Decroly Okulları

1871 yılında Belçika’nın Renaix kasabasan Decroly'nin asıl mesleği doktorluktur. Daha sonra öğrenme zorluğu yaşayan çocukların eğitiminde uzmanlaşarak onlar için bir sistem geliştirmiştir. Sistemin etkili olduğunu farkedince bu fikirlerini normal gelişim gösteren çocukların eğitimine de entegre etmiştir. Decroly daha sonra çalışmalarını çocukların dil gelişimi üzerine yoğunlaştırdı. 1930 yılında çocukların dil gelişimi üzerine kısa bir kitap yazdı. Bu kitabı genişletmek için revize çalışmalarına başlamışken 10 Ekim 1932'de Brüksel'de vefat etti .

Decroly sistemi kendisinden sonra açılan birçok okula ilham kaynağı olmuştur. Decroly sisteminin ana felsefesi, konuların bir bütün hâlinde üretilip öğrencilerin etkin katılımını sağlamaktır. Decroly okullarında "Hayat için okul hayatın içinde okul" anlayışı hakimdir.

Bu okulların temel prensipleri: Genelden özele düşünme, ilgi merkezleri ve öğrenme yollarıdır. Ayrıca çocukların gözlem, ilişki kurma ve kendilerini ifade ederek öğrendiklerini söyler. Decroly metodunun en önemli kısmı insan hayatının 4 temel ilkesine dayanan; beslenme, soğuktan korunma, düşmandan korunma ve toplum içinde çalışma, yükselme ve dinlenme olarak adlandırılan ilgi merkezleridir. Çocuklar bu ilgi merkezlerinde kendi ihtiyaçlarına ve isteklerine göre konuların araç olarak kullanıldığı birçok etkinlik yaparak önemli bilgi beceriler elde ederler.

Ovide Decroly'nin benimsediği bir diğer önemli İlke ise her çocuğun bireysel farklılığına ve öğrenme stiline saygı duyularak onların bu özelliklerine göre öğretimin planlanmasıdır. Bu bağlamda okulunun bileşenlerini fiziksel çevre, materyal, program, çocuk ve öğretmen açısından ele almak mümkündür. Ona göre çocuklar doğal ortamda, doğada yer alan materyallerle kendi ilgi ve isteklerine göre planlanan bir programla ve kendilerine rehber olan öğretmenlerle birlikte etkili bir şekilde bu okullarda öğrenim görebilirler.

Decroly’in okullarının genel özelliklerini şu şekilde ifade edebiliriz: Çocuk sosyal hayata hazırlanması gereken yaşayan bir organizmadır. Bu yüzden, hayat için hayat boyu eğitim şarttır. Çocuklar sürekli gelişim ve değişim hâlindedir. Her çocuk birbirinden farklıdır. Her yaşın getirdiği ilgiler birbirinden farklıdır. Dolayısıyla her yaşta yapılan etkinliklerde de farklılıklar vardır. Çocuklar sürekli hareket hâlindedir. Bu yüzden okullarda da hareket edebilecekleri imkânlar olmalıdır.

Günümüzde bu metot felsefesinden esinlenen ve öğretim yöntemi olarak bu metodu tercih eden dünya okulları bulunmaktadır. Bu okullar en çok Meksika İspanya ve Fransa'da bulunmaktadır. Türkiye'de ise bu metodu temel alan herhangi bir okula rastlanmamıştır.

Bu okullarda anaokulu, ilkokul ve ortaokul olmak üzere döngü şeklinde 12 yıllık bir eğitim verilir. Anaokullarında çocuklar isterlerse aileleriyle birlikte ilgi merkezlerinde zaman geçirebilirler. Günün serbest zaman dilimlerinde çocuklar yine kendi istekleri doğrultusunda birçok aktivite yapabilirler. Serbest zaman diliminden sonra çocuklar kendileri için önceden planlanan ve grupça yapılabilecek etkinliklere geçerler. Daha sonra sistemin en önemli ilkesi olan doğa ile bütünleşme ilkesi gereği doğal ortamda bahçe etkinlikleri yapılır.