Modern Örgütlerde Yönetim ve Yöneticilik

İnsanların ortak amaçlarına ulaşmak için birlikte çalıştığı iş birliği sistemlerine örgüt (organizasyon) denir. Örgütler sayesinde birtakım girdiler işlenerek çıktı üretir. Bu çıktı somut bir mal olabileceği gibi bir hizmet, bilgi ya da fikir de olabilir.

Yönetim malzeme, araç gereç, bilgi, para ve zaman gibi birtakım kaynakların ne için, nerede, nasıl ve kim tarafından kullanılacağını belirleme, buna ilişkin düzenlemeler yapma ve bu kaynakları kullandırma yoluyla bireylerin birlikte uyumlu çalışmasını sağlamaktır.

Yönetici başkaları aracılığıyla amaçlara ulaşmaya çalışan kişidir. Yönetici astlarının hangi kaynakları kullanarak ne tür görevlerde çalışacağını belirler ve daha sonra onlara gereken kaynakları sağlayarak iş yaptırır ve sonuçları kontrol eder.

Yöneticinin yerine getirdiği fonksiyonlar (işlevler), yönetim fonksiyonları olarak adlandırılır ve bunlar baştan sona doğru şöyle sıralanır: planlama, örgütleme (organize etme), yöneltme ve kontrol (denetim).

Planlama: Şimdiden geleceği düşünme, gelecekte ulaşılmak istenen sonuçları belirleme ve bunlara nasıl ve hangi yollarla ulaşılacağını tasarlama işlemidir.

Örgütleme: Planda kararlaştırılan işlerin yapılması için çeşitli kaynakların uyum içinde kullanılacağı bir düzenin kurulmasına ihtiyaç vardır. Örgütleme (organizasyon) bu düzenin kurulmasını ifade eder. Yöneltme: Örgütleme ile oluşturulan iş birliği sisteminin çalıştırılması için yönetici başkalarını etkilemek zorundadır. Burada etkilemek terimi ile kastedilen onları amaçlara uygun davranışlara yönlendirmektir. Yönetici iletişim kurarak, astlarına liderlik ederek ve onları motive ederek, bireyler ve/veya gruplar arasında doğacak çatışmaları çözümleyerek, başkalarının çalışmaları arasında koordinasyon (eşgüdümleme) sağlayarak onları beklenen görevleri yapmaya yöneltir.

Kontrol (Denetleme): Yönetici yapılan çalışmaların planlama aşamasında ortaya konan beklentiler doğrultusunda olup olmadığını kontrol eder. Kontrol sayesinde beklentilerden farklılık gösteren sonuçlara ulaşılan çalışmalarda gerek görülürse düzeltici faaliyetlere yönelir; yani işlerin beklenen sonuçlara ulaşmayı sağlayacak şekilde yapılması için iş sürecinde değişiklikler getirir.

Modern örgütlerin ortaya çıkışını ve işleyiş tarzını belirleyen başlıca etkenler küreselleşme, teknolojik yenilikler ve hizmet ve bilgi tabanlı işlere geçiştir.

Modern örgütler kullandıkları teknoloji, yaptıkları işlerin özelliği ve sürekliliği, çalıştırdıkları işgücünün özellikleri, içerdikleri hiyerarşik kademe sayısı, çalışma ilişkileri ve çalışma anlayışının odağı yönünden geleneksel örgütlerden farklılık gösterir. Farklılaşmanın yaşandığı alanlardan biri teknolojidir. Geleneksel örgütlerde mekanik, modern örgütlerde ise dijital teknolojiler hâkimdir. Yeni iş ortamının en temel özelliklerinden biri dijitalleşmedir.

İşin özelliği açısından bakıldığında modern örgütlerde işlerin esneklik gösterdiği ve sanal ortama kaydığı görülmektedir. Artık pek çok işin nasıl yapılacağı çevresel koşullar dikkate alınarak yeniden belirlenmektedir. Ayrıca işler sanal ortamda yürütülmekte ve diğer işlerle koordine edilmektedir. Çalışanların işi yerine getirmek için iş yerine girme zorunluluğu da giderek azalmaktadır. Oysa geleneksel örgütlerde işler büyük ölçüde yapılandırılmıştır, yani işin nasıl yapılacağı baştan kesin bir biçimde belirlenmiştir. Geleneksel örgütler rutin ve uzmanlaşmaya dayalı görevler ve standart kontrol süreçleri ile nitelendirilmiştir.

İşgücünün özellikleri açısından durum incelendiğinde, geleneksel örgütlerde bir örgüte sadık kalıp yıllarca orada çalışmayı düşünen ve birbirine benzer özellikler taşıyan tekdüze bir işgücünün bulunduğu görülür. Oysa modern örgütlerde yetkileri, eğitimi ve motivasyonu yüksek bir işgücü vardır ve işgücünü oluşturan bireyler birbirlerinden farklı özelliklere sahiptir.

Geleneksel örgütlerde işler kalıcı iken modern örgütlerde işler geçicidir ve daha çok projeler şeklinde tasarlanır.

Geleneksel örgütlerde çalışma anlayışının odağında işler varken modern örgütlerde çalışanların becerileri vardır. Başka bir ifadeyle güçlendirilmiş çalışanlardan işe ilişkin fırsatları görerek bunlardan yararlanması ve sorun çıktığında çözmesi beklenir.

Geleneksel örgütlerde en alttaki ve en üstteki hiyerarşik kademeler arasında çok sayıda kademe vardır, hiyerarşik farklar önemlidir ve kararlar çoğunlukla tepe yönetim tarafından alınır. Oysa modern örgütler basık yapıya sahiptir, hiyerarşik farklılıkların, yani pozisyondan ve unvandan kaynaklanan ast - üst ayrımının önemi azdır.

Çalışma ilişkileri açısından karşılaştırma yapıldığında geleneksel örgütlerin bireysel çalışmayı temel aldığı, modern örgütlerin ise takım çalışmasını temel aldığı görülmektedir.

Yeni örgütlerin sahip olduğu farklı özellikler yöneticilerin çalışanlarını örgütlemek, yönlendirmek ve motive etmek için benimsedikleri yaklaşımları gözden geçirmelerini gerektirmiştir. Modern yönetici çalışanlarını güçlendirir, takımlarla çalışır ve bulunduğu iş ortamında işbirliği hâkimdir. Çalışanların görüş ve önerilerini dikkate alarak iş yaptırır ve çalışma anlayışı müşterilerin beklentilerine göre şekillenir. Uzmanlık alanı, kişilik, etnik köken, cinsiyet ve inanç yönünden çeşitlilik gösteren bir işgücünü yönetir ve örgütteki çalışanlarla çok yönlü ilişkiler kurar. Başka bir ifadeyle bir işin yapılması için ihtiyaç duyulan herkesle ilgilenir ve iletişim kurar.