I’II Have a Döner

Future Tenses

Gelecek genellikle zaman “be going to” veya “will” yapılarıyla ifade edilir. “be going to” önceden kararlaştırılmış ve yapmak için kuvvetli bir irade veya niyet sözkonusu olan işler için kullanılır. Diğer taraftan “will” ise içinde bulunulan anda yapmaya kararverilen iş ya da eylemleri ifade etmek için kullanılır. Örneğin;

A: Can you turn on the TV for me, please? (Benim için televizyonu açabilir misin?)

B: Yes, I will turn on the TV for you (Evet, senin için televizyonu açacağım.)

Bu diyalogda A kişisi pencereyi açmayı daha önce düşünmemişken B kşisinin ricası üzerine konuşma anında karar verdiği için “will” yapısı kullanıyor.

Eğer yapılacağı ifade edilen durum çok önceden planlanmışsa “will” yerine “be going to” yapısı ile ifade edilmelidir. Örneğin:

A: Can you take me to the airport tomorrow, please? (Yarın beni havaalanına götürebilir misin, lütfen?)

B: I am sorry, I can’t. I am going to finish this project. (Üzgünüm, götüremem. Bu projeyi bitireceğim.)

Bu durumda ise A kişisi B kişisinden kendisini havaalanına götürmesini istiyor. Fakat B kişisi daha önceden bir proje üzerinde çalışmaya ve bitirmeye kararlı olduğu için “going to” yapısını kullanıyor. “Will” ve “Going To” gelecek zaman yapıları arasındaki kullanım farkları aşağıda detaylı olarak açıklanmıştır.

Simple future tense with "will"

Bir kişi bir işi yapmayı konuşma anında kararlaştırmışsa ve bu işi severek gönüllü olarak yapacağını ifade etmek için "will" ifadesi tercih edilir. Bu konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir.

A: Your bag is really heavy. I will help you. (Çantanız gerçekten ağır. Size yardım edeceğim.)

B: Thank you very much. (Çok teşekkür ederim.)

A: I'm really hungry. (Gerçekten çok acıktım.)

B: I'll go and get you a something. (Gidip sana bir şey getireyim/getireceğim.)

"Will" yapısı teklif veya öneri sunmak için kullanılır.

I will help you with your homework. (Ev ödevinde sana yardım edeyim.)

“Will” yapısı bir şeyi yapmayı kabul edildiğini ifade etmekte de kullanılır.

A: Can you lend me 100 TL, please? (Bana 100 TL borç verebilir misin, lütfen?)

B: Off course, I will lend you 100TL. (Tabi ki sana 100TL borç vereceğim.)

“Will” yapısı bir şeyi yapmaya söz verildiğinde de kullanılır.

I promise I will not do it again (Söz veriyorum onu tekrar yapmayacağım.)

“Will” soru yapısı birinden bir şeyi rica etmede de kullanılabilir.

Will you join us, please? (Bize katılır mısın, lütfen?)

Future tense with "be going to"

“Going to” yapısı bahsedilen eylemin daha önceden kararlaştırılmış ve hala o işi yapmaya istekli olduğunu belirtir.

A: What are you going to do this evening? (Bu akşam ne yapacaksın?)

B: I am going to go to the cinema with my brother. (Erkek kardeşimle sinemaya gideceğim.)

“Going to” yapısı daha önceden planlanan durumları ifade etmede kullanıldığı gibi planlanmış olduğu varsayılarak karşımızdakilerin planlarını ve gelecekle ilgili niyetlerini sormak için de kullanılır.

A: Where are you going to go this summer for holiday? (Bu yaz tatil için nereye gideceksin?

B: We are going to go to England this summer for holiday. (Bu yaz tatil için İngiltere’ye gideceğiz.)

"Will" ve "Going to" yapıları “I think” ifadesiyle beraber gelecekle ilgili tahminlerimizi ifade ederken de kullanılabilir. “Will” ya da “Going to” bu bağlamda ikisi de yakın anlamda kullanılabilir. Aralarında çok önemli bir fark bulunmamakla birlikte “Going to” daha güçlü bir tahmini işaret eder.

I think it will be cold tomorrow. (Sanırım yarın hava soğuk olacak.)

I think it is going to be sunny and warm tomorrow. (Sanırım yarın hava güneşli ve ılık olacak. Eğer havada hiç bulut yoksa “going to” yapısı tercih edilebilir.)