Parazitlerin Zararları

Giriş

Birlikte yaşayan iki canlının ilişkisini parazitizm olarak tanımlamanın ön koşulu bu ilişkiden faydalanan tarafın diğer tarafa verdiği zarardır. Parazite bağlı faktörlerde parazit sayısı dışında, parazit türü, morfolojik ve fizyolojik özellikler, yaşam siklusları, enfeksiyon gücü (virulans) etkili olurken konağın türü, yaşı, ırkı, enfeksiyonla daha önce karşılaşma durumu, hazır bulunuşluk (bakım, besleme koşulları), gibi özellikler konağa bağlı faktörler olarak belirleyicidir. Bütün bu faktörler arasındaki karmaşık ilişki parazitin konağa verebileceği zararı belirler.

Patojen ve Patojenite Tanımı

“Patojen” ifadesi parazitoloji alanında; uygun koşullarda hastalık yapma potansiyeli olan parazitleri ifade eder. Bu parazitlerin bulundukları doku ve organlarda yaptığı bozukluklara genel olarak patojenite denir.

Patojeniteyi Belirleyen Faktörler

Parazite Bağlı Faktörler

Parazitin Türü

Her parazit bulunduğu konaklarda kendilerine has morfolojileri ve fizyolojileri ile türüne bağlı olarak değişen yerleşim yeri, beslenme şekli, üreme şekli gibi özellikler gösterirler. Bütün bu farklılıklar da parazite bağlı zararların şeklini ve şiddetini değiştirir.

Parazitin Miktarı

Bir parazitin konağa giren ya da alınan enfektif dönem sayısı ne kadar fazlaysa zararlı etkileri de o kadar artacaktır.

Parazitlerin Morfolojik ve Fizyolojik Özellikleri

Parazitlerin morfolojilerini oluşturan anatomik yapıları, büyüklükleri, beslenme şekilleri, metabolik çıktıları, dokularda ilerleme ve yerleşmelerini sağlayan enzimleri gibi pek çok özellik onların verecekleri zararları direkt ya da dolaylı olarak etkileyecektir.

Parazitlerin Biyolojik Özellikleri

Parazitlerin biyolojileri gereği konaktaki son yerleşim yerlerine ulaşma biçimi de patojenite de etkilidir.

Parazitlerin Virulensi

Parazitlerin virulensi, hastalık oluşturma yeteneğinin derecesini belirten bir kavramdır.

Konağa Bağlı Faktörler

Konağın Genel Durumu

Sadece paraziter değil tüm enfeksiyoz hastalıklarda bakım ve beslenme koşullarının iyi olması konağın genel durumunu, dolayısıyla savunma sistemini de olumlu etkiler.

Parazitin Bulunduğu Organ veya Doku Çeşidi

Parazitin konakta hangi organ ya da dokuda yaşadığı, yapacağı zararları belirleyen en önemli faktördür.

Konağın Parazite Karşı Duyarlılığı

Aynı parazit için farklı konaklarda ya da aynı konağın farklı ırkları, farklı yaşlarında duyarlılığın değiştiği izlenebilir

Parazitlerin Soyucu ve Sömürücü Etkileri

Parazitler yaşamlarını sürdürmek, soylarını devam ettirmek için bulundukları konağı kaynak olarak kullanırlar. Bu doğrultuda konağın aldığı sindirimi tamamlanmış ya da devam eden besinlere ortak olma, konağın hücrelerini, dokularını tüketme gibi “soyucu ve sömürücü etki” olarak tanımlanan zararı direkt olarak gerçekleştirebilirler.

Parazitlerin Toksik Etkileri

Parazitlerin çeşitli salgıları veya metabolizma artıkları konaklar için toksik etkili olabilmektedir. Bu toksinler bölgesel maruziyetlerde lokal, kan ya da lenfe ulaştığı durumlarda vücuda yayılarak genel bozukluklara neden olabilmektedir.

Parazitlerin Mekanik Etkileri

Parazitler büyüklüklerine göre konak dokularında ya da organlarında mekanik etkilere neden olabilmektedir. Bu etki türe bağlı olarak parazitlerin erişkin ya da larva dönemlerinde olabilir.

Parazitlerin Dokulara ve Bağışıklık Sistemine Etkileri

Doku Bozukluklarına ve Reaksiyonlara Yol Açma

Dokularda bulunan parazitler dokuların yapısında çeşitli değişikliklerin ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Bu değişiklikler ise parazitlere karşı yangı, metaplazi, hiperplazi, neoplazi şeklinde tepkilere neden olabilmektedir.

Bağışıklık Sistemine Etkileri

Parazit antijenlerine karşı konak bağışıklık sisteminin IgE ve IgG salgılamasıyla dolaşım sisteminde meydana gelen bir dizi olaylar (immunolojide aşırı duyarlılık veya anafilaksi adı verilir) ani gelişerek ölümcül olabilir.

Parazitlerin Travmatik Etkileri

Kan emerek beslenen parazitler ısırdıkları bölgelerde yaralanmalara neden olurlar. Buralarda doku bütünlüğü bozulur.

Hastalık Nakletmeleri

Parazitlerin bir kısmı bakteriyel, viral veya paraziter diğer hastalık etkenlerinin nakledilmesinde rol oynarlar.