Yeni Medyaya Giriş

Medya, günümüzde gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarının tümünü ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Gazeteler ve dergiler yazılı medya, radyo sözel-işitsel medya, televizyon ise sesin yanı sıra görüntüyü de aktardığı için görsel-işitsel medya olarak nitelendirilmektedir. Bu belirttiğimiz kitle iletişim araçları geleneksel medya olarak ifade edilmektedir. Türkçede kitle iletişim araçları olarak adlandırılan medya, bir haberi, bilgiyi, düşünceyi ve olayı aynı zaman diliminde farklı ortamlarda bulunan ve farklı anlayışa, düşünceye, inanca, kültüre ve gelir seviyesine sahip binlerce, yüz binlerce kişiye iletme imkânı veren araçlardır.

Yeni medya teknik açıdan bilgisayar ile iletişim teknolojilerinin özdeşleşmesi ile bilginin, haberin, düşüncenin dijital formda taşınıp aktarıldığı bir mecradır. Yeni medya ile herhangi bir kişinin gönderdiği mesajlar küresel ağ sayesinde dünyanın herhangi bir noktasına anlık olarak iletilebilmektedir. Bilgisayar, internet ortamı, cep telefonları vb. tüm dijital teknolojileri yeni medya başlığı altında toplamak mümkündür.

Teknolojideki gelişmeler sonucu internetin daha etkin ve aktif kullanılır hale gelmesi, bireylerin kullanımına sunulması enformasyonun sağlanması ve dağıtımında yeni değişimleri beraberinde getirmiştir. Dünyanın herhangi bir yerinden bir kişinin Facebook, Twitter, Instagram ve bloglar vb. gibi mecralardan paylaştığı bir fikir, bir olay, bir olgu, bir kurgu aynı zaman diliminde farklı ülkelerin farklı şehirlerinden binlerce kişinin haberdar olmasına imkan vermektedir. Dünya bu haliyle dijital bir ev haline dönüşmüş durumdadır. Bu imkanı bizlere internet denilen temel teknolojik gelişim vermektedir. Yeni medya olarak nitelendirilen bütün mecralar (Facebook, Twitter, Instagram, bloglar vb.) .

Küreselleşme, modern yaşamı karakterize eden, hızlı bir şekilde gelişen ve giderek yoğunlaşan karşılıklı bağlar ve bağımlılıklar ağına işaret etmektedir. Bilginin, haberin, nesnelerin, bireylerin, kültürel değerlerin vb. akıntıları söz konusudur. Bu akıntılar geçmiş zamanlarda bu denli çok yönlü değildi. İnsanlar ya hiçbir yere gitmemiştir ya da doğdukları ve büyüdükleri yerlerin çok uzağına gitmeyi göze alamamıştır; toplumsal ilişkileri de yakınlarında olanlarla sınırlı kalmıştır. İnsanın gitmediği bir yere bilginin, nesnelerin, değerlerin gitmesinden söz etmek mümkün değildir. İnsanların bir yerden başka yerlere karşılıklı gidiş gelişlerinin yoğunlaşması ile nesnelerin, bilginin, değerlerin de karşılıklı gidip geldiği bir gerçektir.

Ekonomik Boyutu: Ekonomik küreselleşmenin temelinde Avrupa’nın egemenliğini ve uluslar üzerinde gücünü artırmak için uygulamaya koyduğu kapitalizmin olduğunu söylemek mümkündür. Kapitalizm, feodalizmin yıkılmasından beri batı dünyasında egemen olan ekonomik sistemi anlatma için kullanılan bir terimdir. Kapitalizmde üretilen ürün ve hizmet satışlarının ulaşılabilecek en yüksek kâr oranlarına ulaşması amaçlanmaktadır.

Kültürel Boyutu: Ekonomik alanda, insanların malları nasıl ürettikleri, nasıl değişime soktukları ve nasıl tükettiklerinden; siyasal alanda, iktidarın hangi pratikler üzerinde yoğunlaştığı ve yayıldığı, bu pratikleri kullandığından; kültürel alanda, insanların birbirleriyle iletişim kurmak suretiyle hem bireysel ve hem de toplumsal olarak yaşamlarını nasıl anlamlı kıldıkları anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bireysel ve kolektif etkileşim ile kültürler değişime zorlanabilmektedir. Özellikle güçlü kültürler zayıf kültürleri etkisi altına alma sürecinde medyadan kendi kültürlerini öne çıkaran yayınlar yaptıkları gibi bir toplumda kültürel farklılıkları öne çıkarmak suretiyle mevcut kültürün parçalanarak yeni biçimlere dönüşmesi yoluna da gitmektedirler.

Siyasal Boyutu: Küreselleşmeyi hızlandıran etmenlerin başında gelen uluslararası anlaşmalar ve yapılar irdelendiğinde demokrasiye vurgu yapıldığı, bu bağlamda devletle birey arasındaki ilişkilerin ele alınarak bireyin düşüncesini ifade etme, seyahat etme, haber alma ve inancını yaşama, örgütlenme vb. gibi özgürlüklerini garanti altına alan yasal düzenlemelerin yapılmasının önemsendiği dikkat çekmektedir. Küresel dünyanın bir parçası olan her toplumdan demokratik anlayışın ve kurumlarının yerleşmesine, gelişmesine ve hukukun üstünlüğü ilkesine riayet edilmesi istenilmektedir.

Küreselleşmeyi hızlandıran faktörler vardır. Bunlar uluslararası anlaşmalar ve kuruluşlardır.

Birleşmiş Millertler, uluslararası barışı ve güvenliği korumak; uluslararasında, halkların hak eşitliği ve kendi geleceklerini kendilerinin belirlemesi ilkesine saygı üzerine kurulmuş dostça ilişkiler geliştirmek; ekonomik, sosyal, kültürel ve insani nitelikteki uluslararası sorunları çözmede, ırk, cinsiyet, dil ya da din ayrımı gözetmeksizin herkesin insan hak ve özgürlüklerine saygının geliştirilip güçlendirilmesi yönünde görevler üstlenmiştir.

IMF, uluslararası para sisteminin istikrarının sağlanması ve krizlerin önlenmesi amacıyla, ulusal, bölgesel ve küresel ekonomik ve finansal gelişmeleri takip etmektedir. Üye ülkeleri ekonomik istikrara katkıda bulunacak, ekonomik ve finansal krizlere karşı dayanıklılıklarını arttıracak ve hayat standartlarını yükseltecek politikalar uygulamaya teşvik etmektedir. Ayrıca, Dünya Ekonomik Görünümü adlı rapor aracılığıyla dünya ekonomisinin ve Küresel Finansal İstikrar Raporu aracılığıyla sermaye piyasalarının durumunu düzenli olarak değerlendirip yayınlamaktadır.

Dünya Bankası, azgelişmiş ülkelerdeki üretim imkanlarının ve kaynaklarının gelişimini teşvik etmek; normal şartlarda özel sektörün sağlayamadığı üretken amaçlar için para kaynakları sağlamak; uluslararası ticareti, kalkınmayı ve ödemeler dengesindeki düzenliliği geliştirmek amacıyla uluslararası yatırımı teşvik etmek; üye ülkelerin üretkenliklerini, yaşam tarzlarını ve çalışma şartlarını geliştirmek üzere yardımda bulunmak.

Dünya Ticaret Örgütü, dünya ticaretini geliştirmek ve engelleri ortadan kaldırmaya yönelik sanayi malları ile birlikte tarım, tekstil ve hizmetlerin serbest dolaşımını öngörmektedir. Üye ülkelerin serbest ve açık ticaretten yararlanması yönünde gerekli düzenlemeleri yapmayı amaçlamaktadır. Böylece hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin dünya ticaretinden aldıkları payın artırılması için ticaretin önündeki engellerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.