Bilimsel Araştırmada Veri Toplama

Ödemeler Bilançosu

Yapısal faktörler, ekonominin üretim ve ihracatta rekabet gücünün düşük olması sonucunu yaratmaktadır. Ülkenin kaynaklarını verimli kullanmasını sağlayan etkin bir üretim organizasyonuna sahip olmaması, faktör verimliliğinin düşük olması, teknolojik gerilik, harcama genişletici politika uygulamaları ve ulusal paranın aşırı değerlendirilmesi gibiunsurlar yapısal faktörler arasındadır. Yapısal nedenlerin dışında geçici bazı faktörler de dış açıklara neden olabilir. Bunlar arasında; petrol ve doğal gaz gibi enerji ve ham madde fiyatlarında görülen yükselişler, ülkenin dış ticaret ortaklarında yaşanan ekonomik ve siyasi krizler, doğal afetler ve uygun olmayan hava koşulları nedeniyle üretimde görülen düşüşler ve uluslarararsı sermaye hareketlerinde ortaya çıkan spekülasyon eğilimleri sayılabilir.

Bir ülkede yerleşik sakinlerin yabancı ülke sakinleri belirli bir süre (genellikle bir yıl) içinde yaptıkları ekonomik işlemlerin sistematik bir kaydıdır. Ödemeler bilançosu, bir anlamda ekonominin döviz cinsinden gelirleri ile giderleri ararsındaki farkı, işlemlerin yapılış şekline göre gösterir. Bilanço, ana hesap grupları ve bunların denge durumu, yani alt bilançolar hakkında bilgi verir. İhraç ve ithal edilen mal miktarlarını (dış ticaret dengesi) hizmet ihracat ve ithalatını (hizmetler dengesi) ve faktör gelirleri ve giderlerini (gelirler dengesi), sınırötesi sermaye giriş ve çıkışları (sermaye bilançosu) ve bunları denkleştirmek için kullanılan rezerv işlemleri dengesini gösterir.

Ödemeler bilançosunun durumu ve gelişme seyri, ülkelerrin ekonomik ve mali itibarlarının önemli bir göstergesidir. Dış ödeme açıkları, ilgili ülkenin ulusla parasının değer kaybına yol açar. Bu da birçok majroekonomik hedefi, özellikle fiyatlar genel seviyesini, millî gelir ve istihdam düzeyini etkiler. O nedenle hükümetlerin, dış ticaret ve yatırımlarla ilgilenen banka, işletme ve kişilerin bilançodaki gelişmeleri yakından izlemelerini gerekir.

Ödemeler bilançosu açıkları ifadesi daha çok cari işlem açıklarını tanımlamak için kullanılır. Cari işlem hesabı, ekonominin doğal işleyişi sonucu oluşan döviz gelir ve giderleri dengesini gösterir ve bu nedenle ülke ekonomisinin rekabet düzeyinin bir göstergesi konumundadır. Otonom işlemler olarak da adlandırılan mal ve hizmet ticareti ile faktör gelirlerinin denge durumunu gösteren cari işlem dengesi açık ve fazlalarını, sermaye bilançosundaki açık ve fazlalarla denkleşmemesi durumunda; ülke çizgi altı işlemlere, yani rezerv varlıklarını kullanmaya mecbur kalabilir. Değişken kur sisteminde bilançonun durumuna göre döviz kurlarında meydana gelen değişmeler, dengesizlikleri giderici etki doğurur. Sabir kur ve iyi işlemeyen değişken kur sistemlerinde dış açıkların kapatılması için rezerv varlıkların kullanılması ve dışardan borçlanmaya gidilmesi kaçınılmaz olur.

Ödemeler bilançosu dış açıkları, özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomi yönetiminin mücadele etmesi gereken makroekonomik hedeflerin başında gelir. Açıkların kısa dönemde giderilmesine yönelik politika önlemleri, onları dış borçlanma yoluyla finanse etmek ve döviz kaybettirici işlemleri gümrük tarifeleri, ithalat kotaları ve benzeri dış ticareti kısıtlayıcı önlemlerle baskı altında tutmak şeklindedir. Her iki politika önlemi de, açıklara neden olan yapısal faktörler ortadan kaldırılmadıkça sürüdürülebilir çözümler üretemez.

Ödemeler bilançosu ülkenin dış açık ve fazlaları hakkında bilgi verse de ekonomi ile ilgili birçok konuda birşey söyleyemez. Örneğin ödemeler bilançosu ülkenin birikmiş dış borç ve alacaklarını göstermez. Ayrıca dış ticaretin mal ve ülke dağılımı hakkında da bilgi vermez. Daha da önemlisi dış ticaret engellerinden dolayı, dış açıklar gerçek açıkları temsil etmez.

Türkiye, uzun yıllardan beri kronik dış ticaret açıklar veren bir ülke konumundadır. Türkiye'nin dış açıkları cari işlem hesabının mal ticareti bilançosundan kaynaklanmaktadır. Hizmet bilançosu ise uzun yıllardan beri fazla verse de bu fazlalar mal ticaretindeki açıkları kapatamadığından, sermaye hesabındaki sermaye girişlerini, yani bir anlamda dış dünyadan borçlanmaya ihtiyaç duymaktadır. Rezerv varlıkların da dış denkeşme için kullanıldığı dönemler, daha çok dış açıkların büyüdüğü ve dışardan sermaye girişlerinin azaldığı dönemlere denk düştüğü gözlenmektedir.