Toplum Temelli Turizm

Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü (UNDP) toplum temelli turizmi “yerel, doğal ve kültürel değerler üzerine kurulmuş, bu değerleri hem koruyan hem de yerel halkın, özellikle kadın ve dezavantajlı nüfusun, bu değerlerden ekonomik fayda sağlayacağı bir turizm türü” olarak tanımlamaktadır.

Toplum temelli turizmi oluşturan ana etmenler doğal ve kültürel kaynaklar, toplumsal örgütler, yönetim becerisi ve öğrenme olarak sıralanabilir.

Toplum temelli turizm yerel toplulukları turizme dâhil etmeye çalışarak bu sayede yerel halkın kalkınmasını ve gelişimini hedefler. Yerel halkın sürece katılması sadece bireysel anlamda değil, aynı zamanda hem o bölgeyi oluşturan halkın tamamına hem de bölgenin mevcut doğal ve kültürel kaynaklarına yönelik bir kazanımı ifade eder.

TTT, sadece yatırımcılar için kârları maksimize etmeyi amaçlayan bir turizm işi değildir. Aksine turizmin topluluk ve çevre kaynakları üzerindeki etkisiyle daha fazla ilgilidir. TTT, turizmi yerel halkın katılımıyla turizm kaynaklarını yöneten kırsal toplum örgütlerini güçlendirmek için araç olarak kullanan bir topluluk kalkınma stratejisinden ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle amaç, yüksek hacimli bir organizasyon olmaktan ziyade topluluğun kazanımlardan eşit ölçüde gelir sağlamasıdır. Bu yönüyle uygulayıcı bölgelerde daha dikkatli olunmasını gerekli kılmaktadır. Daha fazla gelir beklentisiyle mevcut kapasitenin üzerine çıkılması faydadan çok zarara sebep olabilir.

Toplum temelli turizm yapısı itibarıyla geniş bir coğrafyaya hitap etse de birbirinden farklı coğrafi noktalarda yine birbirinden farklı gruplar tarafından gerçekleştirilir. Bu nedenle bazı zayıflıkların ortaya çıkması muhtemeldir.

En önemli zayıf noktalardan biri yönetişim problemleridir. TTT yaklaşımında topluluğun kendi turizm yönetiminde söz sahibi olması kendileri için en iyi tercihleri yapacağı düşüncesiyle desteklenir. Fakat bu durum çok büyük bir alanda birbirinden farklı çok küçük grupların yönetimi anlamına gelir. Yani her lokal grup kendi kararlarını kendi bildiği yöntemlerle yapacak demektir. Fakat bunun en iyi yöntem olacağının bir garantisi yoktur. Bir grupta çok iyi fikirler etkili bir iletişim ile başarılı bir yönetim anlayışına dönüştürülebilir fakat başka bir grupta bu süreç doğru yönetilemeyebilir.

TTT faaliyetlerine katılan turistleri incelediğimizde iyi eğitimli, nispeten yüksek bir gelire sahip ve seyahat tecrübesi fazla olan bir grup olduğu söylenebilir. Bunlar zorlu, rahat, yaşlı, genç nesil ve çocuklu aileler olarak ayrılmaktadır.

Toplum temelli turizm hedefleri ve turist profilleri göz önüne alındığında başarılı bir organizasyon için faaliyet çeşitliliği, destinasyon kültürü ve doğası ile ilgili bilgiler, sağlık ve güvenlik önlemleri, otantik konaklama, sürdürülebilirlik, internet erişimi ve politik istikrar konularında beklentilerin sağlanması gerekir.

Dünyanın nispeten az gelişmiş bölgelerinde yapılan TTT faaliyetlerine ilişkin öne çıkan örneklerden bazıları Tayland, Vietnam, Namibya ve Kırgızistan’da gerçekleşmiştir.

2007 yılından itibaren Türkiye'de sürdürülebilir turizm ve buna bağlı olarak yerel kalkınmayı güçlendirme adına Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliği ile TTT adına birçok proje yürütülmüştür. Bunlardan ilki Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR)'dir.