Kriz Yönetimi
Kriz Kavramı
Yönetimin bilim olarak kabul edilmeye başlandığı 19. yüzyıldan bu yana örgüt, işletme ve organizasyonlardaki insan ve madde kaynaklarının koordinasyonunu başarılı şekilde yapabilmek için uygulanan her yönetim yaklaşımı, tahmin edilebilecek kriz durumları ve beklenmedik krizlerde ne yapabilecekleri hususunda çalışmalar yapmışlardır. Çünkü tahmin başarısı ne olursa olsun krizlerin, organizasyonun başarısını olumsuz etkileyebilecek, verimi düşürebilecek ve işi yavaşlatabilecek etkileri olacaktır.
Kriz, müdahale edilmesi gereken istikrarsız durumdur. Kurumlar yaşamını tehdit eden sistemlerinin çalışmasını engelleyen, beklenmedik durumlardır.
Kriz tahmin değerleri bakımından "beklenmedik krizler" ve "beklenen krizler" olarak ikiye ayrılır.
Krize neden olan faktörleri yedi grupta incelemek mümkündür. Kriz yaratacak etmenler:
Ekonomik Etkenler: Çalışma sorunları, borsa, ekonomik çöküş, ticaret politikasındaki değişiklikler, kârlılık.
Enformatik Etkenler: Veri kaybı, veri tahrifatı.
Fiziki Etkenler: Önemli fabrika ve tesislerin kaybı, ürün başarısızlıkları, fabrika kazaları, uzun dönem kalite problemleri.
İnsan Kaynakları ile İlgili Etkenler: Önemli personel kaybı, işletmede vandalizm, yolsuzluklar, ani istifalar.
İtibar ile İlgili Etkenler: Olumsuz dedikodular, itibar kaybı, web sitesi ile ilgili tahrifat vb.
Psiko-patik Etkenler: Ürün tahrifatı, terörizm, kriminal olaylar vb.
Doğal Afet Etkenleri: Yangın, sel, deprem vb.
Kriz yönetimi; karşılaşılabilecek bir kriz durumunda, kriz sinyallerinin yakalanarak değerlendirilmesi ve işletmenin kriz durumunu en az kayıpla atlatabilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması faaliyetlerinden oluşan bir süreçtir.
Bir yöneticinin muhtemel tehlike durumlarında, örgüt maçlarını kabul edilir bir maliyetle karşılamaya çalışmasıdır.
Krizin Aşamaları
Başlangıç Evresi:
Beklendik krizler için krizi zamanının yakınlaştığı ve etkilerinin yavaş yavaş hissedilmeye başladığı zamanlardır. Tahmin edilemeyen krizler açısından ise ansızın meydana gelen bir olayın ilk yarattığı şaşkınlık ve şok anıdır.
Kuluçka Dönemi:
Krizi oluşturacak etmenlerin ve olayların üst üste geldiği, biriktiği ve kriz durumunun olgunlaşmaya başladığı evredir. Bu dönemde yaklaşmakta olan kriz sinyallerine karşı yönetim kademesi duyarlı olmalıdır. Rasyonel yöntemlerle kurulacak erken uyarı sistemleri krizleri bertaraf edecektir.
Belirme Anı:
Kriz, kaçınılmaz bir şekilde dikkat çekmeye başlar. İşletmenin erken uyarı sistemleri kriz sinyallerini algılamışsa korunma mekanizmaları devreye sokulur, kriz çözümleme planları işletilmeye başlanır. Ancak bazı durumlarda tüm rehabilitasyon programı eksiksiz uygulanmasına rağmen krizden kurtulmak mümkün olmayabilir. Bu noktada, kriz yönetimi için krizin seyri sürekli takip edilmeli ve önlemler almaya devam edilmelidir.
Hücum Evresi:
Krizin etkilerinin doğrudan ve sert bir şekilde işletmenin yöneticileri, personelleri ve diğer tüm kaynaklar üzerinde hissedildiği evredir. Kriz engellenemez, görünür bir şekilde kurumu ve çevresini etkilemeye başlar.
Kurtarma Evresi:
Durum ne olursa olsun sorunun yeniden tanımlandığı, kriz etkilerini yumuşatmaya çalışan bir evredir. Kısa süre içerisinde krizin niteliğinin belirlenmesi ve kurtarma işlemi başlatılması gereken dönemdir. Yöneticiler krizi idare etmeye ve acil eylem planlarını uygulamaya devam eder. Burada kurumun tekrar istikrarı yakalaması çok önemlidir.
Yeniden Yapılanma Evresi:
Krizin yıkıcı etkilerinin kontrol altına alındığı, olumsuz etkileriyle başa çıktıktan sonra önceden planlanmış süreçlerin yeniden tesis edildiği evredir. Ayrıca gelecek zaman içerisinde muhtemel krizlere hazır olabilmek için kurumun normları, prosedürleri ve kuralları, gözden geçirilmelidir. Bu aynı zamanda deneyim ve bir öğrenme sürecidir.