Barınma ve Konut Hakkı
Barınma ilk insandan günümüze kadar temel bir ihtiyaç olmuştur. Bu ihtiyacı fiziksel olarak gideren olgu ise genel olarak konut şeklinde ifade edilmektedir.
Konut hakkı, sadece yerleşme özgürlüğünün altyapısını oluşturmakla sınırlı kalmaz; diğer hak ve özgürlüklerin de gerçekleşme ortam ve koşullarını oluşturur.
Konut hakkı, dar anlamında barınma hakkı olarak anlaşılabilirse de, dört duvar ve bir çatıdan ibaret olmayıp, asgari niteliklere sahip, uygun ve yeterli konutu gerekli kılar. Yaşam kalitesinin ya da nitelikli bir yaşamın gerçekleşebildiği bir konut, belli çevresel koşullar dışında düşünülemez.
Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, konut, çalışma ve sendika hakkı gibi temel sosyal haklar, bireylerin refah içinde yaşamlarını sürdürmelerinde ana faktörler olarak yerlerini alırlar.
Sosyal haklar, temel insan hakları arasındadır ve insan olmaktan kaynaklanan nedenle tüm yaşam boyunca bireyin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesine büyük katkı yapar.
Türkiye'de konut üretiminde özel ve kamu sektörü, merkezî ve yerel yönetimler (belediyeler) rol alırlar.
Bireylerin doğumdan ölüme kadar olan süreç içerisinde insan onuruna yakışır bir biçimde yaşaması, hayatı boyunca karşılaşabileceği olumsuzlukların ortadan kaldırılması ile mümkündür. Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yasalarla güvence altına alınan sosyal haklar ve konut hakkı bu açıdan büyük önem taşımaktadır.