Geleneksel Türk Dini ve Halk İnanışları

Geleneksel Türk Dini ile Türklerin kendilerine özgü inanışları, “özel dinleri” kastedilmektedir. İslam’ı kabul etmiş Türklerin İslam öncesi inanışlarıyla günümüzde yaklaşık iki milyon Türk kitlesinin yaşattığı inanışlar, ibadetler, Geleneksel Türk Dini altında incelenmektedir. Geleneksel Türk Dini, “Türklerin Gök Tanrı temelinde yazılı bir kaynağa dayanmaksızın kendi iç kültürel dinamiklerinden doğan ve kuşaklar boyu aktarılarak günümüze kadar ulaşan, gelenek ve göreneklerle şekillenmiş inanç ve pratikler bütünü" olarak tanımlanmaktadır.

Geleneksel Türk Dini, hoşgörüye dayalı bir dindir. Bu dinin inanç esasları, tek bir Tanrı ve O’nun iradesinin her şeyi kuşattığı inancı etrafında oluşmaktadır. Bundan dolayı Türkler, İslam’ı kabul edince eski dinî inanışlarına ait bazı hususları, hiçbir değişiklik yapmadan devam ettirmiş; bazı hususlarda ise sadece küçük değişiklikler yapmışlardır. İslam’a çok aykırı gördükleri özellikleri atmışlar veya başka şekiller altında İslami kisveye büründürerek yaşatmışlardır. Eski inançlarına ait unsurlardan birçoğunu hiçbir değişikliğe uğratmadan İslam’dan sonra da devam ettirmeleri, eski inanışlarının İslami öze uygun olduğunun delili sayılmakta; Türklerin İslam’ı toptan ve isteyerek benimsemeleri, din olarak kabul etmeleri de bu ‘öz’e bağlanmaktadır.

Türkler, İslam’ı kabul etmeden önce çeşitli dinlerle karşılaşmış, temas kurmuş ve bunlardan bazılarını din olarak kabul etmişlerdir. Ancak kabul ettikleri bu dinlerden hiçbiri Türklerin tamamının dini olmamıştır.

Dolayısıyla her bir din, ancak bir grup tarafndan benimsenmişir. Büyük kitle, kendi millî/geleneksel inançlarına bağlı kalmıştır.

Günümüzde geleneksel Türk dinî inançlarını yaşatan Türk grupları olduğu gibi, Budizm’i, Yahudiliği ve Hristiyanlığı kabul etmiş Türkler de vardır.

Bu dinleri kabul edenlerin tamamı genel Türk nüfusunun % 1'i kadardır. Geri kalan % 99'luk Türk kitlesi Müslüman’dır.

Geleneksel Türk Dini inançları üç grupta toplanmaktadır. Bunlar; tek tanrıya inanmayı merkeze alan Gök Tanrı inancı, tabiat güçleriyle ilgili birtakım inançları bünyesinde bulunduran Yer-‐Su (Yer-Sub) ve ölmüş atalara tazim ve onlar için kurbanlar sunmayı gaye edinen "Atalar Kültü"dür.

İbadetler, belli zamanlarda yapılanlar ve tesadüfi olaylar nedeniyle yapılanlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yuğ denilen cenaze törenleri ve saçı denilen kansız kurban takdimeleri bu dinin belirgin özelliklerindendir.

Saçı” denilen takdimeler ile “yalama” adı verilen çaput bağlama, tesadüfi olaylar nedeniyle yapılan ibadet biçimlerindendi. Saçı, bir çeşit kansız kurban takdim etme ayinidir. "Yalama” da ağaçlara, ata mezarlarına veya kamların davuluna bez, paçavra gibi şeylerin bağlanmasıdır. Eski Türklerden bir dileği olanlar, çeşitli yiyecek maddelerini kurban olarak takdim ederlerdi.

Eski Türklerin meşhur ayinlerinden biri de yağmur yağdırmak için yapılan ayindir. Yukarıda da ifade edildiği gibi, “Yada Taşı” adı verilen taşla Tanrı'ya dua edilir ve ondan yağmur talep edilirdi. Kaşgarlı Mahmut bu ayin hakkında şunları anlatmaktadır: “Hususi bir taş olan yada (yat) ile kâhinlik yapılır, rüzgâr ve yağmur celbedilir. Bu, Türkler arasında çok yaygındır. Ben buna, Yağma boyu içerisinde bizzat şahit oldum. Bu ayin, orada bir yangını söndürmek maksadıyla yapılmış, yaz mevsiminde Allah'ın izniyle kar düşmüş ve bu suretle yangın söndürülmüştür”.