Serolojik ve Moleküler Tanı Yöntemleri

Dünyada son yıllarda biyoteknoloji alanındaki büyük gelişmeler ile birlikte hastalıklar etkenlerinin tanısında yeni yöntemlerin kullanılmasına yönelik ilgi ve yatırımlar artmıştır. Artan yatırım olanakları ile geniş alanda kullanılabilen, maliyeti düşük, standartı yüksek ileri teknolojik tanı yöntemleri gelişmiştir.

Genel bir tabirle serolojik ve moleküler teşhis yöntemleri olarak bahsedebileceğimiz bu yöntemlerin neler oldukları, yapılış prensipleri, avantajları-dezavantajları ve veteriner parazitolojide kullanım alanlarından bahsedilecektir.

Serolojik Tanı Yöntemleri

Genel olarak antijen-antikor birleşme prensibine dayanan, immünolojik temelli yöntemlerdir. Her antijenik yapı için kendine özgü bir antikor vardır ve antijen yalnız o antikor ile birleşir. Antijen-antikor kompleksi denen ve kendine özgü olan bu yapı sayesinde serolojik testler geliştirilmiştir.

Aglutinasyon Temeline Dayanan Yöntemler

Aglütinasyon, kan hücrelerinin bir araya toplanarak kümeler halinde çökmesi durumudur. Aglütinasyon testleri ile hasta hayvanda antikor tespiti, şüpheli materyalde antijen tespiti yapılabilir.

IHAT: Bu teknik ile bir hayvandan alınan kan serumunda, araştırılan bir paraziter hastalığı karşı antikor gelişip gelişmediği araştırılır.

Prespittasyon Temeline Dayanan Yöntemler

Sıvı ortamda eritilmiş olarak bulunan antijenler ile antikorların bir araya getirilmeleri sonucu önce bulanıklık oluşan çökme prensibine dayalı bir yöntemdir

Kompleman Birleştirme Temeline Dayanan Yöntemler

Kompleman antijen-antikor kompleksine tutunma özelliği olan yapılardır.

Şüpheli serumda, araştırılan parazite özgü antikor varlığının ve miktarının belirlenmesi amacıyla Kompleman Fiksasyon Testi (KFT) geliştirilmiştir.

İşaretli Katı Faz Yöntemleri

Bilinen antijen ya da antikorun katı ortamda hareketsiz olarak sabitlenmesi, üzerine şüpheli serum örneği eklenmesi prensibine dayanır. Yöntemde kullanılan konjugatın işaretlendiği maddeye göre farklı teknikler geliştirilmiştir. Enzim ile işaretlendiyse ELISA, floresanlı boya kullanıldıysa IFA (Immunofluoresence Assay),

ELISA : Günümüzde en çok kullanılan serolojik yöntemdir. Prensibi şu şekildedir; şüpheli antijen bizim aradığımız parazite ait ise antikor ile birleşir, eklenen konjugat da antijen-antikor kompleksine bağlanır. En son ilave edilen substrat, konjugat üzerindeki enzim ile tepkimeye girerek renk değişikliğine sebep olur. ELISA’nın bazı yeni tipleri geliştirilmiş, bunlardan dot-ELISA ve FAST-ELISA olarak bilinen teknikler veteriner parazitolojide kullanılmaktadır.

IFAT: Floresan boya ile boyanmış antijen ve antikor kullanılır. Preparat üzerinde floresan boyalı kompleks yapışık kalır. Floresan mikroskop altında incelendiğinde preparat üzerinde yeşil parıldamalar görülür.

Moleküler Tanı Yöntemleri

Parazite özel DNA ve RNA bölgelerinin tespiti prensibine dayalı yöntemlerdir. Serolojik yöntemlere kıyasla daha çok tercih edilmeye başlanan tekniklerdir.

Konvansiyonel-PZR: Parazite ait belirli bir DNA bölgesinin, özel bir ortamda, spesifik primerler kullanılarak çoğaltılması prensibine dayalı bir tekniktir. Metodu uygulamak için özel bir ısıtıcı tank (thermal cycler) kullanılır. Denatürasyon, annealing ve elongasyon olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır.

PZR temelinde birçok moleküler tanı yöntemi geliştirilmiştir. Multipleks PZR, In situ PZR, Nested PZR, RAPD-PZR, Touchdown PZR, PZR-RLB, qPZR, PZR-RFLP veteriner parazitoloji alanında kullanılan moleküler yöntemlerden bazılarıdır.