Hayvanlarda Derinin Muayenesi

Vücudun dış yüzeyini kaplayan en geniş organ olan deri hayvan ve çevre arasında fizyolojik bir bariyer oluşturur. Deri hastalıkları kedi ve köpeklerde yaygın olup bütün hayvan türlerinde karşılaşılan bir problemdir. Derinin muayenesinde anamnez, inspeksiyon, palpasyon, koklama ve diyagnostik metotlar gibi muayene yöntemleri kullanılmaktadır.

Derinin Yapı ve Fonksiyonu

Deri; epidermis, dermis ve subkutis (hipodermis) olmak üzere üç tabakadan oluşur. Derinin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyal koruyucu bariyerleri vardır. Kıl örtüsü hayvan derisinin patojenlerle temasını önleyerek fiziksel ve kimyasal zararların deriye etkisini en aza indirger. Normal olarak deride bakteri, maya ve mantarlar bulunur. Bunlara derinin mikroflorası denilmektedir. Normal deri mikroflorası derinin mikrobiyal savunmasında görev almaktadır. Yağ bezlerince üretilen yağlı sekresyon (sebum) deriye esneklik sağlar ve deriyi yumuşak tutar.

Deri Lezyonları

Deri lezyonları simetrik, asimetrik, lokalize, generalize ya da bölgesel olabilir. Deri hastalıklarının seyri sırasında primer ve sekonder deri lezyonları gelişir.

Primer Deri Lezyonları

Makula: Derinin kılsız bölgelerinde ve mukozalarda kalınlık artışı olmaksızın meydana gelen renk değişiklikleridir.

Papül: Deri yüzeyinde toplu iğne başı büyüklüğünde, sınırları kesin olarak belli, 1 cm’ye kadar olan sert şişkinliklerdir.

Vezikül: Derinin yüzlek katmanında ve mukoza epitel tabakasında çapı 1 cm’den küçük, içleri seröz sıvı/lenf sıvısı ile dolu sıvı toplanmalarıdır.

Kabarcık: Epidermis hücreleri arasında ödem oluşumu olup renksiz veya kırmızı renkteki şişkinliklerdir.

Sekonder Deri Lezyonları

Kepeklenme: Deri epitelinin dökülerek kıllar üzerine yapışıp kalmasıyla ortaya çıkan deri lezyonudur.

Kabuk oluşumu: Kepeklerin deri sızıntısı ile ıslanıp kuruması sonucu oluşur.

Erozyon: Deride bazal membrana kadar olan hücresel kayıpların şekillendiği deri lezyonudur.

Sıyrık: Derinin derin katmanlarına kadar ilerlemiş olan erozyonlara denir.

Ulcus: Subkutis katmanına kadar ilerlemiş sıyrık formudur.

Sikatriks: Yara izi

Nekroz: Deri dokusunun ölmesi sonucu etkilenen derinin bozuk renkli, soğuk ve buruşuk, nemli veya kuru olabileceği deri lezyonudur

Deride Renk Değişimleri

Hayvanlarda deri pigmentli ve kıllarla kaplı olduğundan dolayı deri rengini saptamak zordur. Derideki renk değişimleri genel ve lokal özellikte olabilir. Hiperemi, ikterus, siyanoz, albinismus ve vitiligo derideki renk değişimleridir.

Hiperemi: Deride kızarıklık şeklinde olan renk değişimleridir.

İkterus: Safra boya maddelerinin deriyi sarıya boyaması sonrasında ortaya çıkan bir renk değişimidir.

Siyanoz: Deri ve mukozaların mavimsi veya mor renk alması durumudur.

Albinismus: Aşırı beyazlık olgusudur.

Pruritus

Kaşıntı anlamına gelmektedir. Deri hastalıklarında (ektoparazitler, alerjiler, sistemik hastalıklar…) yaygın bir klinik bulgu olarak ortaya çıkmaktadır. Kaşıntının oluşması periferal ve santral olarak şekillenmektedir. Periferal kaşıntılar ağrısız kaşıntılar olup çoğunlukla dış parazitlerin etkileri sonucu oluşmaktadır. Santral kaşıntılar da ise kaşıntının yanında asıl hastalığa ait belirtiler görülmektedir.

Deride Şişkinlikler

Deride ödem, apse, hematom, amfizem ve tümör olmak üzere çeşitli şişkinlikler gözlenebilir.

Ödem: Kanın sıvı kısmının damar dışına çıkarak deri altı dokular arasında birikmesiyle oluşan şişkinliklerdir. Yangı etkenlerinin rol oynadığı ödemler yangısal ödemler olup şişkinlik, ağrı, sıcaklık ve kızarıklık vardır. Yangı etkenlerinin rol oynamadığı ödemler yangısal olmayan ödemlerdir. Durgunluk, hidremik ve alerjik olmak üzere 3 sınıfta incelenir.

Apse: Deri altı ya da kas doku aralıklarına irin birikmesi sonucu oluşan şişkinliklerdir. Akut ve kronik olmak üzere 2’ye ayrılır.

Hematom: Yırtılan kan damarından sızan kanın deri altı ya da dokular arasına birikmesiyle oluşan çeşitli büyüklükte olabilen şişkinliklerdir.

Amfizem: Deri altına veya dokular arasına hava/gaz toplanması ile oluşan şişkinliklerdir. Palpasyonda krepitasyon hissedilir. Aspirasyon ve otokton olmak üzere 2 şekilde ortaya çıkar.

Tümör: Deri üzerinde anormal doku artışı ile kendini gösteren iyi ya da kötü huylu olabilen ağrısız ve sert şişkinliklerdir.

Dermatolojik Hastalıklarda Tanı Yöntemleri

Anamnez, klinik muayene ve diyagnostik metotlar kullanılır.

Anamnez: Anamnez ile hasta sahibinin şikayetleri dinlenir ve hayvanın yaşı, cinsiyeti, ırkı, rengi, beslenmesi, bulunduğu ortamı, daha önce başka bir deri hastalığı geçirip geçirmediği ve kullanılan ilaçlar ve sonuçları ile ilgili detaylı bir sorgulama yapılır.

Klinik Muayene: İnspeksiyon, palpasyon ve koklama muayene yöntemleri kullanılır. Kötü beslenme, zayıflık ve birçok enfeksiyöz hastalık sonucu ise hayvanların kıl örtüsü kuru, kırılgan ve mat bir görünüm alır. Demodeks uyuzunda deriden kötü bir koku yayılır.

Diyagnostik Metotlar: Deri kazıntısının mikroskobik muayenesi, seloband yöntemi, kıl ve deri kombinasyonu, kıl ve deri vakumu, Wood lamba muayenesi, mantar kültürü, ban -ban yöntemi, aspirasyon sitolojisi, deri biyopsisi ve alerji testi gibi birçok metot kullanılır.