Bank Street Yaklaşımı
1916’da Lucy Sprague Mitchell ve arkadaşları tarafından geliştirilen Bank Street Yaklaşımı, adını 1930’da taşındıkları New York’taki Banka Caddesi’nden (Bank Street) almıştır. Mitchell’in bakış açısını temellendiren en önemli kişi Amerikalı eğitimci ve filozof John Dewey ve Dewey’in pragmatizm felsefesinin eğitime uyarlanmış hali olan ilerlemecilik eğitim felsefesidir.
Bank Street Yaklaşımının Tarihçesi
1916'da reformist eğitimci John Dewey ve diğer hümanistlerden etkilenen eğitimci Lucy Sprague Mitchell ve meslektaşları, daha iyi, daha rasyonel ve insancıl bir dünya inşa etmek için yeni bir tür eğitim sistemi inşa etmenin gerekli olduğunu düşünmekteydiler. Bu amaçla Lucy Sprague Mitchell aynı yıl, eşi Wesley Mitchell ve meslektaşı Harriet Johnson ile birlikte New York'ta Eğitim Deneyleri Bürosunu (EDB) kurdu. Amaçları, psikolojik farkındalığı artırmak ve demokratik eğitim anlayışıyla birleştirmektir. EDB, 1919’da ilk anaokulunu kurdu. 1921’de ise Mitchell'in devrim niteliğindeki “Burada ve Şimdi (Here and Now)” öykü kitabı yayınlandı. Çocuklara ve dil kullanımlarına ilişkin kapsamlı gözlemlere dayanan kitap, çocuk edebiyatında daha çocuk merkezli bir yaklaşımın ve standardın ortaya çıkışına işaret etmektedir.
Bank Street Yaklaşımının Öncüleri ve Eğitim Felsefesi
Bank Street yaklaşımının kurucusu Lucy Sprague Mitchell’in görüşlerini en çok etkileyen kişi Amerikalı eğitimci, filozof John Dewey’dir. Dewey’in ilerlemeci eğitim felsefesi Bank Street yaklaşımının da temellerini oluşturmaktadır. 1928’de Barbara Biber’in Bank Street yaklaşımında etkili olmasıyla birlikte yaklaşım Gelişimsel Etkileşim Yaklaşımı olarak da anılmaya başlanmıştır. Yaklaşımın bu dönüşümünde özellikle Jean Piaget, Sigmund, Freud, Erik Erikson ve Lev Vygotsky gibi gelişim psikologlarının görüşlerinin etkili olduğu söylenebilir. Yaklaşımın felsefesi yaparak yaşayarak öğrenmeye dayanmaktadır. Yaklaşımda sosyal çalışmalara sıklıkla yer verilmektedir. Bank Street’te çocuk büyük bir düşünür olarak görülür. Yaklaşımda, eğer çocuklar etrafındaki dünyayı araştırır ve öğrenirse karşılaştıkları olaylara daha duyarlı olabilecekleri vurgulanmaktadır.
Bank Street Yaklaşımının Temel İlkeleri ve Özellikleri
Gelişim basitten karmaşığa giden basit bir yol değildir. Gelişim bir çiçeğin açılması gibi yayılmaz. Gelişim bireyin dünyada başa çıkma ve deneyimleri düzenleme tarzındaki değişiklikleri kapsamaktadır. Bireyler düz gelişim çizgisi üzerinde sabit bir noktada değildir. İmkânlar oranında çaba göstermektedir. Gelişimsel süreç, durağanlık ile hareketliliği kapsamaktadır. Eğitimcilere düşen temel görev, çocukların yeni öğrenmelerine yardım etmek, gelişimlerini destekleme ve cesaretlendirme arasındaki dengeyi sağlamaktır. Çevre ile aktif olarak ilişki kurmak için çocuklarda motivasyon oluşturmak gereklidir. Çocuğun kendilik duygusu diğer bireylerle ve nesnelerle deneyimlerinden oluşmaktadır. Benlik algısı, tekrar eden farkındalıklar ve etkileşimler esnasında kendini test etmesi üzerine kurulmuştur. Büyüme ve olgunlaşma bireyin kendisi ve diğerleri arasındaki çatışmayı içermektedir. Çatışma gelişim için zorunludur. Tipik bir Bank Street sınıfının özellikleri ise şu şekilde sıralanabilir: Aktif katılım, iş birliği, özerklik, ifade çeşitliliği ve iletişimi gerektiren dinamik bir çevredir. Çocuklara bireysel ya da grupla çalışma fırsatları sağlayan zengin uyarıcılara sahiptir. Grupla ya da bireysel çalışmaya ek olarak dramatik oyun, yapı-inşa oyunları ve grup toplantıları için yeterli ortamı sağlamaktadır. Yemek yapma, ekip dikme, dokuma, bilgisayar kullanma gibi etkinlikler sunulmaktadır. Şarkı söyleme, hikâye, sohbet etme, tartışma, okuma yazmayı teşvik eden bir çevre sunmaktadır.
Eğitim Programı
Bank Street yaklaşımının çocuğa kazandırmayı hedeflediği dört temel özellik vardır: Öz güven, bireysellik, sosyalleşme ve toplum ile bütünleşme. Sosyal yönü güçlü olan bu yaklaşımın uygulayıcıları çocuklarda erken yaşlardan itibaren bir toplum bilinci oluşturmanın önemine işaret ederler. Bank Street yaklaşımı çocuk merkezli bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre toplum eğitimsel bir çevredir. Bu nedenle program içinde sanat ve bilim merkezli deneyim ve etkinlikler oluşturulur. Bank Street yaklaşımında çocuk bireysel veya grupla çalışmayı seçmekte özgürdür. Bank Street programında yer alan etkinlikler şu şekilde sınıflandırılmaktadır: Sosyal çalışmalar, okuma yazmaya hazırlık çalışmaları, matematik, bilim, yabancı dil, sanat ve atölye, müzik, kütüphane ve beden eğitimi.
Eğitim Ortamı
Bank Street yaklaşımında eğitim ortamı çocuğun araştırma ve keşif yapmasına imkân verecek şekilde tasarlanmıştır. Sınıflar bugün de pek çok okul öncesi sınıfında görüleceği gibi farklı işlevlere sahip bölümlere ayrılmış (el işi, resim, blok, matematik, fen, drama) ve sınıf kuralları açık ve net bir şekilde belirlenmiştir. Bank Street yaklaşımına göre okul demokratik eğitim ortamlarında yaşama imkânları hazırlayan deneyimler sunar. Her sınıfta çok çeşitli ve çocuk merkezli öğrenme materyalleri bulunur. Öğrenme materyallerinin birçoğu el yapımıdır.
Öğretmen
Bank Street öğretmenleri, çocuğun sosyalizasyon, bireysellik ve yeterlik düzeylerini artırmayı amaçlarlar. Bank Street’te öğretmenler çocukların gelişimi, programın değerlendirilmesi ve planlamanın yapılması görevlerine sahiptir. Öğretmen tüm gelişim alanlarında sahip olduğu bilgi birikimiyle sınıfı düzenler ve her çocuğun öğrenme şeklinin birbirinden farklı olduğunu dikkate alarak gerekli düzenlemeleri yapar. Öğretmenlerden sınıftaki her çocuğu aktif olarak dinlemeleri ve söylediklerinin arkasında yatan anlamları araştırmaları beklenir.
Aile
Bank Street yaklaşımında aile katılımının öğrenme sürecine katkısı çocuğun potansiyelini ilerletmede büyük bir etken olarak görülmektedir. Aileler çocuklarının durumları hakkında sürekli bilgilendirilmekte, program ile ilgili güncellemeler veli toplantıları ve çeşitli yayınlar aracılığıyla duyurulmaktadır.
Değerlendirme
Bank Street yaklaşımında standart testlerle değil davranışlar üzerinden değerlendirme yapılır. Bu nedenle çocukların değerlendirilmesinde davranışlarının sistematik ve yansıtıcı gözlem kayıtları ve çocukların çalışmalarından oluşturulmuş portfolyolar (öğrenci ürün dosyaları) kullanılır. Bu veriler çocukların yaptıkları ve yapabilecekleri, ilgi ve ihtiyaçları hakkında bilgi verir, aile katılım çalışmalarının planlanmasına ve programın geliştirilmesine ışık tutar.