Budizm
Güney, Güneydoğu ve Doğu Asya’da yaygın bir din olan Budizm’in günümüzde 500 milyondan fazla taraftarı bulunmaktadır. Budda’nın görüşleri çerçevesinde şekillenen B udizm’in geçmişi 2500 yıldan daha gerilere gider. Budizm, tarihsel süreç içerisinde muhtelif kültürlerle etkileşimin doğal sonucu olarak değişime uğrayarak günümüze kadar ulaşmış bir dindir. Budist metinlerde söz konusu din için Buddha-vacana (Budda’nın sözleri) Buddha-dhamma (Budda’nın yolu) ve Buddha-sasana (Budda’nın öğretisi) gibi ifadeler kullanılmaktadır.
Budizm'in Tarihsel Gelişimi
Tam adı Siddharta Gotama Sakamuni olan Budda, MÖ 563 veya 560 yılında günümüzde Nepal sınırları içerisinde yer alan Lumbini’de doğmuştur. Siddharta çocukluk, Gotama aile, Sakamuni kabile adıdır. Sakamuni “Saka kabilesinin bilgesi” anlamına gelir. Asil ve zengin bir aileye mensup olan Budda 16 yaşında evlenmiş, 29 yaşında bir oğlu olmuştur.
Konforlu ve lüks saray hayat Budda’yı tatmin etmemiş, bu huzursuzluk onu, sarayı terk ederek hakikatı aramaya sevketmiştir. Arzuladığı hedefe ulaşmak için inzivaya çekilmiş ve benliğini öldürmeye yönelik asketik uygulamalara yönelmiştir. Budda bu tekniğin kendisini istediği hedefe ulaştıramayacağını anlayarak bu yöntemden vaz geçmiştir. Böylece, altı yıl süren katı asketizmi de terk etmiştir. Budda, yeniden dilenerek bedeninin eski gücüne kavuşmasını sağlamıştır. Artık, iki aşırılığın arasındaki “orta yol”un kendisini arzuladığı hedefe götüreceğine inanan Budda, kendisine sunulan bir kâse haşlama pirinci yiyerek, katı çile tekniğini terk etmiştir. O, bedeni eski gücüne kavuştuktan sonra parlak bir mayıs gecesinde Bodhgaya’da kutsal incir (assattha-pipal) ağacının altında meditasyona dalmış, aydınlanmaya ulaşıncaya kadar oradan kalkmamıştır.
Budizm MS ikinci asırdan itibaren Hindistan’da etkinliğini yitirmeye başlarken İpek yolu, Çin, Japonya, Güney ve Güneydoğu Asya’da yaygın bir din olmuştur.
Budizm'in Kutsal Metinleri
Budist kutsal metinleri başlangıçta sözlü olarak nakledilirken Budda’nın ölümünden kısa bir süre sonra kayda geçirilmeye başlanmıştır. Ancak Budizm’in ilk dönemlerinden günümüze bir bütün halinde ulaşan herhangi bir metin yoktur. Yazılı ilk metin parçacıkları, milattan önce üçüncü yüzyıla aittir. Toplu halde en eski kutsal metin ise, milattan sonra ikinci yüzyılda derlenmiştir. Dhamma-Chakra-Pravattana diye bilinen bu metin Budda’nın ilk vaazını ihtiva eder.
Budizm’de iman esasları Budda, Dhamma ve Sangha olmak üzere üçtür. Bütün Budist ekollerin hemfikir olduğu bu ilkeler (i) hiçbir canlıya zarar vermemek, (ii) hırsızlık yapmamak, (iii) yalan söylememek, (iv) cinsel arzuların peşinde koşmamak, (v) uyuşturucu ve alkollü madde kullanmamaktır. Bu ilkeler bütün Budistler için dinin köşe taşlarını oluşturur. Budist din adamları veya kadınları için konforlu yatakta yatmama, süs eşyaları ve parfüm kullanmama, dans etmeme, altın ve gümüş hediye kabul etmeme gibi ilave kurallar da vardır.
Budizm'de İbadet
Budizm’de ibadet denilince akla gelen ilk uygulama meditasyondur. Meditasyon, “bilinç halindeki kontrollü dönüşüm” olarak tanımlanabilir. Meditasyon hâli, kurtuluşa ermiş bilinç durumunu ifade eder. Bu durum, dingin ve nihâî bir hâl, bütün zihinsel işlevlerin sakinleştiği, bütün bağların terk edildiği, açlık ve susuzluğun sona erdiği, kayıtsızlık yani nirvana hâli biçiminde tasvir edilir. Budist kutsal metinleri meditasyon uygulamalarını samadhi ve vipassana olarak iki başlık altında toplar. Bunlardan ilki olan samadhi, zihni tek bir noktaya kilitlemek sûretiyle elde edilen zihinsel konsantrasyon hâlidir.
Budist Mezhepleri
Budist mezhepleri, kabul ettikleri öğretiler, savundukları felsefi anlayışlar, yayıldıkları coğrafi ve kültürel çevre açısından farklı şekillerde sınıflandırılmışlardır. Ancak genel kabule göre Theravada ve Mahayana olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Theravada “ataların/yaşlıların yolu” anlamına gelir. Theravada, Budizm’in ilk dönemlerinde ortaya çıkıp günümüze kadar ulaşmış bir Budist ekolüdür. Mahayana geleneğine mensup olanlar Theravada için, bireysel kurtuluşa yaptıkları atıftan ötürü “küçük taşıt” anlamına gelen, aşağılayıcı ve küçümseyici bir ifade olan Hinayana adını kullanırlar. Günümüzde güney ve güney doğu Asya’da özellikle Sri Lanka, Tayland, Myanmar, Laos ve Kamboçya’da yaygın konumdadır. Theravada ekolünün bu bölgelere MÖ üçüncü yüzyılda Aşoka dönemindeki misyon faaliyetleriyle yayıldığı kabul edilir. Kökenini ilk Budist atalara dayandıran bu ekol, manastır hayatına, bireysel kurtuluşa ve meditasyona önem verir.
Budizm’deki ikinci mezhep “büyük araç” anlamına gelen Mahayana’dır