Pestisitler
1- Pestisitlerin Kavramı ve Tarihçesi
Tarım ürünlerini ve gıda maddelerinin üretimi, tüketimi ve depolanmaları sırasında besin değerini bozan, zarar veren ot ya da bitki hastalıklarının haşereleri ile mikroorganizmalarını yok etmek için kullanılan kimyasal maddelere pestisit denir.
Eski tarihlerde ilk kullanılan madde kükürttür ve küfe karşı kullanılmıştır.
2- Pestisitlerin Sınıflandırılması
Etkiledikleri canlı türlerine ve kullanım alanlarına göre:
- İnsektisit: Böcekleri yok eden
- Rodendisit: Kemirgenleri yok eden
- Fungusit: Mantarları yok eden
- Bakterisit: Bakterileri yok eden
- Mitisit: Keneleri yok eden
- Larvasit: Larvaları yok eden
- Nematosit: Solucanları yok eden
- Akarisit: Örümcekleri yok eden
Kimyasal Yapılara Göre:
Organik klorlu bileşenler: Yapılarında, karbon, hidrojen ve klor atomları bulunması sebebiyle organik klorlu pestisitlerde sınıflandırılmışlardır.
Organik fosforlu bileşenler: Bu grup pestisitlerin yapısında fosforik asit türevleri mevcuttur.
Karbamatlı bileşenler: Karbamik asit ester türevlerindendir,
Piretroit bileşenleri doğal olarak chrysanthemum çiçeklerinden elde edilir.
Toksik Etkisine Göre:
Protoplazma zehirleri, sinir sistemi zehirleri, solunum zehirleri ve antikoagulantlar olarak sınıflandırılmıştır.
3- Pestisitlerin Vücuda Giriş Yolları
a. Protoplazma zehirleri: Hücre bütünlüğünü bozan zehirler.
b. Sinir sistemi zehirleri: Merkezî veya periferik sinirlere etki eden zehirler.
c. Solunum zehirleri: Akciğerlere etki eden zehirler.
d. Antikuagulantlar: Pıhtılaşma sürecini bozan zehirler.
4- Pestisitlerin Akut ve Kronik Etkileri
Akut: 24 saat içinde ve alerji, dermatit, seroz ve dolaşım sistemi belirtileri ile başlar. Vücudun alınan zehre ilk 24 saat içinde verdiği hızlı tepkiye denir. Zehirlenme belirtileri lokal ya da sistemik olarak gelişebilmektedir. Fakat genellikle ilk bulgular iritasyon gelişimi (alerji ve deride hassasiyet artışı), dermatitle (deri iltihabı) başlamaktadır. Devamında müdahalenin gecikmesi sonucu karaciğer sirozu, kalp damar rahatsızlıkları ve ölüm görülebilmektedir.
Kronik: Uzun süre pestisit maruziyeti sonucu gelişmektedir. Örneğin ilaçlama firmalarında çalışan işçilerde, tarım işçilerinde ve fabrika çalışanlarında görülmektedir. Kanser, doğum defektleri veya düşükler, kronik nörolojik bulgular, üreme ve fertilite üzerinde istenmeyen etkiler gelişebilmektedir.
Pestisit Formülasyonları
Pestisitler ticari olarak farklı maddelerle karışım hâlinde satışa sunulmaktadır. Bunun nedeni saf hâlde yüksek derecede toksik olmaları ve/veya çevre şartlarına dayanıksız olup bozulabilmeleri ile ilişkilidir.
1-Etkin madde: Saf pestisit etkisini gösteren ana maddedir. Kullanılacak yere ve uygulama yöntemine göre farklı dozlarda ambalajlanabilir.
2-Dolgu maddesi: Pestisit maddesinin taşınmasını sağlayan ve ana maddeyi içinde tutan kısma denir. Herhangi bir kimyasal bileşikle tepkimeye girmeyen etkisiz kısımdır.
3-Diğer maddeler: Pestisit formülasyonunun etkinliğinin ve dayanıklılığının artırılması amacıyla ilave edilmektedir.
İdeal Bir Pestisitin Özellikleri:
1. Spesifik olarak kullanılan canlıya özel olmalıdır.
2. İnsan sağlığına zararlı olmamalıdır.
3. Fiyatı düşük ve maliyeti az olmalıdır.
4. Kullanıcı dostu olmalı ve kolay uygulanabilmelidir.
5. Kalıntı bırakmadan basit uygulamalarla toksik olmayan maddelere çevrilebilmelidir.
6. Yanıcı, yakıcı ve delici olmamalıdır.
5- Pestisitlerden Korunma
Koruyucu giysiler, el koruyucuları, baş koruyucuları, göz ve ayak koruyucu ekipmanlar ve giysiler kullanılmalıdır.
Pestisitlerin İnsan Vücuduna Giriş Yolları
Yenerek ağız yoluyla alımı: Bu şekilde giriş genellikle bilinçsiz olarak gerçekleşir. Pestisitler; kaza, dikkatsizlik, kirlenmiş ortamda yeme ve su içme sonucu vücuda girebilir.
Hava vasıtasıyla solunum yoluyla alımı: Solunum yoluyla bulaşma genellikle ilaçlama esnasında partikül hâline gelen zehirden kaynaklanır.
Pestisitlerin Çevre ve Ülkemizde Etkileri
Pestisitlerin bilinçsiz şekilde tarımsal, orman veya bahçelere uygulanması durumunda havaya, suya ve toprağa bulaşmakta, oradan da bu ortamlarda yaşayan diğer canlılara geçmektedir. Bir pestisitin çevredeki durumu ve davranışı onun fizikokimyasal özellikleri, formülasyon tipi, iklim ve tarımsal koşullar gibi faktörleri etkilemektedir.