The Bus Left on Time

Zaman Edatları (Prepositions of Time)

Bu ünitenin konusu olan zaman edatları, takvimde belli bir tarihte, yani haftanın bir gününde veya geçmişte her hangi bir zamanda olmuş, ya da gelecekte gerçekleşecek olan bir iş ya da durumun tam zamanını belirtmemize yardımcı olan edatlardır. Zaman edatları olan kelimeler yer edatlarıyla birebir aynı olmakla beraber kullanımları faklıdır. Yerden ziyade zamana vurgu yaptıkları için yer edatlarından ayırt etmek zor değildir. Aşağıda zaman zarfları kısaca tekrarlanacaktır.

On

İngilizce’de bu zaman zarfını çoğunlukla haftanın günleri, haftanın bölümleri olmak üzere belirli zaman tanımlamalarında kullanırız.

I am off on Friday. (Cuma günü izinliyim.)

We do not work on Saturdays. (Biz cumartesileri çalışmayız.)

I will return on Sunday. (Pazar günü döneceğim.)

It’s new year on Wednesday. (Çarşamba günü yeni yıl.)

Let's play football on Sunday morning. (Pazar sabahı futbol oynayalım.)

We’re going to see a movi on Thursday evening. (Perşembe akşamı film izleyeceğiz.)

What did you do on the weekend? (Amerikan İngilizcesi: Haftasonunda ne yaptın?

What did you do at the weekend? (İngiliz İngilizcesi: Haftasonunda ne yaptın?)

“On” zaman edatı tarihlerde de kullanılır:

We are going to the USA on Saturday the 23rd of August. (Biz 23 Ağustos Cumartesi günü Amerika'ya gidiyoruz.)

My best friend died on 15th of January. (Benim en iyi arkadaşım Ocak’ın 15’inde öldü.)

“On” zaman edatı belli ve özel günlerde de kullanılır:

What are you going to eat on Christmas Eve. (Noel arefesinde ne yiyeceksiniz?)

In

“In” zaman edatı aylar, mevsimler, yıllar, on yıllar, yüzyıllar gibi belirli uzunluktaki zaman dönemlerini ifade etmek için kullanılır.

I graduated in 2018. (Ben 2018 yılında mezun oldum.)

I got married, in May, in 2018. (Ben 2018 yılı mayıs ayında evlendim.)

I will be ready in 20 minutes. (20 dakika içinde hazır olurum.)

I will return the book in 2 days. (Kitabı 2 gün içinde geri getireceğim.)

I am going to a conference in June. (Haziranda bir konferansa gideceğim.)

“In” zaman edatı günün bazı bölümleri için de kullanılır:

I have tea in the morning. (Sabahları çay içerim.)

I walk my dog in the afternoon. (Ben öğleden sonraları köpeğimi yürüyüşe çıkarırım.)

We never go out in the evening. (Biz akşamları asla dışarı çıkmayız.)

At

Bu zaman zarfını tam saatlerden ve öğünlerden önce kullanırız:

We will have tea at 4:00pm. (Saat 4’te çay içeceğiz.)

Do not talk at dinner. (Akşam yemeğinde konuşmayınız.)

Son olarak zamanda belli bir nokta hakkında konuşuyorsak yine “at” edatı kullanılır:

I am eating lunch at the moment. (Şu anda öğlen yemeği yiyorum.)

I may go to Manchester at the end of August. (Ağustos’un sonunda Manchester’e gidebilirim.)