Yönetici Asistanlığının Çatışma Yönetimi ve Müzakere Becerisi

Çatışma, iki ya da daha fazla kişi ya da grup arasında uyuşmaz nitelikteki amaç, tutum, duygu ya da davranışların yol açtığı anlaşmazlık ya da karşıtlıktır.Çatışma olgusunun farklı tanımları irdelendiğinde, olgunun algılama ile ilgili olduğu noktasında bir ittifak söz konusudur. Bir başka ifade ile eğer kimse çatışmanın farkında değilse, çatışma olmadığı farz edilir. Bunun yanı sıra çatışma sürecinin başlayabilmesi için bir karşıtlık ya da uyumsuzluğun varlığı kaçınılmazdır.

Çatışmanın örgütsel yaşam içerisindeki rolü noktasında farklı görüşler mevcuttur. Geleneksel yönetim anlayışı, çatışmayı olumsuz nitelikte ve önlenmesi gereken bir olgu olarak değerlendirmiş ve çatışmanın örgütsel yaşama zarar veren bir olgu olduğu fikrini savunmuştur. Etkileşimci yönetim anlayışına göre ise çatışma, olumlu sonuçlar ortaya koyabilen bir süreçtir.

Çatışma süreci beş aşamaya sahiptir. Bunlar; potansiyel karşıtlık ve uyumsuzluk, algılama ve kişiselleştirme, niyet oluşturma, davranış ve sonuçlar şeklinde sıralanabilir.

Potansiyel karşıtlığın temel nedeni olarak üç faktör ön plana çıkmaktadır: iletişim, yapı ve kişisel farklılıklar.

İkinci aşamada önce çatışma algılanır, daha sonra da kişiselleştirilerek bunun sonucunda gerginlik, hayal kırıklığı ve düşmanlık duyguları yaşanır.

Üçüncü aşamada ise daha önce algı ve duygu olarak bizde yer eden çatışma konusunda ne yapacağımıza dair kararlar veririz. Çatışma ile ne şekilde baş edeceğimizi belirlediğimiz ve çatışma çözüm stratejilerimiz olarak da değerlendirebileceğimiz bu niyetleri; kaçınma, uyum sağlama, rekabet etme, uzlaşma ve iş birliği şeklinde sıralayabiliriz.

Kaçınma stratejisi iddiasız ve dayanışma içermeyen bir stratejidir. Uyum sağlama, iddiasız ve dayanışmacı bir tercihtir. Rekabet etme, iddialı ve dayanışma içermeyen bir stratejidir. Uzlaşma, orta derecede iddialı ve yine orta derede dayanışma ifade eder.İş birliği, kazan-kazan stratejisine dayalı iddialı ve dayanışmacı bir stratejidir

Dördüncü aşamada çatışmanın görünür hâle gelir. Bu aşamada, belirlenen niyete göre ortaya çıkan davranış sergilenir. Çatışmanın tarafları bu aşamada etkileşimde bulunmaktadırlar.

Beşinci aşamada ise bir önceki aşamada etkileşimli bir şekilde gerçekleştirilen eylemler, birtakım sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Bu sonuçların grubun performansını artırması durumunda fonksiyonel bir çatışma yaşanmış olacak; performansta bir düşüş yaşanması durumunda ise söz konuşu çatışma fonksiyonel olmayan bir çatışma olarak isimlendirilecektir.

Müzakere ya da pazarlık etme, sürtüşme hâlindeki iki ya da daha fazla tarafın, karşılıklı kabul görecek bir anlaşmaya varmak için, birbirlerine teklifler ve karşı teklifler sundukları bir süreci ifade etmektedir. Böyle bir sürecin özü basittir: Tarafların istediklerinin en az bir kısmının başka bir tarafa bağlı olması durumunda her bir tarafın kendi istediğini daha fazla elde edebilme isteğine yönelik bir mücadelesi söz konusudur

Müzakere sürecinde iki farklı strateji gündeme gelmektedir. Bunlar; dağıtımsal müzakere ve bütünleştirici müzakere olarak adlandırılabilir.

Dağıtımsal müzakerede müzakere eden tarafların çıkarları, tarafların müzakereden kazanacakları değerin sabit olmasına yol açacak niteliktedir ve değer ancak aralarında dağıtılabilecek durumdadır.

Bütünleştirici müzakerede ise mevcut değeri artırmak temel bakış açısını simgeler.