz ve Billinghurst (2011) bu yazılımları kategorilere ayırarak sunmuştur (Bkz. Tablo 11.1). Bunların yanı sıra Daqri Ar-media, MixAR ZooBurst, FLARtoolkit, MRToolkit, Junaio, Metaio, Aurasma ve Layar kullanılan diğer yazılımlardan bazılarıdır (DePriest, 2012; Schmalstieg vd., 2011; Wang vd., 2013; Yuen vd., 2011).

AG; eğlence, oyun, tıp, reklamcılık, pazarlama gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. AG her ne kadar pek çok alanda kullanılsa da hâlâ süregelmekte olan bazı problemler mevcuttur. İçerik geliştirme ve uygulama hazırlama noktasında yaşanan zorluklar, internet bağlantı problemleri, dış faktörlerin uygulamalar üzerindeki olumsuz etkileri (ışık, çıktı kalitesi, görüntüleme kalitesi vb.), birden fazla cihaz kullanabilme durumu bu problemlerin başında gelmektedir. Ancak, her teknolojide olduğu gibi AG teknolojisinin kullanımında da bu gibi problemlerle karşılaşmak olağandır. AG teknolojisi yaygınlaştıkça, bu problemler de yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlayacaktır.