Erken Çocukluk Döneminde Üstün Zekâlı ve Yetenekli Çocuklar İçin Öğretimsel Uygulamalar
Bireysel girişimlerin, teknolojinin ve yaratıcı ürünlerin değer kazandığı günümüzde, üstün zekâlı ve yetenekli bireylere verilen değer ve yapılan yatırım da her geçen gün artmaktadır. Teknolojiyi tüketen toplumlar gelişmeleri dışardan izlerken teknolojiyi üreten insanlarında toplumsal yaşama ve dünyaya yön verdiği bir çağda yaşıyoruz. Üstün zekâlı ve yetenekli bireylerin teknolojiyi ürettikleri, liderlik ettikleri ya da takım çalışmalarına önemli katkıda bulundukları ifade edilebilir. Üstün zekâlı ve yetenekli bireylerin kendi yeteneklerine uygun eğitim almaları ve sahip oldukları potansiyelin geliştirilebilmesi için erken dönemde tanılanmaları ve yeteneklerine uygun bir eğitim sürecine adapte edilmeleri gerekir. Ülkemizde erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocukların eğitimine yönelik tanılama, program oluşturma, öğretimi farklılaştırma, zenginleştirme ve değerlendirme çalışmalarının yeterli olmadığını söyleyebiliriz. Erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocuklara yönelik öğretimsel uygulamalar yapmadan önce bu çocukların sahip oldukları gelişim özellikleri ve farklılıklar hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Bu dönemde üstün zekâlı ve yetenekli çocuklar özellikle bilişsel, dil ve sosyal duygusal gelişim anlamında tipik gelişim gösteren akranlarından önemli farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar çocuklar doğal ortamından ve akranlarından koparılmadan uygun şekilde desteklenmelidir. Erken çocukluk dönemi eğitimi programında özel gereksinimli çocukların eğitimine yönelik bir etkinlik, plan ve program olmadığı için okul öncesi öğretmenleri çoğu zaman kendi akranlarından farklı gelişim özellikleri gösteren üstün zekâlı ve yetenekli çocukların eğitim ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bu durum üstün zekâlı ve yetenekli çocukların sınıf ortamına uyum sağlayamamasına, akran ilişkilerinde sorun yaşamasına ve hatta bazı durumlarda sınıftan izole edilmelerine dahi yol açabilmektedir. Bu duruma engel olmak ve üstün zekâlı ve yetenekli çocukların öğrenme motivasyonlarını yükseltmek için öğretmenler çocukların ilgi ve ihtiyaçlarının farkında olmalıdır.
Okul öncesi öğretmenleri çocuklar için farklı yöntem ve tekniklerle, çocuğun gelişimine uygun etkinlikler tasarlamalı ve çocuklara öğrenme hedeflerine ulaşmaları için yeterince süre tanımalıdır. Bu bölümde özellikle erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal ihtiyaçları, erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocuklara kazandırılacak temel beceriler, erken çocukluk döneminde üstün yeteneklilere yönelik yöntem teknikler ve erken çocuklukta üstün yetenekliler için öğretimsel uygulamalar zerinde durulmuştur.
Üstün yeteneklilerin eğitiminde farklılaştırılmış yöntem ve teknikler öğrenme ve düşünme için fırsatlar sunar.
Esnek ilerleme hızı: Bu uygulama türünde öğretmen, öğrencilerin bazı etkinlikleri daha hızlı tamamlamalarına ve daha zorlu etkinliklere ek zaman ayırmaları için çocukları desteklemelidir. Sorgulama teknikleri: Erken çocukluk döneminde çocukların meraklı olmaları ve sürekli soru sormaları önemli öğrenme fırsatları sunar. Üstün zekâlı ve yetenekli çocuklar için ileri düzey bilgilere dayanan sorular, anlayış sıçramaları gerektirir ve öğrencileri konuyla ilgili daha derin düşünmelere zorlar. Anormallikler ve paradokslar: Erken çocukluk döneminde anormallikler ve paradokslar sunmak, üstün zekâlı öğrencilerin ilgisini çekecektir. Mantık dışı olaylar ve paradokslar, dünyaya farklı bir bakış açısı getirir ve çocukların alışılmış kalıpların dışına çıkmasını sağlar. Kademeli görevler: Erken çocukluk döneminde yapılan etkinliklerde, çeşitli düzeylerde karmaşıklık, derinlik, soyutluk ve destek içeren paralel görevlerdir. Bağımsız projeler: Bağımsız projeler, çocukların ilgilendikleri kavramları veya konuları belirlemeye, bir araştırma planlamaya ve derin öğrenmelere olanak sağlar. Geçici Öğrenme Merkezleri: Öğrenme merkezlerinde farklı ilgi ve ihtiyaca yönelik öğrenme deneyimleri sağlanabilir. Bu merkezlerde çocuklar merak ettikleri konulara yönelik öğrenme sürecini yapılandırır ve birlikte çalışma fırsatı yakalar. Zihin haritalama: Erken çocukluk döneminde çocukların kavramları kişisel yollarla düzenlemelerine yardımcı olan bir görsel not alma yöntemidir. Tüm öğrenciler için uygundur çünkü onların bilgiyi saklamalarına, hatırlamalarına ve geri getirmelerine yardımcı olur. Bakış açısı alma: Bu düşünme stratejisi, çocukların bir fikre, olaya ya da kavrama birden çok açıdan bakmalarını ve yorumlamalarını sağlar. Analojiler: Analojiler çocukların daha karmaşık bir düzeyde bağlantı kurmasını sağlar. Üstün zekâlı ve yetenekli çocukların eğitiminde daha derin düşünmeler ve karmaşık bağlantılar kurma, öğrenmeyi daha anlamlı ve tatmin edici hale getirir. Esnek Gruplama: Grup çalışmaları, erken çocukluk eğitiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Beyin Fırtınası: Erken çocuklukta üstün zekâlı ve yetenekli çocuklarla ne tür projeler yapabilecekleri konusunda beyin fırtınası yapmak, öğretmenlerin kendi başlarına asla düşünemeyecekleri fikirleri de üretebilir. Beyin fırtınası öğretmene, kavramlara, olaylara ve yaşama çocukların hayal gücü ve yaratıcılıklarına dayalı bakış açısıyla bakma fırsatı sağlar. Mentörlük: Mentörlük yoluyla, mentör-öğretmen, bireyselleştirilmiş öğrenme planı adı verilen bir programla okul programından sonra üstün zekâlı kişilerle çalışmaya rehberlik eder.
Erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocuklara yönelik öğretimsel uygulamalar yapmadan önce bu çocukların sahip oldukları gelişim özellikleri ve farklılıklar hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Bu dönemde üstün zekâlı ve yetenekli çocuklar özellikle bilişsel, dil ve sosyal duygusal gelişim anlamında tipik gelişim gösteren akranlarından önemli farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar çocuklar doğal ortamından ve akranlarından koparılmadan uygun şekilde desteklenmelidir. Erken çocukluk dönemi eğitimi programında özel gereksinimli çocukların eğitimine yönelik bir etkinlik, plan ve program olmadığı için okul öncesi öğretmenleri çoğu zaman kendi akranlarından farklı gelişim özellikleri gösteren üstün zekâlı ve yetenekli çocukların eğitim ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bu durum üstün zekâlı ve yetenekli çocukların sınıf ortamına uyum sağlayamamasına, akran ilişkilerinde sorun yaşamasına ve hatta bazı durumlarda sınıftan izole edilmelerine dahi yol açabilmektedir. şmaları için yeterince süre tanımalıdır. Bu bölümde özellikle erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal ihtiyaçları, erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocuklara kazandırılacak temel beceriler, erken çocukluk döneminde üstün yeteneklilere yönelik yöntem teknikler ve erken çocuklukta üstün yetenekliler için öğretimsel uygulamalar üzerinde durulmuştur.
Ayrıca bölüm sonunda erken çocukluk döneminde üstün zekâlı ve yetenekli çocuklarla yapılabilecek etkinlik örnekleri paylaşılmıştır.