Yaşam Boyu Spor ve Egzersizi n Bilimsel Temel Hedefleri
Hareket insanın en önemli özelliği ve varlığının zorunlu bir eylemidir. İnsan yürür, koşar, atlar, tırmanır, tutar, atar bu gibi eylemler insan ve yaşayan bir canlı olmanın en belirgin özelliği ve göstergesidir. Hareketsiz bir yaşam insanın doğasına aykırı olmasından dolayı hareketsizlik insan bedeninde, toplumsal ve psikolojik yaşamında olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bugün birçok bilim dalı, özellikle psikoloji ve biyoloji egzersizin ve sporun insan yaşamı üzerine etkilerini incelemekte ve ciddi araştırmalar yapmaktadır.
Teknolojinin gelişmesi hareketsizliği de beraberinde getirdi. Hareketsiz yaşam ise bireylerin sağlığını kaybetme riskini artırmıştır. Yürüyüşle başlayan ilkel insan hareketleri zaman içerisinde daha avantajlı olan koşuya evrilmiştir. Zamanla sinir, kas ve eklem sisteminin planlı ve programlı bir biçimde çalıştırılması temel motor yeteneklerinin keşfine neden olmuştur. Hareketi yaşamın her anına eklemleme konusu ilk çağlardan başlayarak günümüz modern toplumlarına kadar gelmiştir. Bu süreç içerisinde birçok devlet yöneticisi, düşünür ve bilim insanı spor ve egzersizin insan için önemini vurgulamışlardır. Bununla birlikte her felsefi akım da spora ilişkin görüş belirtmiş, kendi ilkelerini ortaya koymuştur. Bu felsefi akımların belli başlıları pragmatizm, naturalizm, varoluşçuluk ve diyalektik materyalizmdir.
Antropolojik açıdan insan sürekli gelişim göstermektedir. Bu gelişim bilginin gelişmesine ve teknolojinin gelişmesine neden olmuş; teknolojik gelişme bireyin günlük yaşamını kolaylaştırmasına rağmen, onu doğadan ve doğal davranışları olan egzersizden uzaklaşmasına neden olmuştur. Halk arasında söylenen “işleyen demir pas tutmaz” ve “işleyen demir parıldar” gibi savsözler insanın hareket ihtiyacına ve önemine işaret etmektedir. Dolayısıyla yaşam boyu spor ve egzersiz anlayışı geçici ve belli bir dönemde yapılan aktiviteleri değil, sürekliliği gerektirmektedir.
Yaşam boyu egzersiz ve sporun genel amacı fiziksel, ruhsal ve toplumsal açıdan sağlıklı bireyler ve toplum oluşturmaktır. Yaşam boyu egzersiz ve spor alışkanlığı küçük yaşlarda kazandırılması gerekir ve bu amaçla okullarda okutulan beden eğitimi ve spor dersleri önem kazanmaktadır. Yaşam boyu egzersiz ve spor alışkanlığı dört aşamada gerçekleştirilir, bunlar; farkında olma, uygulama/katılma, yayma/örgütleme ve yaşam tarzı haline getirmedir.
Yaşam boyu egzersiz ve sporu yediden yetmiş yediye her yaş ve cinsiyete hizmet edecek biçimde yaygınlaştırmak amacıyla devletler resmi kurum ve kuruluşlar aracılığıyla örgütlenmiştir. Ülkemizde bu görev ilk sırada Herkes İçin Spor Federasyonu’na verilmiştir. Devletler sporu yaygınlaştırarak bireylerin üretkenliğini artırıp, ülkenin kalkınmasını hedeflemektedirler. Bu hedefe ulaşmak için spora ilişkin politikalar ve yatırımlar yaşam boyu egzersiz ve spor dikkate alınarak oluşturulmaktadır.
Yaşam boyu spor ve egzersizin çok sayıda işlevi bulunmaktadır. Bu işlevlerin başında fiziksel olarak sağlıklı olma ve sağlığı koruma işlevi gelmektedir. Sağlık sorunları başında ise kalp - damar ve diyabet (şeker hastalığı) hastalıklarına neden olan ve çağın hastalığı olarak da adlandırılan obezite (şişmanlık) gelmektedir. Spor ve egzersiz kilo kontrolü sağlamada etkili olması nedeniyle birçok sağlık sorununu önleme ve tedavisinde işlevseldir. Yaşam boyu spor ve egzersizin işlevsel olduğu bir diğer alan sosyal ve psikolojik alandır. Spora katılım yoluyla bireylerin toplumsallaşması, stresle başa çıkması, kendini ifade etme ve kendini gerçekleştirmesi bakımından işlevseldir. Spora katılım bireylerin işgücü verimliliğini etkileyerek üretkenliğini artırmak ve ekonomik kazam elde etmelerine de neden olmaktadır. Yaşam boyu sporun bir diğer işlevi ise performans sporunun gelişmesine olan katkısıdır.