Yeni Medya Tarihçesi

İletişimin Evrimi ve Kitle İletişimi

İletişim sürecinin küçük topluluklardan kalabalık yığınları ifade eden kitlelere yönelmesiyle birlikte iletilerin yığınlar tarafından aynı anda öğrenilmesi mümkün olmuştur.

İletinin iki birey arasındaki aktarımının tarih içinde zaman ve yer kavramlarına bağlı olması, teknolojik ilerlemelerden etkilenen iletişim araçlarının iki biçimde tanımlanmasına yol açmıştır:

Kişiler arası iletişimi sağlayan araçlar (mektup, telefon, telgraf vb.)

Kitlelere yönelik iletişimi sağlayan araçlar (televizyon, sinema vb.).

İletişim tarihi kronolojik olarak ele alındığında M.Ö. 3000 yıllarında Mısır’da her sembolün belli bir sesi ve nesneyi temsil ettiği hiyeroglif yazı sisteminin kullanılması ilerleyen süreçle birlikte 1452 yılına gelindiğinde Johann Gutenberg’in modern anlamda matbaayı bulmasıyla yazılı kültür, yerini baskı/basılı kültüre bırakmıştır. 1826 yılında bilinen ilk fotoğrafın Joseph Nicephoce Niepce tarafından çekilmesinden sonra günlük yaşamda 14. yüzyılda basının, 19. yüzyılda ise fotoğrafın etkisi ortaya çıkmıştır.

Bu gelişmeleri takip eden dönemde, medya sektörünün basılı ve görsel - işitsel içeriğinin üretimi bilgi teknolojilerinden yararlanmak yoluyla, fiziksel ortamlardan alınıp elektronik ortamlarda yapılmaya başlanmış, bilim ve teknoloji sayesinde ortaya çıkan yeni araçların her alanda olduğu gibi iletişim alanına da etkisi görülmüştür.

1969 yılında askeri alanda bilgi iletişiminde kullanılmak üzere geliştirilen ilk ağ olan ARPA -NET (İleri Araştırma Projeleri Ajansı) projesiyle farklı şehirlerdeki bilgisayarların birbirlerine bağlanabilmeleri sağlanmış sonrasında ise NSFNET adıyla sivil bir ağ geliştirilmiştir. Bu ağ sayesinde üniversiteler, devlet ve özel kurumlar ve zamanla bütün dünya birbirine bağlamıştır. Herhangi bir yerden, herhangi bir zamanda, birbirine bağlı hipermetin dili biçimindeki verilere ulaşmak amacıyla kullanılan ‘world wide web’in (www) Tim Barners -Lee tarafından geliştirilmesiyle bilgisayarlarda depolanan veriler birbirine bağlanabilmiş ve 1990 yılında, ilk tarayıcı (Browser) kullanıma sunulmuştur.

Yeni iletişim teknolojilerindeki bu gelişmeler ile birlikte iletişim süreci üretici ve tüketici arasında etkileşimli, eşzamansız ve kitlesiz olma özelliğine erişmiştir. Siber ortamda, iletinin hedefindeki alıcı aynı zamanda üretici konumuna gelmiş, ileti üzerindeki kontrolü artmış anda iletiyi alıp gönderme gerekliliği ortadan kalkmış, kullanıcı grubu ne kadar geniş olsa da her kullanıcıya bireysel ileti gönderilmesi ile kitlesizleşmiştir.

İnternet ve Kitle İletişim Aracı Olarak Gelişimi

Yeni medyanın en temel özelliği etkileşimli ve çoklu ortam özelliğine sahip olmasıdır. Bu bağlamda yeni medyanın temelleri internetin gelişimi ile atıldığını vurgulamak gerekmektedir. Bu bağlamda yeni medyanın gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunan “internet” dünya üzerindeki pek çok bilgisayarı birbirine bağlamanın yanı sıra sanal bir dünyayı da ifade etmektedir.

İnternet erişiminin bir mekân ve uzay algısını oluşturmaya yettiğini, bu bağlamda bilgisayar ağı sisteminin, mekân olarak kavranabilecek “bir yer” olarak algılanması gerektiği araştırmacılar tarafından ayrıca vurgulanmaktadır.

Web'in Evrimi ve Yeni Medyanın Oluşumu

“Semantik Dalga Araştırma Raporu”na göre 4 dönemde ele alınmasıyla birlikte webin gelişim sürecine ve devam eden çalışmalara bakıldığında Web 1.0’dan Web 5.0’a doğru gelişim gösterdiği görülmektedir.

Genel bir ifade ile Web 1.0 bilişim ağı yani salt okunur, Web -2.0, web - merkezli ve katılımcı web, yani okuma -yazma, Web -3.0, bilgi ve bağlantı ile okuma -yazma -sanallaştırma, Web -4.0 kablosuz iletişime (mobil cihazlar veya bilgisayarlar) dayalı ve Web 5.0 ise duyusal ve duygusal internet olarak ifade edilebilir.

Bu dönemlerden Web 2.0, etkileşimli sayfalara imkan tanıdığından bir tür ekosistem yaratarak, yeni medyanın oluşmasını ve gelişmesini sağlamıştır. Web 2.0 ile birlikte yeni medya, zaman ve mekan bağımsızlığı özelliği ile kişilere sınırları aşan kullanım sağlamanın yanı sıra bu kullanımı eşsamansız gerçekleştirme imkanını istenilen her yerde vermektedir. Kalıcı olması, yüksek görsellik ve işitsellik sağlaması yüksek iletim hızı, etkileşim ve kişisellik yeni medyanın bireylere sunduğu avantajlardandır.

Yeni Medya Dönemi

Yeni medya 1830’lardan 20. yüzyılın ortasına modern bilgisayarın kullanımına kadar oluşumunu devam ettirmiştir. Teknik buluşların birleşmesi ve medyanın sayısal veriye dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Günümüzdeki anlamı ile 1970’lerde kullanılmaya başlanan “yeni medya” içerik üretimi ve siber ortam ile kullanıcısına yeni deneyimler sunmuş, bilgisayar, telekomünikasyon ve mikro elektronik gibi üç önemli alanda meydana gelen gelişmelerden etkilenmiştir. Bu kavram hızla ilerleyen bilgisayar ve internet teknolojileri ile birlikte ilerlemiş sonraki yıllarda daha yeni daha kapsamlı anlamlara gelmeye başlamıştır.