I Would Lıke To Invıte You

Infinitives (Mastarlar)

İngilizcede iki fiil arka arkaya geldiği zaman çoğunlukla ya iki fiil arasına to gelir ya da ikinci fiile -ing soneki eklenir. Bir fiilden sonra gelen fiilin önüne “to” gelirse buna “to infinitive” denir. Mastarlar fiil + to + fiil şeklindedir. Diğer bir ifade ile mastarlar cümlelerdeki özne ya da fiil yerine kullanılan mastar halindeki (örn: to see, to go, to be) isim olarak kullanılan fiillerdir. Genellikle fiil + to + fiil mastar yapıları ana fiil ile aynı zamanda veya daha sonraki bir zamanda gerçekleşecek durumları ifaden yapılardır. Mastarlar genellikle -mek,/-mak ya da -mek için/-mak için anlamına gelmektedir. Örnekleri inceleyiniz ve genellikle esas fiilden sonra gelen fiilimsinin esas fiilden sonra gerçekleşen veya gerçekleşecek olan bir durum olduğuna dikkat edin.

I decided not to write a letter. (Bir mektup yazmamaya karar verdim.)

They have always expected to have a baby. (Onlar hep bir bebek sahibi olmayı ummaktadırlar.)

I hate to be wrong. (Hatalı olacak olmaktan nefret ederim).

They hope to start university next month. (Gelecek ay üniversiteye başlamayı umuyorlar.

They intend to go on a holiday this summer. (Bu yaz tatile çıkmaya niyet ediyorlar.

We are learning to swim. (Yüzmeyi öğreniyoruz.) Henüz öğrenme aşamasında, gerçek anlamda üzme işi sonra gerçekleşecek.

He plans to organize a graduation pary. (Mezuniyet partisi düzenlemeyi planlıyor.)

Oğuz likes to read that book. (Oğuz şu kitabı okumak istiyor.) Like fiili to + fiil alırsa istemek anlamındadır ve okuma işi sonra gerçekleşecektir.

Could you remember to lock the door before leaving. (Ayrılmadan önce kapıyı kilitlemeyi hatırla/unutma.)

She wants to go to bed now. (O şimdi yatmaya gitmek istiyor.)

I would like to run with you tomorrow. (Yarın seninle koşmayı çok isterdim.)

Gerunds (Fiilimsiler)

İsim-fiiller, fiillerin sonuna -ing sonekinin gelmesiyle elde edilirler ve isimler gibi cümlenin öznesi, tümleci veya nesnesi olabilirler. İstisnaları olmakla birlikte, fiil + fiil + ing şeklindeki fiilimsiler, esas fiilin gerçekleşme anından önce başlayan, gerçekleşen, geçmişte birkaç kez tekrarlayan ya da o anda gerçekleşmeye devam eden durumlar için kullanılır. Örneğin;

He denied stealing the car. (Arabayı çaldığını inkar etti.)

Emir enjoys eating rice. (Emir pilav yemekten hoşlanır. ) Geçmişte başlayıp günümüze kadar devam eden bir durum.

We are going to quit smoking soon. (Çok yakında sigara içmeyi bırakacağız.)

He avoids going out at nights. (Geceleri dışarı gitmekten sakınıyor.)

I appreciate working with you. (Seninle çalışmanın değerini biliyorum.)

I miss playing chess with you. (Seninle satranç oynamayı özlüyorum.)

I will finish reading that book. (Bu kitabı okumayı bitiriyorum.)I like singing. (Şarkı söylemeyi seviyorum.

I like riding my bike. (Bisikletime binmeyi severim.)

Esas fiillerden sonra gelen Up, for, of, on, in, at, to, about v.b. edatlarlardan sonra gelecek olan fiiller sonuna -ing son ekini alarak gerund (isim-fiil) olur.

He will give up playing football. (Futbol oynamayı bırakacak.)

He is thinking of going to France. (Fransa’ya gitmeyi düşünüyor.)

Pelin finally succeeded in getting on the horse. (Pelin sonunda atın üstüne çıkmayı başardı.)

I am looking forward to visitng you. (Seni ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.)

I disapprove of spanking on children. (Çocuklara vurmayı onaylamıyorum.)

They don’t approve of wasting time. (Onlar boşzaman geçirmeyi onaylamıyorlar.)

Please keep on reading. (Lütfen okumaya devam edin.)

Go on writing the story. (Hikayeyi yazmaya devam edin.)

Try to solve the problem. (Problemi çözmeye çabalayın.)

Try seeing him in person. (Onu şahsen görmeyi deneyin.)

Mastar Veya İsim-Fiil Alan Fiiller

I am going to stop to drink water. (Su içmek için duracağım.) Amaç bildiriyor. Biraz sonra yapılacak bir iş kastediliyor.)

I should stop spending a lot of money. (Çok para harcamaya bir son vermeliyim.)

I will never forget seeing a big bear yesterday. (Dün büyük bir ayı gördüğümü asla unutmayacağım.)

I will never forget you helping me. (Bana yardım edişini asla unutmayacağım.)

She regrets living in İstanbul. (İstanbul’da yaşamaktan pişmanlık duyuyor.)

I regret to say that your mother is sick. (Üzülerek söylüyorum ki anneniz ciddi hastadır.)