It’s on the Left
Edatlar
Türkçe’deki karşılığı “edat” olan “preposition”, farklı tür ve görevdeki kelimeler arasında anlam ilgisi kurmaya yarayan kelimelerdir ve çok farklı kullanımları vardır. Edatların tek başlarına anlamları yoktur ve Türkçe’de -de, -da, -den, -dan, -e doğru, -e karşı gibi yer isimlerinin sonuna gelen eklerin karşılığıdır ve İngilizce’de yer isimlerinin öncesinde ayrı birer kelime olarak kullanılırlar. Genel olarak edatlar üç temel gruba ayrılırlar:
1) Yer edatları,
2) Hareket ve yön edatları,
3) Zaman edatları.
Bu ünitede yer edatları ile hareket ve yön bildiren edatlar işlenmiştir.
Yer Edatları (Prepositions of Place)
At (Geniş komleks alanlar için kullanılır.)
He is at the hospital now. (O şu andahastahanededir.)
There are a lot of people at the post office. (Postahanede çok insan var.)
My father is at the airport at the moment. (Babam şu anda havaalanındadır.)
In (Kapalı, sınırları belli olan alanlar için kullanılır.)
They are having dinner in the kitchen now. (Onlar şimdi mutfakta akşam yemeği yiyorlar.)
We are in New York now. (Biz şimdi New York’tayız.)
He is in his bed. (O yatağındadır.)
Are you in the classroom now? (Sen şu anda sınıfta mısın?)
On (Geniş ve açık yüzeyler için kullanılır.)
The glasses are on the desk. (Gözlükler çalışma masasının üzerindedir.)
I am on the train. (Ben şu anda trendeyim.)
Near (yakınlarında)
The school is near the cinema. (Okul sinemanın yakınlarında.)
Next to (Bitişiğinde, yan yana, bir sonraki yani arada başka bir nesne bulunmuyor anlamında kullanılır.)
Ayşe is next to Gül. (Ayşe Gül'ün yanı başında.)
Under (altında)
The ball is under the dinner table. (Top yemek masasının altındadır.)
The cat is under the sofa. (Kedi koltuğun altındadır.)
In front of (-ın/in önünde)
The car is in front of the house. (Araba evin önündedir.)
He is in front of the classroom. (O sınıfın önündedir.)
Behind (arkasında)
The dog is behind a tree. (Köpek bir ağacın arkadındadır.)
Between (arasında)
The school is between a shop and a park. /Okul bir dükkan ve bir parın arasındadır.)
Mike is between Sue and Julia. (Mike Sue ve Julia’nın’nın arasındadır.)
Opposite (karşısında)
Our house is opposite the bus station. (Evimiz otobüs terminalinin karşısındadır.)
Don't sit opposite me. (Karşımda oturma.)
Hareket ve Yön Edatları
Into (İçine, içine doğru)
He went into the room directly. (Doğrudan odaya gitti.)
From (-den, -dan)
This letter is coming from Ali. (Bu mektup Ali’den geliyor.)
Through (içinden, arasından)
I will go through the forest. (Ormanın içinden geçeceğim.)
Towards (-e/a doğru)
You are going towards the wall. (Duvara doğru gidiyorsun.)
Along (boyunca)
Go along this street about 500 meters and turn left. (Bu cadde boyunca yaklaşık 500 metre git ve sola dön.)
Across (Bir uçtan bir uca, karşı tarafa)
There is a house across the river. (Nehrin diğer tarafında bir ev var.)
Past (yanından geçmek)
I went past the hospital and turned left. (Berber hastahanenin yanından yürüyerek geçtim ve saga döndüm.)