Uluslararası Ticaret
Dünya ülkeleri arasında yapılan uluslararası ticaret, iş bölümü ve uzmanlaşma temelinde ihtiyaçları karşılamakta ve ülkelerin refah düzeyindeki artışa katkı sağlamaktadır. Genel olarak uluslararası ticaret; mal, hizmet ve sermayenin belirli bir bedel karşılığında ulusal sınırlar dışındaki tüketici, firma ya da devlete ulaştırılmasını sağlayan alım-satım işlemlerinin tamamı olarak tanımlanmaktadır. Ticaret iki ülke arasında yapılırsa dış ticaret, iki ya da daha fazla ülke arasında yapılırsa uluslararası ticaret adını almaktadır.
MÖ 2000’li yıllardan günümüze kadar geçen sürede ortaya çıkan gelişmeler uluslararası ticaretin kapsam ve içeriğinin çok büyük boyutlara ulaşmasını sağlamıştır. Ticaretin gelişimini etkileyen temel faktörleri aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.
Ortaçağda etkili olan toprağa dayalı feodal sistemin yıkılması, sömürgeciliğe dayalı merkantilist sistemi başlatmıştır. Bu sistemde uluslararası ticaret yapmanın ana amacı, altın ve gümüş birkimini artırmak ve ödemeler bilançosu fazlası vermek için nihai mal ithalatını kısıtlamak ve ihracatı teşvik etmektir.
18. yüzyılın ortalarında merkantilist sistem sona ermiş, yerine fizyokrat sistem gelmiştir. Bu sistemde uluslararası ticaretin sadece ticaretle uğraşanların refahına katkı sağlayacağı ileri sürülmüştür. Sanayi Devrimi’yle ortaya çıkan gelişmelerle temelleri atılan liberal ekonomik sistemde dünya servetinin sabit olmadığı ve bu nedenle uluslararası ticaret yapan ülkelerin karşılıklı ticaretten kazanç sağlayacakları kabul edilmiştir.
II. Dünya Savaşı sonrasında artan serbestleşme (küreselleşme) çabaları uluslararası ticarette de etkili olmuştur. Mal ve hizmet piyasalarının dünya piyasaları ile bütünleştirilmesi şeklindeki ticari küreselleşme ve bilimsel ekonomik verilerin bir araya getirilip depolanmasını ve gerektiğinde kullanılmasını sağlayan bilgi iletişim teknolojileri, tüketici tercihlerinde dönüşüme yol açarak talebin niceliksel yapısını değiştirmiştir. Temel ihtiyaçlar çeşitlenmiş ve talebi karşılayacak mallar kalite yönünden farklılaşarak her biri ayrı bir malmış gibi talep yaratmıştır. Ülkeler arası ticarete ilişkin bağlantılar ile pazarlama ve reklam gibi faaliyetlerin elektronik ortamlar aracılığıyla yapıldığı uluslararası e-ticarette ticaret hacminin artmasına katkı sağlamıştır.
Ülkelerin uluslararası ticaret yapma nedenleri arasında; ülkeler arası eşit olmayan doğal kaynak dağılımı, iş gücü miktar ve kalite farklılıkları, farklı gelişmişlik düzeyinde olma, daha düşük maliyetlerle üretim yapma, kıt kaynak yetersizliğini giderme, fiyat farklılıklarını eşitleme, ekonomik yapıda dönüşüm vb. gibi faktörler yer almaktadır.
İhracat ve ithalat miktarına bağlı bir olgu olan uluslararası ticaretin bileşimi (arz-talep koşulları) fiyatların (dış ticaret hadlerinin) oluşmasını sağlamaktadır. Dış ticaret hadleri, genel olarak ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına oranı şeklinde tanımlanmaktadır. Dış ticaret hadleri, ticaret kazaçlarının/kayıplarının boyutunu göstermektedir.
Uluslararası ticaretin nedenlerini, bileşimini ve dünya fiyatlarının oluşumunu açıklamaya çalışan çok sayıda geleneksel ve modern teorik yaklaşım bulunmaktadır. Geleneksel uluslararası ticaret teorileri; Mutlak Üstünlük ve Karşılaştırmalı Üstünlük teorileri ile Faktör Donatımı Teorisi ve bu teoriden türetilen teoremlerden oluşmaktadır. Konuya ilişkin yeni (modern) teoremlerin başlıcaları ise Nitelikli İşgücü Teoremi, Teknoloji Açığı Teoremi, Ürün Dönemleri Hipotezi, Tercihlerde Benzerlik Hipotezi, Ölçek Ekonomileri Teoremi ve Monopolcü (Eksik) Rekabet Teorisi şeklindedir.
Ülkelerin uluslararası ticareti kısıtlamaya ve/veya artırmaya yönelik olarak aldıkları karar ve tedbirlerle ticarete müdahale etmelerine uluslararası ticaret politikası denilmektedir. Uluslararası serbest ticaretin faydalarını kabul eden ülkeler de bile zaman zaman ticarete yönelik müdahaleler yapılmaktadır.