Vergi Yargısı I
Vergi yargılama hukuku; vergi kanunlarının uygulanması neticesinde vergi idaresi ile vergi yükümlüsü ve/veya sorumlusu arasında ortaya çıkan ve hata düzeltme, uzlaşma, pişmanlık gibi süreçlerle çözülemeyen sorunların, taraflarca uyuşmazlık hâline getirilip yargı organlarına intikal ettirilmesi hâlinde, bu yargı organlarınca kesin olarak çözümlenmesine, vergi adaletinin sağlanmasına yönelik vergi hukuku dalıdır.
Vergi Yargısına İlişkin Yasal Mevzuat
Türkiye’de vergi yargısı temelde İdari Yargılama Usulü Kanunu, Danıştay Kanunu ve Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Bunlara ek, yargılama esnasında başvurulan diğer mevzuat VUK, AATUHK ve HUMK’dur.
Vergi Yargısı Organları
Vergi yargısında görevli olan yargı kuruluşları vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri (BİM’ler) ve Danıştay'dır.
Vergi Mahkemeleri
Vergi mahkemeleri, vergi uyuşmazlıklarında ilk derece mahkemesi olarak görev yapan yargı organlarıdır.
Uyuşmazlık miktarı 25.000 (2019 yılı itibarıyla 44.000) TL’yi aşmayan tarhlara karşı açılan davalar tek hâkimli vergi mahkemesinde görülür. Bunlar dışında kalan vergi davalarına ise kurul hâlindeki bakar.
Tek hâkimle bakılan ve konusu kanunda zikredilen 5.000 (2019 yılı itibarıyla 6.000) TL’ye kadarlık vergi davaları hakkında verilen kararlar kesin olup, bu karar hakkında herhangi bir üst kanun yoluna gidilemez.
Bölge İdare Mahkemeleri
5.000 TL’yi aşan vergi davalarında vergi mahkemelerinin kararlarına yönelik istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak ve yargı çevresindeki vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümlemek üzere kurulan BİM’ler genel görevli bağımsız mahkemelerdir.
Vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki BİM’e, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
BİM’in, konusu 100.000 (2019 yılı itibarıyla 144.000) TL’ye kadar olan vergi davalarına ilişkin kararları kesin olup, bunlarla ilgili olarak temyiz yoluna gidilemez. Bu tutarı aşması hâlinde BİM’de gidilen istinaf yolundan sonra, devamında istinaf kararına karşı Danıştay’a temyiz yoluna gidilebilir.
Danıştay
Vergi yargısında temyiz merci olan Danıştay, Anayasa ile görevlendirilmiş bir yüksek mahkeme, danışma ve inceleme organıdır.
Danıştay’da vergi uyuşmazlıklarının çözümü ve vergi hukukun geliştirilmesi açısından; Danıştay Vergi Dava Daireleri, Vergi Dava Daireleri Kurulu ve İçtihatları Birleştirme Kurulu önemli role sahiptir. Danıştay, idari ve yargısal görevlerini bünyesindeki daireler aracılığıyla yerine getirir. Danıştay’ın Üçüncü, Dördüncü, Yedinci ve Dokuzuncu Daireleri vergi uyuşmazlıklarını çözmekle görevlendirilmiş vergi dava daireleridir.
Vergi Davası
Vergi Davasının Kapsamı
Vergi davasının kapsamına; genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ait vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunlara ilişkin zam ve cezalarla tarife uyuşmazlıkları ve ilgili diğer işler girer.
Vergi Davasının Niteliği
Doktrinde vergi davasının niteliğinin iptal davası, tam yargı davası veya her iki kategorinin de dışında özel bir dava türü olduğu yönünde değişik görüşler vardır.
Vergi Davasının Konusu
Vergi davasında konu; bir işlemin iptali, bir tarhiyatın terkini, tahsil edilmiş bir verginin iadesi, bir haciz, ihtiyati haciz veya ihtiyati tahakkuk işleminin kaldırılması olabilir.
Vergi Davasında Görev ve Yetki
1. Görev: Vergi mahkemeleri genel görevli mahkemelerdir. Danıştay’ın görev alanına girmeyen bütün vergi uyuşmazlıkları, vergi mahkemelerinin görev alanına girmektedir.
2. Yetki: Yetki kavramı, bir vergi davasının görevli yargı organlarından hangisinde, daha doğrusu neredeki vergi mahkemesinde açılacağı konusuna ilişkindir.
Vergi Davasının Tarafları
1. Davacı: VUK’a göre; yükümlüler ve kendisine vergi cezası kesilenler davacı olabileceği gibi, vergi daireleri de takdir ve tadilat komisyonlarının belirlediği matrahlara karşı dava açabilecektir.
2. Davalı: Vergi davalarında davalı, davaya konu olan işlemi yapan ya da kararı alan idari kuruluştur. Vergi davalarında davalı olarak her zaman idare gösterilir.
Dava Açma Süresi
İYUK’a göre, vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gündür. Bu süre kural olarak tebliği izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Dava açma süreleri hak düşürücü niteliktedir.
Davanın Açılması
1. Dava dilekçesi: Vergi davası yazılı şekle tabidir. Dava açabilmek için vergi mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı bir dilekçe ile mahkemeye başvurulur.
2. Dilekçenin verilebileceği yerler: Dava dilekçesi, savunmalar ve davalara ilişkin her türlü belgeler kural olarak davanın ait olduğu vergi mahkemesi başkanlığına ve Danıştaya verilir.
3. Davanın açıldığı an: Vergi mahkemesi başkanlıklarına, Danıştay’a veya bunlara gönderilmek üzere kanunda öngörülen diğer mercilere verilen dava dilekçelerinin harcı ve posta ücreti alındıktan sonra kaydı yapılır. Vergi davası, kaydın yapıldığı anda açılmış sayılır.
4, Dava açmanın etkileri: Vergi davası açılmasının en önemli sonucu; verginin tahakkukunun yargı kararına göre davanın sonuna ertelenmesidir. Bu durumda tahsil işlemleri de durur. Açılmış olan vergi davalarında ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmasına gerek yoktur. Zira dava açılması ile dava konu olan vergilendirme işleminin de yürütmesi durur.
Vergi mahkemesine açılan davalardan farklı olarak, temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması hâlinde yürütüme kendiliğinden durmaz. Bunun için ilgili tarafından ayrıca yürütümenin durudurulması talebinde bulunulması gerekir.