Yavaş Turizm

Yavaş turizm kavramını anlayabilmek için yavaş anlayışını ve yavaş turizmin oluşmasına neden olan süreçleri anlamak gerekmektedir.

Yavaş anlayışı; yerel değerlerin korunması, bölgelerin kendilerine has olan özelliklerinin sürdürülebilir bir şekilde devam ettirilebilmesini temel almaktadır. Küreselleşme ile birlikte şehirlerin evrensel bir kültür doğrultusunda standartlaşarak tek tipleşmesine karşı bir duruş olarak görülmektedir

Yavaş hareketi günümüz hızlı modernleşmesine ve insanların tek tipleştirilerek bir tüketim kalıbı içine sokulmasına tepki olarak doğmuş kültürel nitelikli toplumsal bir harekettir. Hareketin temeli yaşam kalitesinin artırılması felsefesine dayanmaktadır. Hızlı hayat temposu içinde sahip olduğu tüm değerlerinden uzaklaşan toplumlar, yemek kültürünü de kaybetmiş ya da büyük ölçüde yemek kültüründen uzaklaşmışlardır. Fastfood akımının başlamasıyla birlikte yemek kültürü kavramı zamanla endüstriyel bir standartlaşmaya dönüşmüştür. Hıza karşı yavaşlığı savunan ilk hareket ve yavaş hareketinin başlangıç noktası yavaş yemek hareketi (SlowFood) olmuştur. İtalya’da 1986’da Roma Piazzadi Spagna’da İspanyol Merdivenleri olarak bilinen mevkide McDonald’s restoranının açılışında büyük bir protesto gerçekleşmiştir. Gazeteci Carlo Petrini önderliğindeki bu protesto hareketi ile küresel restoran zincirlerinin yerel tatları ve yemek kültürünü yok ettiği, “fast food” olarak adlandırılan hızlı yemek yeme kültürünün yerini, hayattan zevk alarak ve tüm tatları hissederek yenilebilecek bir şeye bırakması gerektiği vurgulanmıştır. Yavaş hareketi sadece yemek alanında kalmayıp, küreselleşmenin olumsuz etkilerinin hissedildiği, hayatın diğer alanlarında da yavaşlamayı sağlayacak alternatif yavaş hareketlerin ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Bu felsefe ve hareket dünya çapında benimsenip sahiplenilerek yavaş hareketine dönüşmüştür. Yavaş yemek hareketi yıllar içinde büyüyerek 132 ülkede, “temiz, adil, sağlıklı gıda” ilkesini benimseyen yüz binin üzerindeki üye ve destekçiye ulaşmıştır.

Yerel kalkınma stratejisi olarak da görülen yavaş şehirler (Cittaslow) aslında yavaş turizmin görünen yüzüdür. İtalyanca “citta” (şehir) ve İngilizce “slow” (yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow “Yavaş Şehir” anlamında kullanılmaktadır. Yavaş yemek felsefesinin bir uzantısı olarak ortaya çıkan Cittaslow dünyanın her yerinde aynı kentlerin, kültürlerin ve yaşam şekillerinin varlığına karşı çıkan, yerel özellikleriyle tanınmak isteyen kentlerin kurduğu uluslararası bir birliktir. Cittaslow Birliğine üye olmak isteyen kentlerin üye olabilmeleri için, birliğin belirlediği 72 kriter üzerinden değerlendirilmesi söz konusudur. Uluslararası Yavaş Şehirler Birliği’nin logosu olan salyangoz, yavaşlık ve dinlenmeyi temsil etmektedir. Cittaslow Birliği’nin, günümüzde 30 ülkede 208 üyesi bulunmaktadır.

Yavaş Şehir Türkiye Ağı’na üye olan şehir sayısı ise 13'tür. Bu şehirler arasında Seferihisar (İzmir), Akyaka (Muğla), Gökçeada (Çanakkale), Taraklı (Sakarya), Yenipazar (Aydın), Yalvaç (Isparta), Perşembe (Ordu), Vize (Kırklareli), Halfeti (Şanlıurfa), Şavşat (Artvin), Uzundere (Erzurum), Eğirdir (Isparta) ve Gerze (Sinop) yer almaktadır.

Yavaş hareketinden esinlenen yavaş turizm ise yerel kültüre, tarihe ve çevreye saygılı, sorumlu, çeşitliliğe ve insan ilişkilerine (turistlerle ve yerel halk ile kurulan ilişkiler) değer veren bir turizm türü olarak düşünülebilir. Yavaş turizm, Slow Food ve Cittaslow gibi toplumsal hareketlerle bağlantılı çeşitli yaşam tarzı uygulamalarını kapsamakta ve turizm faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini hedeflemektedir.

Yavaş hareketinden etkilenen bir diğer alan ise turizmin seyahat boyutu olmuştur. Yavaş seyahat, sürdürülebilir turizmin büyüyen bir parçası olarak görülmektedir. Yavaş seyahatte bilinçli şekilde seyahat etmek, hız kavramını seyahat boyunca ortamdan uzak tutmak esas olmaktadır. Seyahatlerin yavaş yapılması, uçak ve otobüs yerine feribot, yerel otobüs, yavaş tren, bisiklet gibi alternatif araçlar tercih edilmesi, kültürü öğrenmek için bölgeyle iletişim ve etkileşimde bulunulması yavaş seyahatin, dolayısıyla yavaş turist profilinin özellikleri arasındadır.

Sonuç olarak, yavaş anlayışının ve yavaş turizmin genelde sürdürülebilirlik kapsamında ele alındığı ve yavaş turizmin özellikle yavaş şehir uygulamaları ile sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayan bir turizm çeşidi olduğu vurgulanabilir.