Egzersiz ve Sporda Meydana Gelen Yaralanmalar ve Korunma Yöntemleri
Doğru programlanmış bir fiziksel aktivite veya sportif faaliyet döngüsü birçok fiziksel ve mental rahatsızlığı oluşmadan önlemektedir. Buna ek olarak var olan sağlık sorunlarını çözme konusunda da fiziksel aktivite ve sportif faaliyetler son yıllarda tıp dünyasının medikal tedavilere ek olarak kullandığı bir araç haline gelmiştir. Özellikle son yıllarda “egzersiz reçetesi” kavramı ortaya atılarak, birçok fiziksel ve mental rahatsızlıkta bir yardımcı tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Ancak tüm bu olumlu yönlerine rağmen her türlü egzersiz, fiziksel aktivite ve sportif etkinlik çok ciddi bir planlama gerektirir. Çünkü doğru organize edilmemiş bilinçsizce yapılan fiziksel etkinlikle kişiye faydandan çok zarar getirebilir. Yaş, cinsiyet ve sağlık durumu gibi özellikler fiziksel aktivite ve sportif faaliyetlerin seçiminde ve uygulamasında dikkate alınması gereken temel bileşenlerdir. Bilinçsiz bir şekilde yapılan fiziksel etkinlikler başta kardiyovasküler sistem, endokrin sistem, solunum sistemi ve sinir sistemi üzerinde rahatsızlıklara neden olabilir. Bilinçsizce yapılan uygulamalar bu sistemik rahatsızlıklara ek olarak özellikle kas iskelet sisteminde ciddi rahatsızlıklara yol açabilirler ve spor sakatlıkları olarak tanımlanan bir dizi rahatsızlığın oluşmasına yol açabilirler. Fiziksel aktivite veya sportif faaliyetler sırasında karşılaşılan iç ve dış etkiler sonucunda vücut parçalarının veya dokuların dayanıklılık sınırının aşılması sonucunda sportif faaliyet sırasında veya sonrasında ortaya çıkan ve ileriki günlerde spora katılımı engelleyen veya hareket kalitesini düşüren tüm travmatik ve mikrotravmatik oluşumlardır. Spor yaralanmalarının vücutta etkilediği bölgelere göre sınıflandırılması ile ilgili literatürde farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı kaynaklarda doğrudan etkilenen bölgelere göre sınıflama yapılırken bazı kaynaklarda ise aksiyal bölge ve apandikülar bölge olmak üzere iki ana kategori altında incelenmektedir. Spor yaralanmalarını tanımlamak için kontüzyon, hematom, sprain, strain, tendinit, bursit, myositis ossificans, fraktür, hemartroz, dislokasyon, nöropraksi, nörotmezis ve aksonotmezis gibi terimler ve tanımlamalar kullanılır. Spor yaralanmalarına neden olan faktörler etki mekanizmasına göre iki şekilde sınıflandırılır.
Bunlar “endojen etkiler” ve “eksojen etkiler” nedeniyle meydana gelen “entrensek etki ile oluşan yaralanmalar” ve “ekstrensek etki ile oluşan yaralanmalar” olarak sınıflandırılır. Spor yaralanmasına neden olan faktörlerle ilgili farklı sınıflamalar yapılsa da literatürde en çok karşılaşılan sınıflama “endojen faktörler” ve “eksojen faktörler” şeklinde yapılan ikili sınıflamalardır. Spor yaralanmalarından korunmak için “toplumda fiziksel aktivite ve spor konusunda bir bilinç oluşturulması için sistematik olarak eğitim programları düzenlenmesi”, “yaşa uygun fiziksel aktivite ve sportif etkinlik seçimi”, “cinsiyete uygun uygun fiziksel aktivite ve sportif etkinlik seçimi”, “fiziksel uygunluk ilkesine uygun fiziksel aktivite ve sportif etkinlik seçimi”, “fiziksel aktivite ve sportif etkinliklere katılım öncesi detaylı sağlık kontrolü yapılması”, “organizmanın fiziksel aktivite ve sportif etkinliğe hazırlanması”, “fiziksel aktivite veya sportif etkinlikte iyi bir ısınma ve soğuma evresi geçirmek”, “fiziksel aktivite ve sportif aktivite için ortamın ve çevresel faktörlerin uygunluğu”, “fiziksel aktivite ve sportif etkinlik için fiziksel, fizyolojik ve mental açıdan hazır olmak”, “yapılacak fiziksel aktivite ve sportif etkinliğin kendisine özgü risklerine karşı hazırlıklı olmak ve gerekli önemleri almak”, “uzman desteği alınarak hazırlanmış fiziksel aktivite veya sportif etkinlik programı”, “doping, kimyasal performans ürünleri ve benzeri uygulamalardan kesin olarak uzak durmak” gibi önemler ve uygulamalar dikkate alınmalıdır.